ABD, kendisine yapılan insan hakları eleştirisini dinlememek için BM toplantısını terk etti
ABD ile Avrupa arasındaki giderek derinleşen siyasi çatlak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde diplomatik krize dönüştü. ABD’li diplomatlar, Fransa’nın Trump yönetiminin insan hakları sicilini eleştiren açıklamalarının ardından, Fransız temsilciler konuşurken toplanı salonunu terk etti.
Güvenlik Konseyi’nin Ukrayna gündemli toplantısında yaşanan beklenmedik protesto, ABD’nin BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’ün görev süresinin dört yıl daha uzatılmasına karşı çıkmasının ardından geldi. BM Genel Kurulu cuma günü Türk’ün yeniden atanmasını 144 oyla desteklerken, yalnızca 10 ülke karşı oy kullandı ve 13 ülke çekimser kaldı. ABD, karşı oy veren ülkeler arasında yer aldı.
Fransa’nın BM Cenevre Misyonu, oylamanın ardından sosyal medya hesabından Washington’ın tutumunu sert sözlerle eleştirdi.
Fransız misyonu, ABD’nin geçmişte insan haklarının işaret feneri olduğunu ancak artık bu konumunu kaybettiğini belirterek Washington’ın Kuzey Kore, Nikaragua, Mali ve Rusya ile aynı tarafta yer aldığı mesajını verdi.
Bu açıklama Washington’da büyük tepkiye sebep oldu. ABD’nin BM Büyükelçisi Mike Waltz, Fransa’yı en kötü insan hakları ihlalcilerini kollamakla suçladı ve Türk’ün ABD, İngiltere ve işgalci siyonist rejim gibi sözde demokrasilere yönelik eleştirilerini hedef aldı.
Ancak Türk’ün görevi gereği, BM üyesi ülkelerin insan hakları ihlallerini eleştirmesi zaten görev tanımının merkezinde bulunuyor. BM insan hakları şefi daha önce Rusya-Ukrayna savaşını, işgalci siyonist rejimin Gazze’deki soykırım ve katliamlarını ve ABD’nin göçmenlere yönelik uçuk derecedeki hukuksuzluk, yerinden etme ve cinayetlerini sert biçimde eleştirmişti.
Washington’ın tepkisi, ABD’nin insan hakları konusunda kendisini eleştiriden muaf tutmaya çalıştığı yönündeki suçlamaları da güçlendirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dan Negrea ise Fransa’yı ahlaki öfke gösterisi yapmakla suçladı. Negrea, ABD’nin bugüne kadar Fransa’nın küçümseyici ve saygısız söylemlerine hoşgörü gösterdiğini, ancak bunun artık sona erdiğini söyledi.
Washington’ın bu çıkışı, ABD ile Avrupa arasındaki daha geniş kapsamlı gerilimlerin gölgesinde gerçekleşti.
Trump yönetiminin NATO’ya bağlılığı, Avrupa’daki ABD askerlerinin geleceği ve Danimarka’ya bağlı Grönland üzerindeki ABD talepleri, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasında ciddi soru işaretlerine yol açmış durumda.
Trump’ın İran İslam Cumhuriyetine yönelik hukuksuz saldırıları sırasında Avrupa ülkelerinin ABD’ye yeterli destek vermediği yönündeki şikayetleri de transatlantik ilişkilerdeki gerilimi artırdı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise bu ortamda Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirme ve kıtanın nükleer caydırıcılığını artırma konusunda daha aktif bir rol üstleniyor. Fransa ve İngiltere, Avrupa’nın iki nükleer gücü olarak kıtanın ABD’ye güvenlik bağımlılığının azaltılması tartışmasının merkezinde bulunuyor.
BM’deki gerilim, bu nedenle yalnızca ABD ile Fransa arasındaki diplomatik bir atışma olmaktan çıkıp, Washington ile Avrupa arasındaki güven krizinin yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
ABD’li diplomatların Fransa temsilcileri konuşurken salonu terk etmesi ise Washington’ın eleştiriye verdiği yanıtın niteliğini gözler önüne serdi: ABD, insan hakları siciline ilişkin ağır eleştirileri yanıtlamak yerine, eleştiriyi yönelten müttefikinin konuşmasını dinlememekle söz konusu eleştiri ve suçlamaları örtbas etmeye çalıştı.
Fransa’nın BM Büyükelçisi Jérôme Bonnafont ise ABD’li diplomatların salonu terk etmesine doğrudan değinmedi. Bonnafont, Fransa’nın ABD’nin bağımsızlık mücadelesindeki tarihsel rolünü ve 4 Temmuz’da ABD’nin kuruluşunun 250. yıl dönümü kutlamalarına katılımını hatırlattı.
Bonnafont, BM’nin uluslararası barış ve güvenlik, insan hakları ve kalkınma hedefleri doğrultusunda kurulduğunu belirterek Fransa’nın kurumun bağımsızlığını, BM Şartı’na bağlılığını ve insan hakları ile barış için hareket etme kapasitesini korumaya devam edeceğini söyledi.
Washington’ın tutarsız söylemleri ile BM’deki tavrı arasındaki çelişki ise tartışmanın en dikkat çekici boyutlarından biri oldu. ABD’nin insan hakları alanında kendisine yöneltilen eleştirilere karşı sertleşmesi, Trump yönetiminin Avrupa’daki müttefikleriyle yaşadığı siyasi mesafenin de giderek büyüdüğünü ortaya koydu. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Sudan'ın Darfur bölgesinde çatışmalar devam ederken, sivillere yönelik hak ihlallerini belgeleyen gizli insan hakları ekiplerinin çalışmaları gündeme geldi. Çatışma bölgelerinde faaliyet gösteren ekipler, gelecekte olası yargı süreçlerinde kullanılmak üzere delil topluyor.
Doğu Pasifik’te etkili olan Genevieve Kasırgası, pazartesi akşamı karadan uzakta ilerlerken kısa süreliğine Kategori 5 seviyesine ulaşırken, zayıflayan Fausto Tropikal Fırtınası ise Hawaii’de yüksek dalga ve güçlü akıntılara neden oldu.
ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasında yaklaşık beş aydır devam eden gerilimde kırılgan bir ateşkes süreci yaşanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, iki haftanın ardından saldırıları durdururken, bunun geçici bir karar olduğunu ve diplomatik temasların sonuçsuz kalması halinde saldırıların yeniden başlayabileceğini açıkladı.
Rusya, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin ABD ziyaretinin hemen öncesinde Moskova ve çevresinin yoğun bir insansız hava aracı saldırısına maruz kaldığını açıkladı. Rus yetkililer, gece boyunca yönelen 390'dan fazla İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini bildirdi.