Başkan Er, çalışan gazeteciler gününde Gazze'de şehit edilen gazetecilere dikkat çekti
Gazze'de 203 gazetecinin şehit edildiğine dikkat çeken Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, orada sadece gazetecilerin değil, bebeklerin, çocukların ve kadınların da katledildiğini belirtti.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" dolayısıyla, kentte görev yapan ulusal ve yerel basın mensuplarıyla akşam yemeğinde bir araya geldi.
Programda konuşan Er, başta Gazze'de şehit edilen gazeteciler olmak üzere hayatını kaybeden tüm basın mensuplarını anarak, gazetecilerin önemli görevler üstlendiğine dikkat çekti.
"Gazze'de katledilen 203 gazeteciye Allah'tan rahmet diliyorum"
Başkan Er, "Bu mesleği icra ederken hayatını kaybeden basın mensuplarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Özellikle Gazze'de 203 gazeteci hayatını kaybetti. Bir kez daha onlara da Allah'tan rahmet diliyorum. Hep israil'i lanetliyoruz, bu vesileyle tekrar lanetliyoruz. Orada sadece kıyılan canlar, gazeteciler değildir. Bebekler, çocuklar, kadınlar da katlediliyor" dedi.
"Her zaman zor şartlarda zorlu bir görev yaptığınızı biliyoruz"
Er, basın mensuplarının zor şartlarda önemli görevler yaptığını belirterek, "Basın mensuplarının gerçekten çok önemli görevler icra ettiğini biliyoruz. Her zaman zor şartlarda, savaş alanlarında, eylemlerin olduğu alanlarda, iyi günde, kötü günde gerçekten zorlu bir görev yaptığınızı biliyoruz. Yine aynı şekilde 15 Temmuz 2016 yılındaki hain darbe girişiminde şehit olan Mustafa Cambaz kardeşimizi de rahmetle yad ediyorum. O karanlık gecede basın mensuplarımızın nasıl fedakarca davrandığını hep birlikte şahit olduk. Savaş meydanlarında canlarını ortaya koyarak dünyada gönül coğrafyamızda olup bitenleri nasıl bizlere ilettiklerini hepimiz şahit olduk" ifadelerini kullandı.
"Gazeteciler yalnızca haber taşıyan değil, aynı zamanda doğruyu, gerçeği ve adaleti taşıyan kişilerdir"
Gazetecilerin toplumun aynası ve milletin vicdanı olduğunu vurgulayan Er, "Değerli kardeşlerim, ben tabii basın mensubu kardeşlerimizi sadece bir gazeteci mesleği gibi kabul etmiyorum. Aynı zamanda çok ağır bir sorumluluk da aldığını biliyorum. Tabii hepimiz mesleklerimizin gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz. Değerlerimize sahip çıkmak zorundayız. Gazetecilik, bir toplumun aynası, bir milletin vicdanıdır. Gazeteciler yalnızca haber taşıyan değil, aynı zamanda doğruyu, gerçeği ve adaleti taşıyan kişilerdir. Bu ağır sorumluluğu hakkıyla yerine getiren her basın mensubu milletimizin vicdanında hak ettiği yeri bulur. Gazeteciler toplumun aynasıdır" dedi.
"Gazeteciler bir ülkede, huzurunda kaotik işlerin de müsebbibi olabilirler"
Son olarak, Başkan Er, gazetecilerin önemli rolüne değinerek, "Gazeteciler, bir şehirde, bir ülkede, huzurun da Allah göstermesin kaotik işlerin de müsebbibi olabilirler. Hepinizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü hayırlı olsun. Hepinizin çalışan gazeteciler gününü kutluyorum" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
The Guardian tarafından hazırlanan ve Venedik Film Festivali’nde gösterilen “NAZA” belgeseli, işgalci rejim sözde ordusunun Gazze’de sivilleri hedef almak için gizli yapay zekâ sistemleri kullandığını ifşa etti.
Batı Şeria'nın Cenin kentinde siyonist işgalcilerin Filistinlilere ait zeytin ağaçlarını sökmesi, tarım arazilerinin tahrip edilmesi ve bölge halkının toprağıyla bağının koparılmasına yönelik politikayı bir kez daha gözler önüne serdi.
Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya'da bir eve düzenlenen siyonist saldırı, bir ailenin tamamını hayattan kopardı. 12 yaşındaki Lana ile 8 yaşındaki kardeşi Bana, babaları Mümin Abdurrahman Ahmed ve anneleri Hanin Musa Faris Salih ile birlikte şehit oldu.
Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyen onlarca siyonist yerleşimci, işgal polisinin koruması altında Kubbetu's-Sahra'nın karşısında Talmudik ritüeller gerçekleştirdi. Baskın sırasında Müslümanların Aksa'ya girişine de kısıtlamalar getirildi.