“Taşımalı eğitimin birçok dezavantajı var”

Eğitim Bir-Sen Muş Şube Başkanı Mahir Barışan, 2018-2019 eğitim öğretim yılının birinci dönemine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Taşımalı eğitim daha düşük bir maliyete sahip olduğundan tercih edilmekte. Ancak birçok dezavantajı var." dedi.

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Muş Şube Başkanı Mahir Barışan, 2018-2019 eğitim öğretim yılının birinci dönemini değerlendirdi.

2018-2019 eğitim öğretim yılının birinci kanaat döneminin sona ermesiyle 116 bin öğrenci ve 7 bine yakın eğitim çalışanının yarıyıl tatiline başladığını hatırlatan Barışan, taşımalı eğitimin daha düşük bir maliyete sahip olduğundan tercih edildiğini ancak birçok dezavantajlarının da mevcut olduğunu söyledi.

Cinsiyete göre okula erişim göz önüne alındığında Muş’taki kız çocuklarının okullaşma oranında artış olduğunun gözlemlendiğini söyleyen Barışan, “14-17 yaş cinsiyete göre okullaşma oranına baktığımızda ilimizde kızların okullaşma oranı yüzde 58, erkeklerin oranı yüzde 64, Türkiye ortalaması ise yüzde 88'dir. Bu yaş grubunun orta öğretime katılımında mevcut sorunların devam ettiğini göstermektedir. İlkokulda ülke ortalaması 2017'de şube başına düşen öğrenci sayısı 21'dir, ilimizde ise 13'tür. Ortaokulda ülke ortalaması 24 iken ilimizde ise 21'dir. Ortaöğretimde ise ilimizde şube başına düşen öğrenci sayısı 14'tür. Bütün kademelerde okul öncesi hariç ülke ortalamasının altındayız. Bu dururumun olumlu yansımalarını ileriki yıllarda göreceğiz. Eğitim ve öğretimde çıtayı daha yukarıya çıkartmak istiyorsak nitelik artırma yoluna gitmeliyiz.” dedi.

“Taşımalı eğitimin birçok dezavantajı var”

Taşımalı eğitime de değinen Barışan, “MEB özellikle nüfusu az ve dağınık olan yerlerde bulunan zorunlu eğitim yaşındaki öğrencileri merkezi okullara her gün taşıyarak bu öğrencilerin eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürmesine çalışmaktadır. Taşımalı eğitim daha düşük bir maliyete sahip olduğundan tercih edilmektedir. Ancak birçok dezavantajları da mevcuttur. Bunlar uzun mesafe, okula ulaşım için çok fazla sürenin harcanması ders dışı aktivitelere az zaman ayrılması gibi dezavantajları da bulunmaktadır. Bunun yanı sıra kış mevsiminin sert geçmesi, erken kalkmalar, kahvaltı yapmama, sağlıksız beslenme gibi olumsuz durumlar da mevcuttur. İlkokul öğrencilerinin taşınmasında yüzde 5 ile Türkiye ortalamasının altındayız. Ortaokullarda ise yüzde 10-20 aralığındayız ve Türkiye ortalaması yüzde 9,9'dur. Ortaöğretimde ise Türkiye ortalaması yüzde 10,1 iken Muş yüzde 29 ile taşımalı eğitimin en yoğun yapıldığı ilk sekiz il arasındadır. Eğitime erişim sorununu çözmek adına uygulanan taşımalı eğitim birçok sorunu beraberinde getirmektedir. İlkokuldaki küçük çocukların taşınması yerine bu öğrencilerin bulundukları yere öğretmenlerin taşınmasına öncelik verilmelidir. Çünkü taşımalı eğitimin neden olduğu sorunlar öğrencileri ve velileri derinden etkilediği gibi mali ve donanım israfına neden olmaktadır. Bu durum planlama yapılmadan yapılan birçok binanın ve pansiyonun atıl durumda kalmasında zaten kendini göstermektedir. Bu nedenle taşımalı eğitim uygulamasını en aza indirmek için etkin alternatiflerin geliştirilmesi gerekmektedir.” ifadelerini kullandı. (Ayetullah Tarhan-İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler