Suudi'den Çin'in Müslümanlara yönelik baskılarına destek!

İslam'a ve Müslümanlara yönelik saldırılarda daima sessiz kalmayı tercih eden Suudi rejiminin Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, Çin'in, Uygur Müslümanlarına yönelik baskılarını destekler mahiyette açıklamalarda bulundu.

Çin'i ziyaret eden Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, Pekin yönetiminin Doğu Türkistan'da inşa ettiği ve milyonlarca Uygur Müslümanına yönelik uyguladığı baskı ve asimilasyon politikasını destekledi.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Başkan Yardımcısı Han Cıng ile görüşmeler gerçekleştiren Prens Selman, Çin'le 28 milyar dolarlık ticari anlaşmalara imza attı.

Prens Selman: Çin'in içişlerine müdahale edilmesine karşı çıkıyoruz!

İslam'a ve Müslümanlara yönelik saldırılarda daima sessiz kalmayı tercih eden Suudi rejiminin Veliaht Prensi Selman'ın, "Çin'in, ulusal güvenliği korumak için terörle ve aşırıcılıkla mücadele önlemleri alma hakkına saygı duyuyor ve destekliyoruz. Çin ile iş birliğini güçlendirmeye de hazırız. Dışarıdan Çin'in içişlerine müdahale edilmesine karşı çıkıyoruz. Çin, ulusal güvenliği için terörle mücadele ve aşırılık karşıtı çalışmaları yürütme hakkına sahiptir." İfadeleri, "Suudi'nin, Çin'in, Uygur Müslümanlarına yönelik baskı ve asimilasyon polikitasını desteklediği" yorumlarını da beraberinde getirdi.

Çin'in Müslümanlara yönelik zulmü

Çin yönetimi Doğu Türkistan’da her geçen gün arttırdığı insan hakları ihlalleri, katliam, asimilasyon, tecrit politikaları, din, kültür ve içtimai ve idari yasaklar ve baskılarla birlikte Doğu Türkistanlıların evine "Kardeş aile projesi" yalanıyla Çinli erkek yerleştirerek Müslümanların aile birliğini dağıtıyor.

Komünist Çin yönetimi ayrıca evlenmemiş 16-25 yaş arası Uygur kızları Çin’in iç bölgelerine sürdü. İlk yıl 240 bin, ikinci yıl ise bir milyon Uygur kızı ailesinin elinden zorla alınarak fabrika ve tarlalarda işçi yapıldı. 2001’de bir uygulama başlatan Çin yönetimi,  "Sincan Sınıfı" uygulamasıyla da Müslüman Uygur çocuklarını ailelerin elinden alarak, Çin’in iç bölgelerindeki yatılı kamplara götürdü.

2003 yılında Doğu Türkistan’daki bütün okullarda Uygurca yasaklandı. O tarihe kadar eğitimini Uygurca yapmışların diplomaları elinden alındı. Mühendis, doktor, profesör, öğretmen bütün akademik kadro bir günde "vasıfsız işçi" yapıldı.

Düşünce ve ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, milli kültür ve medeniyet yasağı, din ve inanç öğrenimi ve öğretimi yasağı, ülke, bölge, şehirler,  kent ve köyler arası izinsiz seyahat ve dolaşım yasağı, yurtdışı seyahat yasağı, Uygur  Türkçesi  eğitim yasağı, bütün dini ve manevi faaliyetlerin yasaklanması, dini esasa dayalı kıyafetlerin giyilmesi  yasağı, camii giriş kartı olmadan girilmesi gibi yasaklar da Doğu Türkistanlı Müslümanlara uygulanıyor.

2017 sonlarından 2018 mayıs ayına kadar Doğu Türkistan toplumunun milli değerleri ve kanaat önderlerinden sayılan dini alimler, aydınlar, iş adamları ve sanatçılardan birçok büyük şahsiyet tutuklandı ve bazıları ilerleyen yaşlarına rağmen işkence ile şehid edildi.

Çin zindanlarında 350 bin Müslümanın bulunduğunun tahmin edilirken hapse atılan Uygurlulardan sağlıklı bir haber dahi alabilmek imkansız hale gelmiş durumda. (Fırat Arslan- İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler