NASA göktaşının düştüğü köyde inceleme yaptı
Bingöl merkeze bağlı Sarıçiçek köyüne düşen göktaşını incelemek üzere Amerika NASA çalışanı Meteor Astronomer Dr. Peter Jenniskens Bingöl’e geldi.
Merkez Sarıçiçek (Hacı Çayır) köyü civarına bir süre önce düşen göktaşını yerinde incelemek üzere NASA'ya (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) bağlı bir birimde çalışan Meteor Astronomer Dr. Peter Jenniskens Bingöl'e geldi. İncelemelere İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Atom ve Molekül Fiziği Anabilim Dalı'ndan Doç. Dr. Ozan Ünsalan ve Bingöl Üniversitesi'nden yetkililer de katıldı.
Araştırma ekibi, arama ve tarama sonucunda bulduğu bazı göktaşlarını laboratuvar ortamında incelemek üzere yanlarına aldı.
"Düşen parçalar birbirinden çok farlı özeliklere sahip"
Olayla ilgili bilgi veren NASA çalışanı Meteor Astronomer Dr. Peter Jenniskens, olay yerinde yaptıkları incelemede 9 adet meteor bulduklarını ifade etti. Dr. Peter Jenniskens, "Daha önce de köylüler tarafından bulunan bazı meteorlar bizlere gönderildi. Biz şu anda patlama olayı olduktan sonra ne kadar taş yeryüzüne indi onu araştırıyoruz. Buraya düşen parçalar birbirinden çok farlı özeliklere sahip. Patlayan göktaşının ağırlığını tam bilmiyoruz, onun araştırmasını yapıyoruz." dedi.
Bu tip bir olayın dünya genelinde 16 kez meydana geldiğini aktaran Dr. Jenniskens, Bingöl'deki olayın ise 17. olduğunu söyledi.
"Sarıçiçek meteoridinden iki şey öğrenebiliyoruz."diyen Dr. Jenniskens, "Birinci olarak; büyük Astereoit'den kopan bu küçük parçalar ve bu örnekler, o Astereoit hakkında bize bilgi verir. Dünyaya nasıl girdi? Nereden ve hangi yörüngeden geldi? Şeklinde bize bilgi verir. Atmosfere nasıl girdi ve nasıl patladı gibi bilgileri öğrenebiliyoruz. 3 yıl önce Rusya'ya düşen göktaşından daha küçük." ifadelerini kullandı.
Dr. Jenniskens, "İkinci olarak öğrenebileceğimiz şey; güneş sisteminin temelleri ve kökenleriyle ilgili çalışmalarda bu olaydan ve örneklerden faydalanabiliriz. Meteoritler, bize gezegenlerin ve güneş sistemindeki bazı yapıların nasıl oluştuğu bilgisini verir. Güneş sisteminde bulunan birçok şey hakkında bilgi edinmemizi sağlıyor." diye konuştu.
Patlama sonucu dünyaya doğru gelen göktaşının zararından korunmak için önceden haber veren bir sistemin olup olmadığı ile ilgili bir soruya Dr. Jenniskens; "Şu anda böyle bir sistem yok, ama bu konuda çalışmalar var ve devam ediyor." şeklinde cevap verdi.
İncelemelere eşlik eden Bingöl Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Doktor İskender Demirkol ise, gerekli incelemelerden sonra bir sonucun ortaya çıkacağını ifade etti.
"Bütün köy bir anda gündüz gibi aydınlandı"
Yaşanan göktaşı hadisesi ile ilgili konuşan köy sakinlerinden Mehmet Nezir Ergün, "Eylül ayının 2'sinde meteor denen göktaşı olayı yaşandı köyümüzde. Bütün köy bir anda gündüz gibi aydınlandı. Biz önce çatışma sandık. Çünkü çatışma sesini andıran sesler duyduk. Daha sonra evlerin çatısına dolu yağıyor gibi sesler geldi. Gece olayın ne olduğunu tam olarak anlamadık. Sabah olup gün ağarınca baktık ki evlerimizin çatılarına ve köyün bazı yerlerine göktaşı parçaları düştüğünü gördük." dedi. (Nihat Kanat- İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Avustralya'nın Aralık 2025'te 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını yasaklayan düzenlemeyi yürürlüğe koymasının ardından benzer adımlar dünya genelinde hız kazandı. Endonezya ve Malezya'nın ardından İngiltere de 2027 yılına kadar çocuklara yönelik sosyal medya yasağını uygulamaya koyacağını açıkladı.
Google'ın arama, YouTube, Gmail ve Android gibi hizmetleri kullanıcı verilerini sürekli kaydediyor. Uzmanlara göre bu veriler reklam ve kişiselleştirme için kullanılırken, bazı ayarları kapatarak takip edilmek önemli ölçüde azaltılabiliyor.
İnsansız hava araçları (İHA), son yıllarda yalnızca askeri operasyonların değil, tarımdan lojistiğe, sinema sektöründen güvenliğe, afet yönetiminden haritalamaya kadar onlarca farklı alanın vazgeçilmez teknolojileri arasına girdi. Dünya genelinde hızla büyüyen drone ekosistemi, beraberinde nitelikli pilot ihtiyacını ve resmi eğitimlere olan talebi de önemli ölçüde artırıyor.
Çinli bilim insanları, yüksek sıcaklıklara dayanabilen seramik tabanlı yeni bir lityum-iyon mikro batarya geliştirdi. Araştırmacılar, yeni teknolojinin mevcut bataryalara kıyasla daha güvenli olduğunu ve zorlu çalışma koşullarında kullanılabileceğini belirtti.