Avde: Yüzyılın anlaşması sadece Filistin'e değil ümmete karşı tehlike barındırıyor

​Filistin Mücahidin Hareketi Siyasi Büro Başkanı Dr. Nail Ebu Avde Yüzyılın Anlaşması planını uygulamaya konulması halinde sadece Filistin' değil ümmeti büyük bir tehlikenin beklediğini vurguladı.

Emperyalist ABD Başkanı Donald Trump'ın, siyonist rejim yararına olan ve Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır'ın da destek verdiği belirtilen "Yüzyılın Anlaşması" planının resmi olmayan maddeleri işgal medyasına yer aldı.

İşgal anlaşması hakkında İLKHA'da değerlendirmelerde bulunan Filistin Mücahidin Hareketi Siyasi Büro Başkanı Dr. Nail Ebu Avde, bu anlaşmada payı olanların Filistin halkının bağrına hançer sapladığını vurguladı.

Anlaşmanın ABD tarafından yürütülen bir proje olduğunu söyleyen Avde, ABD, siyonistler ve bu iki güruhun Filistin halkı üzerindeki komplolarına hizmet eden bazı Arap devletlerinin, bu anlaşmanın yürürlüğe konulması için ellerinden gelen gayret ve çabayı sarf ettiğini belirtti.

"Çok tehlikeli projeler yürütülüyor"

Avde, "Bu gün Filistin halkı olarak Filistin meselesinin tasfiyesi, halkın iradesine kast edilmesi ve bu anlaşmanın yürürlüğe konulması için bir araç olarak kullanılmaya çalışılıyoruz. Ayrıca Filistin’in sabiteleri olan mülteciler, esirler ve Kudüs meselesi tasfiye edilmeye çalışılıyor. Oysaki Filistin halkı hâlâ bu işgale ve tasfiye projelerine karşı nice kurbanlar verdiler, nice fedakârlıklarda bulundular. O yüzden biz Yüzyılın Anlaşmasına sadece Filistin meselesi olarak bakmıyoruz. Bilakis tüm İslam ümmetine karşı daimi tehlikeler barındırdığını, İslam ümmetinin merkezi olan ve küresel mücadelenin ana merkezi olan, Filistin ve Kudüs meselesi olarak kendini gösteren bir yerin hedefte olduğundan bahsediyoruz. Bundan dolayın diyoruz burada çok tehlikeli projeler yürütülüyor. Filistin toprakları üstünde bu işgalcilere bir meşruluk verme çabaları var. Diyoruz ki bu işgalle birlikte yüzyılın anlaşmasını imzalayan ve bunda payı olan her kes Filistin halkının bağrına zehirli bir hançer saplamıştır. Ayrıca eğer bu projeler Filistin halkının bedenleri üzerinde uygulanırsa bu tutum dine, vatana ihanettir. O yüzden diyoruz ki bu tehlike arz eden projeye herkesin tek sesle hayır demesi gerek. Ama maalesef siyonistlerin düşman konumda görülmesi yerinde Arap devletleri onun suretini kalıbına uydurma derdinde." ifadelerine yer verdi.

"Türkiye tüm imkânları ve gücüyle Filistin halkına destek veriyor"

İslam ümmetinden beklenenin, siyonistlere karşı Filistin halkından yana taraf alması ve desteklemesi olduğunu vurgulayan Avde, "Burada bazı İslami ülkeler Filistin halkına destek veriyor. Bu ülkelerin en başında da başkanı, hükümeti ve halkıyla birlikte Türkiye geliyor. Türkiye tüm imkânları ve gücüyle Filistin halkına destek veriyor. Birçok yaralı ve hastamız Türkiye hastanelerinde tedavi görüyor. İran Cumhuriyeti de Filistin halkına işgale karşı silah ve mali destek veriyor. Ayrıca Katar insani ve maddi yardımlarıyla abluka altındaki Gazze şeridinde fakir ve muhtaçlara yardım ederek halkın sıkıntılarını hafifletti. 12 yıldan fazladır Gazze abluka altında inim inim inliyor. Burada gerçekten çok ciddi insani ve ekonomik kriz var. İslami ve Arap ülkelerinden birçoğu Filistin halkından vazgeçti ve normalleşme kapılarını açtı." şeklinde konuştu.

"Diğer Filistin direnişleriyle birlikte ortak bir direniş merkezi oluşturduk"

Gazze’de direniş örgütlerinin tek saf olduğuna dikkat çeken Avde, "Biz Filistin Mücahidin Hareketi olarak Gazze ve Filistin’de başta Hamas olmak üzere, siyonistlere karşı İslami projeyle hareket eden direniş örgütleriyle ve diğer direniş örgütleriyle çok güçlü ilişkilerimiz var. Siyasi, askeri çerçevede direk olmak üzere koordineli bir şekilde Hamas Hareketinde bulunan kardeşlerle ve diğer Filistin direnişiyle birlikte çalışarak ortak bir direniş merkezi oluşturduk. Bu merkez sayesinde işgalcilere karşı güçlü bir mücadele verebiliyoruz. Bu ortak merkez sayesinde sahada gücü elde ederek siyonistlere tüm alanlarda dünyayı dar ettik. O yüzden burada şu an siyasi ve askeri anlamda güçlü bir ittifakın olduğunu söyleyebiliriz. Hamas Hareketi, İslami Cihad Hareketi ve diğer direniş örgütleriyle her alanda koordineli çalışarak bu topraklarda birlik gücünü gösterdik. Ayrıca siyasi ve basın konuşmalarında siyonistlere karşı verdiğimiz mücadelede hep birlikte tek söz söylüyoruz." ifadelerine yer verdi.

Bazı devletlerindin tüm ordularına, silahlarına ve gücüne rağmen siyonistlere yenildiğini ancak Filistin halkının 3'ten fazla savaş verdiğini belirten Avde, tüm ablukalar ve her yönden yapılan baskılara rağmen direnişin sürdüğünü vurguladı.

"Filistin ve Kudüs için verilen mücadele bir gün başarıya ulaşacak"

Avde, "Siyonist akım Gazze Şeridine, kaynakların ulaşmasını ellerinden geldiğince engelleyip tüm muhtemel yolları kapatmaya çalışıyorlar. Tüm bunların yapılmasındaki hedef Gazze’de her şeye rağmen dik duran mukavemet gücüne darbe vurmaktır. Hepiniz basında Gazze halkının vatanları için gerçekleştirdikleri Geri Dönüş Yürüyüşlerinde nasılda kahramanca atıldıklarına şahit oldunuz. Bu yürüyüşlerde Gazze halkına yönelik yapılan ablukanın aşılması hedefi güdülüyor. Filistin direnişinin dirayeti neticesinde diğer devletler siyonistlerden bölgede yeni bir politika yürütmesi talebinde bulundular. Çünkü onların Filistin halkına yaptıkları hiçbir şey karşılıksız kalmadı. Füze saldırısına karşı füze saldırısı düzenlendi. Güç kullanılmasına karşı güç kullanıldı. İnşallah Filistin ve Kudüs için verilen mücadele bir gün başarıya ulaşacak ve siyonist akımı bu topraklardan tamamıyla silip atacağız." dedi.

Filistin Mücahidin Hareketi

2006 yılında Ömer Ebu Şeria tarafından Gazze’de kurulmuştur. Hareketin kurucusu siyonistlerin bombalı saldırısında şehid olmuştur. Hareket, kuruluşunun ardından siyonistlere yüzlerce füze saldırısı düzenlemiştir. Ayrıca siyonistlerle silahlı çatışmalara girerek onlara mağlubiyetler tattırmıştır. (Zeyd Varol-İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler