​

​28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi tarafından yapılan açıklamada, Emniyet-JİTEM-Yargı üçgeninde kurulan kumpaslar sonucu cezaevlerine konulan mahkûmların mağduriyetlerinin giderilmesi istendi.

Merkezi Batman'da bulunan 28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi, yazılı bir açıklama yaparak Emniyet-JİTEM-Yargı üçgeninde kurulan kumpaslar sonucu cezaevlerine konulan Yusufi mahkûmların mağduriyetlerinin giderilmesi çağrısında bulundu.

"Ortaya çıkan mağduriyetler, buzdağının sadece görünen bir yüzüdür"

28 Şubat’tan 15 Temmuz darbe girişimine kadarki süreçte Emniyet-JİTEM-Yargı üçgeninde kurulan kumpaslar sonucu demir kapılar, beton yığınları arkasında tutsak edilen Yusufi mahkûmların ve ailelerinin dramının maalesef devam ettiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

15 Temmuz 2016 tarihi bir milattır. Bu girişim sayesinde gerek ülke gerekse de bölge genelinde cereyan etmiş pek çok karanlık ve sinsi planlar, eylemler, özellikle de İslami kesime yönelik kumpas ve hileler Allah’ın (celle celaluhu) yardımıyla gün yüzüne çıkmış ve aydınlanmıştır. Fesat şebekesinin şantaj, hile ve uydurma deliller ile nice insanın özgürlüğünü ve itibarını ellerinden aldıkları gerçeği, her geçen gün daha iyi anlaşılmakta, kumpaslar bir bir ifşa olmaktadır. Ancak ne yazık ki ortaya çıkan mağduriyetler, buzdağının sadece görünen bir yüzüdür. İşte bizler de bu yüzün bir parçasıyız. Bizler 28 Şubat ve FETÖ yargısı mağduru olan ve kimisi neredeyse 27 yıldır zindanlarda dirsek çürüten bu mazlum tutsakların anneleri, babaları, eşleri ve yakınlarıyız.

"Küfür devam eder, zulüm asla devam etmez"

Zulme sessiz kalmak ve imkânı varken zulmü ortadan kaldırmamanın da zulüm olduğu dile getirilen açıklamanın devamında, "Çok değil, daha kısa bir zaman önce binlerce hâkim ve savcının, emniyet ve askeri personelin birer birer adalet önüne çıktığına şahit olduk. Hiçbir zulmün payidar kalmayacağı, hiçbir zalimin cezasız kalmayacağına olan inancımız Peygamberimizin ‘Küfür devam eder, zulüm asla devam etmez.’ şiarıyla adeta perçinlenmiştir. Bu nedenle diyoruz ki; Zulme sessiz kalmak ve imkânı varken zulmü ortadan kaldırmamak ta zulümdür. Hükümet yetkilileri 15 Temmuz’dan sonra her şeyin farklı olacağına dair beyanatlarda bulundular. Bu nedenle mağdur kesimlerin tümünde, bu mağduriyetlerin telafi edileceğine dair bir umut yeşerdi. Ancak maalesef iktidar, mağdur kesimler olarak Ergenekon ve Balyoz gibi davaları gördü, her türlü hak ve hukuku biraz da abartılı olarak onlar için işletti." ifadelerine yer verildi.

"Yargı ve emniyetteki yapılanma bugün deşifre olmuştur"

Emniyet ve yargıdaki yapıların deşifre olduğu kaydedilen açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi: "Bu nedenle bunların geçmişte verdikleri karar hükümsüz olmalıdır. Kaldı ki; bununla ilgili bir çalışma yapılırsa görülecektir ki, şu anda zindanlarda olan pek çok masum insanın kararlarında fesat şebekesine bağlı hâkim-savcı, polis-asker imzası ve mührü vardır. Buradan yetkililere ve sesimizi ulaştırabileceğimiz tüm duyarlı kesimlere, halkımıza seslenmek istiyoruz; idarecilerin, geçmişte türlü türlü zulümlere maruz kalmış ve bugün artık bunun ayyuka çıktığı bir dönemde, mütedeyyin kesimlere yönelik herhangi bir girişimde bulunmuyor olması, görmezden ve duymazdan gelmesi büyük bir gaflettir. İktidarlar gelip geçicidir. Baki olan Allah’tır. İktidarı bu vebalden kurtulmaya davet ediyoruz. Halkımızdan, basın ve medyamızdan, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerden de bu süreçte yanımızda olmalarını, sesimize ses, gücümüze güç katmalarını istirham ediyoruz." (Mehmet Sait Çelik –İLKHA)     

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler