Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2019-2020 Eğitim ve öğretim yılında, özel öğretim kurslarının ve temel liselerin kapatılacağı kararına özel öğretim kursları ve öğrenciler tepki gösterdi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından "5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu"nda yapılan değişiklik ile özel eğitim kurumları ve temel liseler kapatılacak.

MEB’in söz konusu kararına tepki gösteren Şanlıurfa Aristo Özel Eğitim Kurumu yetkilisi Mahmut Çevik, özel öğretim kurslarının kapatılmasının merdiven altı kurslara zemin hazırlayacağını savundu.

Özel öğretim kurslarının kapatılmasının zengin çocukları etkilemeyeceğini, alt ve orta gelirli ailelerin çocuklarına olumsuz yansıyacağını belirten Çevik, önemli açıklamalarda bulundu.

Çevik,  14 yıldır eğitim camiasında, özel eğitim kurumları, kolejler ve temel liselerde Edebiyat ve Türkçe öğretmeni olarak çalıştığını belirterek, "2014-2015 eğitim yılından başlayacak olursak, bu konu ile ilgili geçmişe gitmemize gerek yok. Hükümetin kendi siyasi çalkantısı içerisinde, FETÖ soruşturmasını bahane ederek mi, ya da tam olarak yerinde düşünemeden mi, özel öğretim kurumlarını kapatması, dershaneleri kapatması kararıyla benzerlik göstermektedir. Dershaneleri kapattıktan sonra ‘dershanecik’ ortaya çıktı, bir sürü özel eğitim kursu ortaya çıktı.  Bunu da kapatma düşüncesi, şu anki alınan kararın aynısı görülmektedir. Ben bu konuda içerikte bir şeyin değişeceğini zannetmiyorum.  Altyapısı hazır olmayan bir çalışma olarak görüyorum. Hükümetin bu konuda bir şekilde Milli Eğitim ile birlikte düzenli bir şekilde karar alarak işin takipçisi olmasını tavsiye ederim." ifadelerini kullandı.

"Sınav sistemi ile Milli Eğitim müfredatında uyum olduğunu söylemek zor"

Milli Eğitim Bakanlığının düzenlemiş olduğu sınavlarda kendi müfredatına uymadığını savunan Çevik, "Sınav sistemine baktığımızda Milli Eğitimin, kendi müfredatını uygulaması daha çok kâğıt üzerinde kalıyor. Herhangi bir müfredatta yazılı olan maddelerin, defterlerin doldurulması, öğrencinin takip sistemi, belki güzel bir şekilde hazırlanmış olabilir. Ama yine kendi Milli Eğitim sistemi içerisindeki eksiklikten dolayı bunun bu şekilde uygulamaya geçmediğini düşünüyorum. Bu konuda şöyle bakacak olursak; sınav sistemi ile Milli Eğitim müfredatında çıkan sorulara baktığımızda çok büyük bir uyumun olduğunu söylemek zordur. Paralel bir gelişme göstermemektedir. Bu açık nasıl kapatılıyordu? Eskiden dershaneler, şimdi temel liseler,  o da yılsonu kapatılacak,  sonrasında özel eğitim kurslarını da kapatma kararı aldılar. Bununla ilgili nasıl bir çalışmanın olduğunu gerçekten merakla izlemekteyiz." diye konuştu.

"150 ile 200 bin TL civarında yatırım yapılıyor"

Özel öğretim kurumlarının kapatılması ile birlikte kurumların mağdur edildiğine dikkat çeken Çevik, "Özel eğitim kurumlarının mağduriyetlerini konuşacak olursak,  daha düne kadar Milli Eğitimden ruhsat alıp bir şekilde özel eğitim kurumu açma yetkisi veriliyordu. Kurum sahipleri, özel eğitim kursları için, 150 ile 200 bin civarında bir yatırım yapmaktadır. Eğerki böyle bir karar alacaksanız, çok demiyorum, daha düne kadar, 2 gün ile 3 gün öncesinden bahsediyorum. Halen ruhsat veriyorsun,  2 gün sonra 'Ben bunu kapatıyorum.'  diyorsun. Yani burada eğitim camiasında çalışan kurucuların bir şekilde mağdur edilmesi söz konusudur.  Ben burada bir art niyet olduğunu düşünmüyorum. Ancak bunun altyapısı hazırlanmadan oluşturulan bir çalışma olarak görüyorum." dedi.

"Binlerce veli bizi arıyor"

Özel eğitim kurumlarının kapatılacak olmasının velileri ne yapacaklarını bilemeyecek hale getirdiğine dikkat çeken Çevik,  "Velilere baktığımızda burada binlerce veli bizleri arıyor. Böyle bir karar alındı, bu karardan sonra öğrencimizi nereye göndereceğiz, nasıl yapacağız, hükümetin burada ya da Milli Eğitimin burada gerekli gördüğü şey nedir? Halk Eğitim'de öğrencilerin kurs alması, lise son sınıfta öğrencilerin bir şekilde kurs almasıdır.  Şanlıurfa'da düşünecek olursak buna uygun kaç tane Halk Eğitim Merkezi görülmektedir? Bu kadar öğrencinin çokluğuna bir şekilde cevap verebilecek mi?  Bu nasıl bir çalışma olacak, bunu gerçekten merak ediyoruz?" ifadelerini kullandı.

"Özel eğitim kursları sürümden kazanıyor"

Özel eğitim kurslarının kapatılmasının alt ve orta gelirli ailelerin çocuklarını etkileyeceğini belirten Çevik, "Öğrencinin mağduriyetine gelince;  tamam bir şekilde, yılsonuna kadar devam edecek öğrencilerimiz var, 11'inci ve 12'nci sınıftan devam edecek öğrencilerimiz var.  Halk Eğitim Merkezlerindeki öğretmenlerin durumu ne olacak? Bunun bir altyapısı yapıldı mı? Şanlıurfa’da herhangi bir özel eğitim kurumunda fiyatlar 5 bin, 6 bin, 8 bin liraya kadar çıkabiliyor. Burada bu kaldırılırsa öğrenci ne yapacak? Belki başka yerlerde özel derse gidecektir. Özel ders daha çok ne şekilde olacak? Belli ki yüksek fiyatlarda olacak. Özel eğitim kursları sürümden kazanıyor, çok yüksek fiyatlarda öğrenci almıyor. Bunun bu şekilde olmasından dolayı zengin öğrenci bir şekilde kendi dersini özel derslerle alabilecektir.  Zararlı çıkacak olan orta sınıf, alt sınıf ve ekonomik durumu iyi olmayan öğrenciler olacaktır. Bunlar bir şekilde göz ardı edilmiş olacaktır." şeklinde konuştu.

"Böyle bir karar almalarını gerçekten kınıyoruz"

Özel eğitim kurumlarının kapatılmasının sadece tabelada olacağına dikkat çeken Çevik, " Burada bir Milli Eğitim camiası varsa çalıştayı varsa danışmanları varsa böyle bir karar almalarını gerçekten kınıyoruz. Bir eğitimci olarak Ziya Selçuk Bey de kendisi eğitim camiasından çıkan bir insandır. Kendisi bu sistem içerisinde olduğu halde böyle bir sistemin tutmayacağını acaba düşünemiyor mu? Yoksa baskı altında mı bunu gerçekleştiriyor?  Bunu gerçekten kestirmek çok zor oluyor. Benim bu konudaki tavsiyem, özel eğitim kursları kapatılırsa ancak özel eğitim kurslarının tabelası kaldırılır. Bu sistem,  eğitim koçluğu sistemi ile devam edecek ya da zaten kişisel gelişim kursu olarak açılarak devam edecektir. Bu neye mal olacak? Yeni dershane, özel eğitim kurslarını ortaya çıkaracaktır. Resmi olarak çalışanlar ‘Keşke resmi şekilde çalışmasaydık böyle bir sorunumuz olmayacaktı.’ diyecekler." diye konuştu.

"Özel öğretim kursları denetim altına alınabilir"

Özel eğitim kurumlarının kapatılmasının yanlış olduğunu, bunun yerine özel öğretim kurumlarının denetim altına alınabileceğine dikkat çeken Çevik, "Dershanelerin yerini özel eğitim kursları aldı. Temel liseleri de kapattınız. Temel Liselerde zaten bir muammaya dönüştü. Bunlara özel arsalar tahsis edilecekti, bunlar dönüşüm sağlamasa teşvikleri geri alınacaktı. Bunlarla ilgili hiçbir sözde durulmadı. Ben buradan hükümete ve Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk Bey'e fikir olarak sunayım. Özel Eğitim Kursları denetim altına alınabilir. Özel eğitim kurslarında öğrenciler teftiş edilebilir. Özel eğitim kurumlarında öğretmenlerin çalıştırılması, maaşların yatırılması ile ilgili sigortalarının yatırılması ilgili bir sürü yasal zemine oturtulacak denetim kuralları alınabilir." dedi.

"Özel eğitim kurumları kapatılırsa merdiven altı kurslar açılır"

Özel öğretim kurslarına kulak verilmesi gerektiğine dikkat çeken Çevik, "Bunlar yapılırsa daha güzel ve sağlıklı bir şekilde, devletin denetiminde eğitim gerçekleştirildiğine inanıyorum. Ancak bunun dışında yapılacak olan herhangi bir adım,  iki gün önce atılan adımdan sonra ben daha çok merdiven altı kursların açılacağına inanıyorum. Umarım yetkililer bir şekilde buradan sesimize kulak verirler,  gerekeni en kısa zamanda sağlıklı bir şekilde yerine getirmeye çalışırlar." ifadelerini kullandı.

"Devlet liselerinden mezunlar olanların üniversiteye gitme şansı yok"

Özel eğitim kursunda eğitim gören Eda Demirer, üniversiteye hazırlık için özel öğretim kurumlarının önemine vurgu yaparak,  "Biz özel eğitim kurumlarının kapatılmasını istemiyoruz. Bizim açımızdan kötü olacağını düşünüyoruz. Devlet liselerinden mezunlar olarak direk 12'nci sınıftan üniversiteye gitme şansımız yok. İstediğimiz bölümler gelmiyor. Bundan dolayı tekrar hazırlanmamız gerekiyor. Hazırlanırken evde hazırlanamıyoruz,  ortamımız yok. Ortamımız olmadığı için öğretmenlerin denetimi altında çalışıyoruz. Eğer özel eğitim kurumları kapanırsa biz nerede hazırlanacağız. Bize kalkıp diyorlar ki, 'Halk Eğitim Merkezlerimiz var.' Dershaneden çıktıktan sonra özel eğitim kurumlarından çıktıktan sonra halk eğitim merkezine gidiyoruz, çalışmak için yer bulamıyoruz, yüzlerce kişi var. Biz onların yedeklerinde bulunuyoruz. Yedeklerinde bulunduğumuz zamanda gel ki, sıra bize gelsin. Acaba kaç gün sonra sıra bize gelecek? Biz, Halk Eğitim Merkezine kayıt olarak girebilecek miyiz?  Bu ihtimalde var, ondan dolayı özel eğitim kurumlarının kapanmamasını rica ediyoruz." ifadelerini kullandı.

"Özel eğitim kurslarının kapatılması çok kötü olur"

Özel öğretim kursunda eğitim gören Ömer Ak ise özel öğretim kurslarının kapatılması fikrini eleştirerek, "Özel eğitim kurslarının kapatılması bence çok kötü olur. Özel eğitim kursları kapatılırsa, Halk Eğitim Merkezlerinde disiplin yok, oradaki öğretmenlerin bize vereceği katkı da yok, o kadar öğrenciyi kabul etme durumları da yok. Bir de öğrencilere kaynak verebilecekler mi? Ayrıca o kadar öğrenci için her hafta deneme sınavı yapabilecekler mi? Biraz zor bence!  Yani bazı öğrenciler var, maddi durumları yok, ama maddi durumları olan da özel öğretmen kendine tutar. Maddi durumu olmayan da Halk Eğitim Merkezlerinden bir fayda sağlayamaz." dedi. (Abdurahman Uğurlu-İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler