28 Şubat'ta Türkiye'de bir zulüm sürecinin başlatıldığını belirten HÜDA PAR Batman İl Başkanı Davut Şahin, devam eden mağduriyetlere bir an önce son verilmesi çağrısında bulunarak 28 Şubatların Türkiye'nin gündeminden çıkması gerektiğini söyledi.

HÜDA PAR Batman İl Başkanı Davut Şahin, Türkiye tarihinin kara lekelerinden biri olan 28 Şubat darbesinin yıl dönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. 28 Şubat'ın devam eden mağduriyetlerine bir an önce son verilmesi çağrısında bulunan Şahin, 28 Şubatların Türkiye'nin gündeminden çıkması gerektiğini söyledi.

28 Şubat'ta Türkiye'de bir zulüm sürecinin başlatıldığını belirten Şahin, "Her bir 28 Şubat döneminde 1997'de Milli Güvenlik Kurulunun Türkiye'de başlattığı bir zulüm dönemi akla gelmektedir. Dolayısıyla yine girdiğimiz bu 28 Şubat tarihinde maalesef aklımıza ilk gelen şey o dönemin uygulamalarıyla halka yapılan zulümler, yaşatılan mağduriyetlerdir. Bu da haliyle esef verici, üzüntü vericidir. O tarihte Milli Güvenlik Kurulunun kendi düşüncelerini halka, siyasete ve ülke insanına dayatma şeklindeki kararlarıyla Türkiye'de bir zulüm süreci başlatıldı." dedi.

"Üzerinde İslami emareleri taşıyan insanlara müdahale edildi"

28 Şubat darbesinden en çok etkilenenlerin İslami kesim olduğunu vurgulayan Şahin, "Siyasilerin, sermaye sahiplerinin, meydanın, yargının, STK'ların, sendikaların eliyle ülke yönetimine bir ayar çekildi. O dönemin hükümeti istifa ettirildi. Özellikle bu süreç İslam'a ve İslami hassasiyeti olan insanlara dönük yapıldı. Türkiye'nin neredeyse bütün kurumlarında İslam'ı yaşayan, İslami emareleri üzerinde taşıyan, o hassasiyete sahip olan insanlara bir bir müdahale edildi; işlerinden edildiler, görevlerinden alındılar. Üniversitelerde o zaman başörtü meselesi gündeme getirildi, ikna odaları şeklinde bu insanlar inançlarından koparılmaya çalışıldı. Buna riayet etmeyenler okullardan uzaklaştırıldı." diye konuştu.

"Dönemin kararlarıyla kimileri hâlâ cezaevlerinde kalmaya devam ediyor"

"İslami hassasiyete sahip subay, astsubaylar görevlerinden uzaklaştırıldılar" diyen Şahin konuşmasına şöyle devam etti:

Ülkenin İslam'ı insanlara anlatsın diye görevlendirdiği imamlar dahi akideleri bozulmuş diye görevlerinden alındılar. İmamların görevi İslam'ı anlatmaktır, fakat buna dahi tahammülleri olmadı. Böylece Türkiye'de yeni bir zulüm dalgası başlatıldı. Binlerce insan fişlendi, binlerce insan mağdur edildi, işlerinden edildiler, yargının aldığı ceza kararlarıyla binlerce insan cezaevlerine konuldu, kimisi çıktı, kimisi hâlâ bu kararlardan dolayı cezaevlerinde kalmaya devam ediyor.

"Mağduriyetler devam etmektedir"

Günümüzde 28 Şubat benzeri uygulamaların halen sürdüğüne işaret eden Şahin, "O dönemin kudretli paşaları bu sürecin bin yıl süreceğini söylediler, bin yıl sürmedi, fakat 22 yıl geçmesine rağmen bazı uygulamaları hâlâ sürmektedir. Mağduriyetler devam etmektedir. O zamanlar suç olarak görülen başörtüsü hâlâ anayasal bir güvence altına alınmış değildir. Yönetmeliklerle de bir kısım rahatlama getirilmişse de fakat hâlâ anayasal bir güvence altına alınmıştır. Bu da günümüz yönetimi için büyük bir eksikliktir. 28 Şubat gibi dönemler ülke insanına gerek ekonomik gerek sosyal gerek içtimai hiçbir anlamda bir fayda sunmamaktadır. Tam aksine ülkeyi kutuplaştırma, ülkeyi çökertme, insanların huzurunu bozmaya dönük uygulamalardır." ifadelerini kullandı.

"Mağdur olan bütün kesimler haklarına kavuşmalı"

28 Şubatların ülke gündeminden çıkarılıp kardeşlik ve huzurun tesis edilmesi gerektiğini söyleyen Şahin, "28 Şubatların Türkiye'nin gündeminden çıkması, tekrarlanmaması lazım. Müslüman olan Türkiye halkının dini hassasiyetine önem verilmesi; örfüne, âdetine, geleneğine değer verilmesi ve belki de bu anlamda önlerinin açılması gerekir ki ülkede kardeşlik, huzur tesis edilsin, ülke maddi, manevi anlamda kalkınsın. Bunu baltalayacak, bunun önüne geçecek 28 Şubat gibi müdahalelerin kesinlikle bir daha Türkiye gündemine gelmemesi gerekir. Bunun için de o dönemin müdahalesiyle mağdur olan bütün kesimlerin haklarına kavuşturulması gerekir ki mağduriyetleri giderilmiş olsun." şeklinde konuştu.

"Baskıcı günler bir daha yaşanmamalı"

28 Şubat mağdurlarına yönelik ciddi bir adım atılmasının elzem olduğunun altını çizen Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O dönem görevlerinden atılan bir sürü imam hâlâ görevlerine dönemediler. Bu büyük bir utanç ve haksızlıktır. O dönemde üniversitelerde başörtüsünü çıkarmadığı için okula gidemeyenler, okuldan atılanlar o haklarına kavuşamadılar. O dönem yargının haksız yere cezaevine attığı birçok insan hâlâ cezaevlerinde kalmaya devam ediyor, aileleri mağdur ediliyor. Bu insanların cezaevlerinde ömrü tüketildi. Bu insanların bir an evvel cezaevinden çıkarılması ve kaybettikleri haklarının geri verilmesi lazım. O dönemde itibarsızlaştırılan bir sürü kesimin iade-i itibarlarının verilmesi lazım ki mağduriyetleri giderilsin. Bir kez daha bizler 28 Şubat post modern darbesini kınıyor ve o baskıcı günlerin bir daha yaşanmamasını diliyoruz." (Mehmet Fatih Akgül-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler