Suudi'den

​Suudi, petrol yüklü iki tankerinin Birleşik Arap Emirlikleri açıklarında saldırıya uğradığını açıkladı.

Suudi, Umman Körfezi'ndeki petrol yüklü iki tankerinin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) açıklarında saldırıya uğradığını duyurdu.

Olayı bir "sabotaj saldırısı" olarak tanımlayan Suudi Enerji Bakanı Halid el Falih, Basra Körfezi'ne doğru giden iki tankerden birinin, ABD'ye petrol taşımak için yola çıktığını belirtti.

Petrolün Suudi rejimine bağlı Aramco şirketine ait olduğunu aktaran El Falih saldırıyı kimin gerçekleştirdiği hakkında bilgi vermedi.

BAE, kendi karasularından dün 4 ticari geminin "sabotaja uğradığını" duyurmuş ancak gemilerin hangi ülkelere ait olduğunu açıklamamıştı.

İran: Endişe verici

İran Dışişleri Bakanlığı, ticari gemilerin hedef alındığı olayı "endişe ve dehşet verici" olarak niteledi. Bakanlık sözcüsü Abbas Musevi, olayla ilgili soruşturma başlatılması çağrısında bulundu. Musevi ayrıca "kötü niyetli kişilerin üreteceği komplo teorilerinin", bölgenin güvenlik ve istikrarına zarar vermesine engel olunmasının önemine dikkat çekti.

Petrol ve gaz taşımacılığı bakımından küresel öneme sahip olan Hürmüz Boğazı yakınlarındaki olay, bölgede ABD ile İran arasında tansiyonun yükseldiği bir dönemde yaşandı.

ABD son dönemde gönderdiği savaş gemileri ve bombardıman uçaklarıyla bölgedeki deniz ve hava kuvvetlerini güçlendirmiş, bu durum İran'ın tepki ve uyarılarına neden olmuştu.

Hürmüz Boğazı

İran ile Umman sınırlarını ayıran Hürmüz Boğazı, Umman Körfezi ve Basra Körfezi arasında yer alıyor .

Boğazın kuzey kıyısında İran, güney kıyısında ise Umman toprakları bulunur. Genişliği 38.90 kilometre kadardır. Ortadoğu petrollerinin yüzde 40'ını (ABD, Batı Avrupa ve Çin'e gönderilen petrolün yaklaşık yarısı) bu boğazdan transit geçen gemiler taşır.

Hürmüz Boğazı enerji taşımacılığı açısından alternatifsizdir. Kuveyt, Irak, İran, Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar ihraç ettikleri petrolü Hürmüz'den uluslararası pazarlara ulaştırmaktadır. Dünya sıvılaştırılmış gaz (LNG) ihracatının yüzde 66'sı Hürmüz Boğazından geçmektedir.

ABD, İran İslam Devrimine kadar Suudi Arabistan ve İran ortaklığı ile boğazın güvenliğini sağlamaya çalıştı. 1979 devriminden sonra ABD karşıtı politikalar yürüten İran, Hürmüz Boğazı üzerinden tehdit etmeye başladı. Körfez İşbirliği Ülkeleri (Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri) buna İran tehdidine karşı 2000 yılında savunma paktı imzaladılar. NATO’ya benzer şekilde 'üye ülkelerin birine yapılan saldırı, tümüne yapılmış sayılır' kuralı kabul edildi. İKÖ güvenliğin sağlanması amacıyla NATO ile de iş birliği yapmaya çalışmaktadır. ABD körfez ülkeleriyle çeşitli savunma anlaşmaları yapmış, askeri üsler kurmuştur.

Hürmüz Boğazı'ndaki bir diğer sorun ise karasuları meselesidir. İran ve Umman'ın karasularını 3 mil olarak uyguladığı zamanlarda, 21 mil genişliğindeki boğazdan geçişte herhangi bir sorun bulunmuyordu. Boğazın orta kısmında geniş bir uluslararası suyolu bulunuyordu. Fakat İran’ın 1959, Umman'ın 1972 yılında karasularını 12 mile çıkarmaları geçişlerde sorun oluşturmuştur. Bu durumda boğazın uluslararası su alanı kalmamış, tüm sular İran ve Umman'ın karasuları haline gelmiştir.

 

Temmuz 2018'de İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesinin petrol ihracatını sıfıra düşürme çağrısında bulunan ABD'ye tepki göstererek, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını aksatabileceğini ima etti.

İran Devrim Muhafızları'ndan bir komutan da İran'dan petrol ihracatının durdurulması halinde Hürmüz Boğazı'ndaki ihracatın tamamını engelleyecekleri uyarısında bulundu. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler