Brezilya’da Lula ile Bolsonaro ikinci turda başa baş devam ediyor
Brezilya’da devlet başkanlığı seçiminin ikinci turunda Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ile aşırı sağcı Flávio Bolsonaro ile karşı karşıya geliyor.
Anketlerde başa baş görünen yarışta Bolsonaro’nun babası eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’ya af çıkarma vaadi, otoriter yönetim endişeleri ve yolsuzluk soruşturmaları öne çıkıyor.
Brezilya’da seçmenler, aşırı sağcı Senatör Flávio Bolsonaro ile solcu Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva arasında geçecek, sonucu belirsiz ikinci tur oylaması için sandık başına gidiyor.
İlk turda anketleri şaşırtarak en fazla oyu alan Bolsonaro, ikinci tura favori olarak girse de Lula’nın kampanya sürecinde desteğini artırmasıyla iki aday arasındaki yarış başa baş noktaya geldi. İlk turda iki aday arasındaki oy farkının yüzde 2’nin altında kalması, ülkede siyasi kutuplaşmanın ve seçim sonuçlarına ilişkin belirsizliğin boyutunu ortaya koydu.
81 yaşındaki Lula, ikinci tur kampanyasında özellikle seçmen katılımını artırmaya odaklandı. İlk turda rekor seviyeye ulaşan sandığa gitmeme oranının Lula’nın seçmenlerini daha fazla etkilediği belirtilirken, deneyimli siyasetçi Bolsonaro ailesinin yeniden iktidara gelmesinin demokrasi açısından oluşturabileceği risklere de dikkati çekti.
Bolsonaro’nun af vaadi ve otoriter yönetim endişesi
Eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun en büyük oğlu olan 45 yaşındaki Flávio Bolsonaro, 20 yılı aşkın süredir milletvekilliği ve senatörlük yapmasına rağmen yasama alanındaki sınırlı başarılarıyla eleştiriliyor. Buna karşın Bolsonaro, seçim kampanyasında babasına af çıkarma sözü vererek siyasi gündemin merkezine yerleşti.
Jair Bolsonaro, 2022’de Lula karşısında kaybettiği seçimlerin sonucunu değiştirmek amacıyla darbe girişiminde bulunmaktan 27 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve cezasını ev hapsinde çekiyor.
Flávio Bolsonaro’nun seçilmesi halinde babasını affetme vaadi, ülkede hukukun üstünlüğü ve demokratik kurumların geleceğine ilişkin kaygıları artırıyor. Senatörün, gelecek yıl göreve başlayacak daha muhafazakar Kongreyle birlikte Anayasa’yı değiştirme ve ülkeyi yeniden demokratikleştirme sözü vermesi de eleştirilere neden oluyor.
Muhalifleri, bu söylemin Bolsonaro ailesinin geçmişteki otoriter siyaset anlayışını yeniden canlandırabileceği uyarısında bulunuyor.
Seçmenlerden 63 yaşındaki mimar ve yazar Nuno Rau, ülkede iki farklı gelecek tasavvurunun yarıştığını belirterek, Bolsonaro’nun iktidara gelmesinin sosyal haklar ve demokrasi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Rau, Lula’ya yönelik eleştirileri olsa da Bolsonaro’ya oy vermenin mümkün olmadığını ifade etti.
Sert güvenlik politikası ve tartışmalı vaatler
Bolsonaro’nun kampanyasında öne çıkan başlıklardan biri de sert güvenlik politikaları oldu. Senatör, El Salvador’daki popülist ve otoriter yönetim anlayışından esinlenen beş büyük cezaevi inşa etmeyi vaat ediyor.
Bolsonaro’ya destek veren 62 yaşındaki avukat Aparecida Moreira ise tecavüz suçlularına kimyasal hadım uygulanması önerisini desteklediğini belirtti.
Bolsonaro yanlıları, Lula’yı yargı üzerindeki etkisi nedeniyle eleştirirken, Lula’nın atamadığı Yüksek Mahkeme yargıcı Alexandre de Moraes'i de eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro hakkındaki mahkumiyet süreci nedeniyle hedef alıyor.
Soruşturmalar Bolsonaro’nun kampanyasını gölgeledi
İkinci tur öncesinde Bolsonaro’nun anketlerdeki desteğini artırmak yerine yerinde sayması, Lula’nın ise oylarını yükseltmesi dikkat çekti.
Siyasi analistler, bu değişimde seçmenlerin Bolsonaro ailesinin yeniden iktidara gelmesi halinde ortaya çıkabilecek sonuçlara ilişkin kaygılarının etkili olduğunu değerlendiriyor. Flávio Bolsonaro hakkında yolsuzluk ve kara para aklama iddiaları kapsamında iki ayrı federal polis soruşturmasının yürütülmesi de kampanyanın tartışmalı başlıkları arasında yer alıyor. Soruşturmalar, iddiaların kanıtlandığı anlamına gelmiyor.
Lula ise dijital kampanya stratejisini değiştirerek desteğini artırmaya çalıştı. Ülke genelinde öğrencilerin öncülüğünde düzenlenen ve önemli bölümü doğrudan Lula tarafından organize edilmeyen protestoların da Bolsonaro karşıtı hareketliliği artırdığı belirtiliyor.
Siyaset bilimci Helcimara de Souza Telles, ilk turda Lula’nın kampanyasının toplumla yeterince bağ kuramadığını, ikinci turda ise sivil toplum hareketlerinin adayın desteğini artırmada etkili olduğunu söyledi.
Seçim sonucu bölgesel dengeleri de etkileyebilir
Latin Amerika’nın en büyük ülkesi Brezilya’da yaklaşık 159 milyon seçmen bulunuyor. Seçim yarışının dar bir farkla sonuçlanması beklenirken, olası bir Lula zaferinin Bolsonaro cephesinde nasıl karşılanacağı da tartışma konusu.
Bazı analistler, Lula’nın ilk turdaki yenilgisini telafi etmesi halinde Flávio Bolsonaro’nun babasının dört yıl önceki tutumunu izleyerek seçim sonucunu tanımayı reddedebileceği uyarısında bulunuyor. Bolsonaro ailesinin uzun süredir müttefiki olan Trump’ın da olası bir Lula zaferini tanımama ihtimali gündeme getiriliyor.
Telles, Trump yönetiminin Latin Amerika’da ABD çıkarları doğrultusunda daha fazla nüfuz kurmayı hedeflediğini savunarak Brezilya’daki seçimlerin bölgesel siyasi dengeler açısından önem taşıdığını belirtti.
Telles’e göre Bolsonaro’nun kazanması, ABD tarafından desteklenen otoriter bir yönetim modelinin Brezilya’da güç kazanması anlamına gelebilir.
Seçim, bu yönüyle yalnızca iki aday arasındaki iktidar mücadelesi olarak değil, Brezilya’da demokratik kurumların geleceği ve aşırı sağın Latin Amerika’daki etkisi açısından da kritik bir sınav olarak değerlendiriliyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
İran, önümüzdeki üç ay içinde düşmanca yayın yapan medya kuruluşlarının bir listesini yayınlamayı planlıyor.
Küba, ABD yaptırımlarının sıkılaştırılması ve yakıt tedarikine ilişkin kısıtlamalar nedeniyle daha da kötüleşen elektrik üretim açığını hafifletmek için yaz saati uygulamasını 7 Kasım 2027'ye kadar sürdürecek.
Ukrayna'nın farklı bölgelerini hedef alan Rusya'nın hava saldırılarında 3 sivil hayatını kaybetti, 26 kişi yaralandı. Ukrayna ordusu, fırlatılan 153 İHA'dan 119'unun etkisiz hale getirildiğini açıkladı.