Suriye Kürdistan Demokrat Partisi ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi üyesi Avukat Müslüm Muhammed, Suriye’ye uzanan yabancı ellerin ülkedeki devrimi engellediğini söyledi.

Suriye Kürdistan Demokrat Partisi (PDKS) ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) üyesi Avukat Müslüm Muhammed, Suriye’de 2011 yılında başlayan halk ayaklanmasının siyasi değişiklikler talep ettiğini, devrim sürecinin Suriye’ye uzanan yabancı eller yüzünden akamete uğradığını söyledi.

Suriye’de ayaklanmalar başladığında, rejimin kendilerine Kürt bölgelerini teslim etmek istediğini ama kendilerinin bu teklifi kabul etmediğini belirten Muhammed, aynı teklifi PYD’nin ise kabul ettiğini savundu.

PKK’nin elinde tuttuğu bölgelerde kendileri dışındaki tüm siyasi yapılanmaları sindirdiğine dikkat çeken Muhammed, PYD’nin zorunlu askerlik adı altında Kürt gençlerini silahlandırdığını vurguladı.

Yaşanan son gelişmelerle Suriye’de huzursuzluğun devam ettiğine dikkat çeken Muhammed, "Suriye'de bugün durum gerçekten çok karışık; rejim, muhalefet ve oraya gelmiş olan devletler arasında bir karmaşa, karışıklık var. Durum Suriye'de iyi değil. Suriye'de huzur namına bir şey kalmamıştır. Özetle söyleyebiliriz ki Suriye ateş üzerindedir. Rejim genellikle Suriye'nin batısında hakim, muhalifler de kuzeyine hakimdir." dedi.

"Devrimin gerçekleşmesini engellediler"

Suriye’deki ayaklanmanın diktatör rejime başkaldırmak amacıyla başladığını daha sonra yabancı ellerin dahil olmasıyla sürecin değiştiğini hatırlatan Muhammed, "Suriye devrimi 2011 senesinde başladı. Halk ayaklanarak var olan rejimin diktatör bir rejim olduğunu ilan etti. Halk bu rejimde insan haklarının ve adaletin olmadığını ve bu rejimin ortadan kalkmasını yani gitmesini istedi. Halk siyasi değişiklikler talep ediyordu ki ondan dolayı o günden bu yana devrim süreci başladı ve şimdiye kadar devam ediyor. Fakat Suriye'ye uzanan yabancı eller Suriye'de var olan durumun değişmesine sebep oldu ve devrimin gerçekleşmesini engellediler. Bundan dolayı diyebiliriz ki Suriye'de başlayan devrim, başlangıc amacından biraz da olsa saptı. Suriye'de şiddet gruplarının var olması ve dışarıdan Suriye'ye müdahale eden devletler Suriye'deki devrimi çizgisinden saptırdılar." ifadelerini kullandı.

"PYD/YPG tarafından ofislerimiz yakıldı, üyelerimiz öldürüldü"

Suriye’de halk ayaklanması başlar başlamaz Suriye rejiminin kendileri ile irtibata geçtiğini belirten Muhammed, "Devrim başlangıcında rejim bizim ile yani ENK-S ile iletişime geçti ve Kürt bölgelerini bize teslim etmek istediğini belirtti. Fakat biz buna razı olmadık. Çünkü oradaki rejim bir diktatör rejimdi. Biz rejimin bu teklifini kabul etmediğimizden dolayı rejim PYD’yi çağırdı ve Kürt bölgelerini PYD’ye teslim etti. Afrin, Kobani, Kamışlo, Amûdê ve benzeri Kürt bölgeleri rejim tarafından PYD’ye teslim edildi. Bu teslim edilen bölgelerde siyasi açıdan diktatörlük uygulanıyordu. Çünkü onlardan olmayan herhangi bir parti YPG tarafından yasaklanıyordu. Mesele biz ENKS’liyiz, orada PYD/YPG tarafından ENKS’ye ait olan ofislerimiz kapatıldı, bazı ofislerimiz yakıldı, üyelerimiz öldürüldü, üyelerimiz yakalandı, zindanlara atıldılar. Başlangıçtan şimdiye kadar YPG/PYD’nin kontrolünde olan hapishaneler hep üyelerimizle dolduruldu. Hala da devam ediyor. Bu sadece bizim için geçerli değil, orada PYD/YPG’nin fikirlerini kabul etmeyen, onları eleştiren herkes bu tür şeylere maruz kalıyor." dedi.

"PYD’nin kendisine bağlı olmayanlara tahammülü yoktur"

Kürt bölgelerinde muhalefet namına hiçbir şey kalmadığını belirten Muhammed, "Kürt bölgelerinde iki taraf var; birincisi PYD ve ona yakın olan partiler, ikincisi ise PDK-S ve bizim partimiz olan ENKS. Bu iki taraf Kürt bölgelerinde vardır. Fakat yönetimi, iktidarı bu bölgelerde elinde tutan PYD/YPG dir. Her şey onların elindedir. ENKS’ye bağlı olan hiçbir partinin bir toplantı bile yapmasına izin vermiyorlar, engelliyorlar. Bir evde toplanmalarına bile tahammül edemiyorlar ve eve baskın yapıp o toplanan partilileri yakalayıp, hapishanelere atıyorlar. Kürt bölgelerinde var olan siyasi durum özetle bu şekilde, yani iyi değil. Bölgelerde demokrasi namına hiçbir şey yok. Kürt bölgelerinde muhalefet namına hiçbir şey kalmadı, hepsi sindirildi. PYD’nin kendisine bağlı olmayan ve kendisinin belirttiği şekilde hareket etmeyen hiçbir partiye tahammülü yoktur. Atılan her adıma ve yapılan her şeye engel oluyor ve bunları yapanları ortadan kaldırmaya çalışıyor." diye konuştu.

"PYD zorunlu askerlik adı altında Kürt gençlerini silah altına alıyor"

PYD’nin hakim olduğu bölgelerde Kürt halkına baskı yaptığına dikkat çeken Muhammed, "Kürt bölgeleri ilk defa bu şekilde boşaltılıyor. Kürtler kendi yaşadıkları topraklardan Irak Kürdistanı'na, Türkiye’ye ve Avrupa'ya gitmek zorunda  kaldılar. PYD’nin şu anki siyaseti kendisinden başka hiç kimsenin varlığını kabul etmemektedir. PYD’nin siyaseti Kürt bölgelerinde hiç kimsenin kalmamasına ve o bölgelerin boşaltılmasına sebep oldu. PYD kontrolü altında tuttuğu Kürt bölgelerinde zorunlu askerlik adı altında Kürt gençlerini silah altına alıyor. Bundan dolayı Kürt gençlerinin bazıları silah altına girmemek için o bölgeleri terk etti ve bazıları da daha sonra silah altına alınanlar çukurlarda hendeklerde öldüler, heder edildiler." dedi.

"Amerika YPG’yi kendi emelleri için kullandı"

ABD’nin PYD ve YPG’yi kendi siyasi çıkarları için kullandığını vurgulayan Muhammed, "Amerika, kendi işini YPG’ye yaptırdı. YPG’yi IŞİD'e karşı kullandı. DAEŞ örgütü Suriye milletine büyük zararlar verdi. Amerika ve YPG arasındaki ilişki askeri bir ilişki, var olan ilişki siyasi hesaplar üzerine değil. Amerika YPG’yi sadece ve sadece kullandı. Yani Amerika YPG’yi kendi emelleri için kullandı. Şimdi de bu şey ortaya çıktığı zaman ve IŞİD o bölgelerden çıkarıldıktan sonra Amerika, devlet başkanı Trump aracılığıyla Suriye'den çekileceklerini belirtti. Twitter üzerinden bunu açıkladı. Bu açıklamadan sonra Kürt bölgeleri de zorlu bir süreçten geçiyor." dedi.

"Suriye’ye gelen herkes kendi menfaati ve çıkarı için geldi"

Suriye’ye müdahale için gelen hiçbir devletin Suriye halkını düşünmediğini ve kendi çıkarları için çalıştığını savunan Muhammed, "Şimdiye kadar ne rejim ne de bölgedeki devletler PYD’nin varoluşunu ve yaptıklarının doğru olduğunu kabul etmedi. Yalnız, Amerika onu kendi emelleri için ve menfaatleri için destekledi ve kullandı. PYD başlangıçta rejime yakın idi. Bölgede Rusya, İran ve rejimin siyasi çizgisi birdir. Şimdi şunu söyleyebiliriz ki Amerika kendi hedeflerine ulaştıktan sonra ve PYD’yi kullandıktan sonra yalnız bıraktı. Şimdi bölgede hiç kimse PYD’ye sahip çıkmıyor. Ne Rusya ne İran  ne de rejim PYD’ye sahip çıkmıyor. Dünyada kimin kiminle bir hesabı varsa Suriye’ye geldi ve orada hesaplarını gördüler. Fakat hesaplarını Suriye halkı üzerinden yaptılar. Rusya geldi, İran geldi, Hizbullah geldi, Amerika geldi, Amerika'ya bağlı koalisyon geldi ve Türkiye geldi. Suriye’ye gelen herkes kendi menfaati ve çıkarı için geldi ve bir şeyler yapmaya çalıştı. Oraya gelen hiçbir devlet Suriye halkının çıkarları için gelmedi. Herkes kendi menfaati için Suriye'ye girdi." ifadelerini kullandı.

"Bölgemiz bir kez daha ateş üzerinde"

Suriye’de uygulanmak istenen bazı projeler olduğuna dikkkat çeken Muhammed, "Şu an Suriye'de özellikle Fırat'ın doğusu için büyük bir kavga yapılmakta, Türkiye Fırat'ın doğusuna girmek istiyor, Amerika Fırat'ın doğusunda kendi istekleri doğrultusunda bir yönetim tesis etmek istiyor. Rusya ve PYD,  Esad rejiminin Fırat'ın doğusuna hakim olmasını istiyor. Kısacası insan diyebilir ki bölgemiz bir kez daha ateş üzerinde ve herkes bu bölgeye kendi menfaatleri ve çıkarları için girmek istiyor. Bu güvenli bölgeler projesi yeni bir proje değil, bundan kaç sene önce bu proje teklif edilmiştir. Bu proje Amerika ve Türkiye arasında konuşulmuştu, ayrıca Türkiye ve Rusya da bu konu hakkında müzakerelerde bulunmuşlardı. Fakat bu proje bir türlü gerçekleşmiyordu." diye konuştu.

"Yeni bir yönetim oluşturmak istiyorlar"

Amerikan Başkanı Trump’un Suriye’den çekileği açıklamasına atıfta bulunan Muhammed, "Amerika'nın Suriye'den çekilme kararından sonraki bu çekilme süreci de şimdiye kadar kesin bir netlik kazanmadı, nasıl ne zaman ne şekilde çekileceği belli değil, sadece bir propaganda var. Amerika diyor ki  biz bu bölgelerden çekildikten sonra elimizin altında bulunan bu bölgeler güvenli bir bölge olması lazım, arkamızda bırakacağımız bu bölgeler de kargaşanın hakim olmaması lazım. Bu tür tarzda bir proje Amerika'nın elinde var, amacı da oranın halkından oluşan yeni bir yönetim oluşturmak. Kürtlerden, Araplardan, Türkmenlerden, Çerkezlerden ve bu bölgede var olan herkesten bir yönetim oluşturmak istiyor. Bu proje, bu teklif bir kez daha masaya yatırıldı ve bu proje üzerine hesaplar yapılıyor. Fakat şimdiye kadar bir karar verilemedi, bir sonuç elde edilemedi. Bu güvenli bölgelerin nasıl olacağı hakkında net bir karar ortaya çıkmadı." ifadelerini kullandı.

"Amerika bütün imkanları kullanarak İran'a karşı duracaktır"

Suriye’den Türkiye’ye, mecbur kaldıklarından dolayı geldiklerini ve güvenli bölge oluşturulduğu takdirde ülkelerini döneceklerini ifade eden Muhammed, "Biz Suriye halkı olarak Türkiye'ye geldiğimiz zaman Suriye'de kargaşa, savaş ve huzursuzluk hakimdi. Bundan dolayı Türkiye’ye geldik. Eğer  Suriye’de güvenli bölgeler oluşturulursa Suriye halkı tekrardan kendi ülkesine dönecektir. Amerika, projelerini Ortadoğu'ya karşı yapmaktadır. Amerika yaptığı projeleri sadece Suriye için hesaplamıyor, çizmiyor. Amerika bu plan ve projeleri İran’ı hesaba katarak yapıyor ve bunlarla İran’ın karşısında durmaya çalışıyor. Bundan dolayı Amerika elinde var olan bütün imkanları kullanarak ve kendine bağlı olan herkesi kullanarak İran'a karşı duracaktır. PYD, PKK’ye bağlıdır. PKK’nin İran'la var olan siyasi irtibatı güçlüdür.Tahminimce Amerika PYD’yi İran'a karşı kullanamayacaktır. Amerika PYD’ye birçok silah teslim etti. Tabii bunu da IŞİD’e karşı yaptı. Tahminimce Amerika Suriye'den tamamen çekilmeyecektir. Çünkü Amerika Ortadoğu'da planladığı  hedeflerine tamamen ulaşmamıştır. Bundan dolayı Amerika Suriye'de kalacaktır." dedi. (Abdurahman Uğurlu / Mehmet Demir - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler