Aksa hatiplerine baskı: Şeyh İkrime Sabri'den işgal rejimine tepki
Mescid-i Aksa hatibi Şeyh İkrime Sabri, işgal rejiminin cami hatiplerini Filistin ve İslam dünyasının meselelerine değinmekten uzaklaştırmak amacıyla tehdit ettiğini belirterek, uygulamaların Müslümanların sesini kısmayı hedeflediğini söyledi. Filistinli verilere göre Aksa'dan uzaklaştırılanların sayısı bini aşarken, yıl başından ekim ayı başına kadar 53 binden fazla işgalci kutsal mekâna baskın düzenledi.
Mescid-i Aksa hatibi Şeyh İkrime Sabri, siyonist işgal rejiminin cami hatiplerine yönelik kısıtlama ve uzaklaştırma kararlarının, minberin dini, insani ve toplumsal mesajını etkisizleştirmeyi amaçladığını ifade etti.
Sabri, hatiplerin Kur'an-ı Kerim ve sünnet ışığında ümmetin temel meselelerine değinmeleri nedeniyle hedef alındığını belirtti.
İşgal güçlerinin, hatipleri önemli konularda konuşmaktan vazgeçirmek için örtülü tehditlerde bulunduğunu kaydeden Sabri, bu yolla cuma hutbelerinin etkisiz ve içerikten yoksun hale getirilmek istendiğini söyledi.
Uzaklaştırma kararları hatipleri susturmayı hedefliyor
Sabri, Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırma kararlarının, kendisinin ve diğer hatiplerin işgalci yerleşimcilerin baskınlarına ve cami içerisindeki uygulamalarına karşı çıkmalarını engellemek amacıyla bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıldığını dile getirdi.
Bu politikayı "yabancı ve anormal" olarak nitelendiren Sabri, "Hatiplerin ümmetin meselelerinden uzaklaşmasını, hutbelerin etkisiz kalmasını ve içeriğinin boşaltılmasını istiyorlar." ifadelerini kullandı.
Uzaklaştırmaların cuma namazına katılanların ruh hali üzerinde de olumsuz etki oluşturduğunu belirten Sabri, cemaatin hutbelerin asli görevini yerine getiremediği yönünde bir kaygı taşıdığını ve Müslüman dini temsilcilerin doğrudan hedef alınmasından endişe duyduğunu aktardı.
Sabri'ye göre Mescid-i Aksa'ya yönelik kısıtlamaların temel hedeflerinden biri Müslümanların camideki varlığını azaltırken işgalci yerleşimcilerin baskınlarını kolaylaştırmak. Bu uygulamaların ibadet edenlerin güvenlik duygusunu zedelediğini belirten Sabri, Aksa'nın sevgi ve barış mesajının da baskı altında bırakıldığını vurguladı.
Aksa'dan uzaklaştırılanların sayısı bini aştı
İşgal makamları, Eylül ve Ekim 2026'da Yahudi dini bayramları öncesinde Mescid-i Aksa'dan Filistinlileri uzaklaştırma uygulamalarını yoğunlaştırdı. Buna karşılık binlerce işgalci yerleşimcinin farklı saatlerde ve kalabalık gruplar halinde camiye baskın düzenlemesine izin verildi.
Filistinli verilere göre, Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırılan Müslümanların sayısı bini aşarken, yıl başından ekim ayının başına kadar 53 binden fazla işgalci yerleşimci camiye baskın düzenledi.
Kudüs'ün Yahudileştirilmesine karşı çalışan Kudüslü Kurumun Başkanı Nasır el-Hudeymi de daha önce yaptığı açıklamada, uzaklaştırma kararlarının Kudüs ve 1948'de işgal edilen Filistin topraklarında yaşayan Müslümanları kapsayacak şekilde genişlediğini belirtmişti.
El-Hudeymi, baskınların Mescid-i Aksa'da Yahudi dini ritüellerinin gerçekleştirilmesini sıradanlaştırmayı ve camide zamansal ve mekânsal bölünmeyi kalıcı hale getirmeyi amaçladığını belirtmişti. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Gazze'deki soykırıma ve silah sevkiyatlarına tepki amacıyla 22 ülkede 113 limanı kapsayan uluslararası eylem bugün gerçekleştiriliyor. Sendikalar, farklı sürelerde iş bırakma ve protestolar düzenliyor.
El-Halil'de iki siyonist askerin öldürüldüğü eylemin ardından Filistinlilerin evlerinden çıkarılması ve yıkım tehditleri gündeme gelirken, yaşananların münferit bir "güvenlik operasyonunun" ötesine geçtiği belirtildi. Uluslararası hukuk uzmanı Mahmud el-Hanefi, gelişmeleri yerleşimlerin genişletilmesi, Filistinlilerin topraklarından uzaklaştırılması ve siyasi hesaplarla bağlantılı daha kapsamlı bir politikanın parçası olarak değerlendirdi.
Tucker Carlson, Batı Şeria'da darbedilen bir ABD vatandaşına ilişkin görüntüleri paylaşarak diplomatik temsilciliği eleştirdi. Carlson, yardım talebinin geri çevrildiğini öne sürdü.