Bakan Pakdemirli: Organizasyon yapımız birkaç ay içerisinde belli olacak

​Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, atamalara ilişkin bir soruya "Organizasyon yapımız birkaç ay içerisinde belli olacak. Bu belli olmanın akabinde biz norm kadro çalışmasını da bitirmiş olacağız." yanıtını verdi.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, atama bekleyen veteriner, ziraat, su ürünleri, gıda mühendisleri için 2019 yılında yapılacak atamaları Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye bütçe komisyon görüşmelerinde sordu.

Gürer, Türkiye'de tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geldiğini ifade etti. Sorunların aşılması için her köye bir veteriner ve bir ziraat mühendisi atanması gerektiğini anlatan Gürer, "Atama bekleyen veteriner, su ürünleri mühendisi, gıda mühendisi, ziraat mühendisi sizden açıklama beklemektedir. Atama bekleyenlerin 2019 yılı içinde ne kadar alınacağı açıklanmalıdır. Sayın Bakan, sorunları aşmak için her köye bir veteriner ve ziraat mühendisi atayın." diye konuştu.

Bakan Pakdemirli yaptığı açıklamada, "2 bakanlık birleşti. Biz buradan bir sinerji de bekliyoruz, organizasyon yapımız da önümüzdeki tahmin ediyorum birkaç ay içerisinde belli olacak. Bu belli olmanın akabinde biz norm kadro çalışmasını da bitirmiş olacağız. Bugün itibarıyla ben yani devletin bir koltuğunda arkadaşınız olarak devletin haklarını sonuna kadar muhafaza ederim. İhtiyaç varsa sonuna kadar arkasında olurum. Muhafaza ederim. İhtiyaç varsa sonuna kadar arkasında olurum. Ek bütçemi de alırım, Hazine Maliyeden alırım, ondan sonra da  Eğer ihtiyaç yoksa da 'Durun arkadaşlar!' derim." dedi.

Gürer, "Tarımda, bilimsel tarıma geçilmesi, aile tipi işletmelerin desteklenmesinin şart olduğunu vurgulayarak, "Müthiş fedakâr, üretken, toprağına bağlı çiftçilerimiz var, her soruna rağmen hayvancılığa devam eden besicilerimiz var, Bakanlıkta işini iyi yapan, çalışan veteriner, ziraat mühendisi, teknisyen, memur, işçilerimiz var ama 2002'den bugüne kadar çözümü ithalde arayan, yanlış tarım politikalarıyla tarım ve hayvancılığa darbe vuran bakanlar ve AKP politikaları da var. 2000'li yıllara kadar kendi kendine yeten bu ülkeyi bu hâle getirmeyi nasıl başardınız? Tarım alanlarında 4 milyon hektara yakın daralma var. Meralar yok ediliyor. Hayvancılık on iki ay ahırda yemle yapılır hâle geldi. Neyi 'düzeltiyoruz' dediyseniz onu dağıttınız, yok ettiniz. TİGEM, Et ve Süt Kurumu, TMO gibi kuruluşları on altı yıl sonra yeniden fark ediyorsunuz. Hatta, TİGEM arazilerini 'Bu işi yapamıyoruz.' diye özel sektöre devrederken şimdi, Sudan'da Sudan çiftçisiyle, işçisiyle domates, hıyar üretip ülkemize ithal edeceksiniz. Bu dahi başlı başına irdelenip düşünülecek bir durumdur." ifadelerini kullandı.

"Çiftçi yandım diyor"

Gürer, "Şeker pancarı çiftçisi, tütün çiftçisi dâhil üreticisi, çiftçisi, besicisi 'Yandım!' diye bağırıyor. Tohumdan ilaç ve gübreye, mazota kadar üretim aşamasında her girdi pahalı, aynı zamanda ithal. Çiftçiyi son krizle ekim yapamaz noktaya getiriyorsunuz.  Topraktan ilaca, gübreye çiftçi bilinçlendirilmesi yetersizdir. Desteklerden doğal iklim koşulları, zararlılarda Çiftçi Kayıt Sistemi'ne dâhil olanlar yararlanabilmektedir. Genelde çiftçiler yeterli desteği alamamaktadır. Krediye erişmede sorunlar vardır. Sulama suyunu enerjiyle çıkaran çiftçi, elektrik beledini ödemekte zorlanmaktadır. Borç faizleri, icralık çiftçi sayısını artırmıştır. Çiftçi çocukları bile tarım sektöründen uzaklaşmaktadır." diye konuştu. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler