Harem-i İbrahim Yahudileştiriliyor: Kutsal mabedin idaresi Müslümanlardan alındı
Siyonist rejim, El Halil'deki Harem-i İbrahim'de Filistinli belediyenin yetkilerini gasp ederek planlama ve inşa süreçlerini işgal yönetimine devretti. Karar, kutsal mabedin kimliğini hedef alan yeni bir Yahudileştirme hamlesi olarak değerlendiriliyor.
Siyonist rejim, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde bulunan Harem-i İbrahim'e yönelik ihlallerine bir yenisini ekledi. İşgal ordusunun sözde bakanı Yisrael Katz'ın aldığı kararla, El Halil Belediyesi'nin kutsal mekân içindeki planlama ve yapı yetkileri tamamen geri çekildi ve bu yetkiler işgalin sözde "sivil idaresine" devredildi.
İşgal basınında yer alan bilgilere göre karar, Harem-i İbrahim'de yeni yapı projelerin önünü açmayı hedefliyor. Bu adımın, mabedin tarihi ve dini dokusunu değiştirmeyi amaçlayan kapsamlı bir Yahudileştirme planının parçası olduğu belirtiliyor. Söz konusu projelerin, mevcut statükoyu açıkça ihlal ettiği ve uluslararası hukukun kutsal mekânların korunmasına dair hükümlerine aykırı olduğu vurgulanıyor.
Aynı çerçevede, işgal yönetimine bağlı sözde yüksek planlama ve inşa kurulu, Harem-i İbrahim içinde yeni yapılar için ruhsat sürecini başlatma kararını onayladı. Bu gelişme, Filistinli kurumlar tarafından "kutsal mekâna yönelik doğrudan bir saldırı" olarak nitelendiriliyor.
Karara, El Halil toprakları üzerinde kurulu Kiryat Arba yerleşiminin yöneticilerinden destek geldi. Yerleşim yöneticilerinden Yisrael Brimson, bu adımı yıllardır sürdürülen bir çabanın sonucu olarak tanımlayarak, Harem-i İbrahim üzerindeki Filistinli idari ve dini varlığın tasfiye edilmesini savundu.
Bu hamle, El Halil'de son dönemde artan baskı ve ihlallerle birlikte değerlendiriliyor. Kentte işgalciler ve yerleşimciler, eski şehir bölgesinde sık sık baskınlar düzenliyor, askeri kontrol noktalarını artırıyor, ana yolları kapatıyor ve Filistinlilerin Harem-i İbrahim'e erişimini keyfi biçimde engelliyor.
Filistinli kaynaklar, yerleşimci saldırıları, ev baskınları ve keyfi esir almalarla desteklenen bu politikanın temel amacının, Filistinlileri bölgeden göçe zorlamak ve Harem-i İbrahim ile çevresinde tam bir işgal kontrolü tesis etmek olduğunu belirtiyor. Son kararın da bu sürecin kritik ve tehlikeli bir aşaması olduğu vurgulanıyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla Küresel Sumud Filosu'na katılan Fransız hemşire Malika Bouya, siyonist rejim güçlerince alıkonulduktan sonra ağır işkenceye maruz kaldığını söyledi. Boynunda kırıklar oluşan Bouya, Fransa'ya tekerlekli sandalyeyle döndü.
Ramallah’ın kuzeyindeki Turmusayya beldesinde Yahudi çeteler Filistinlilere ait tarım arazilerini ateşe verdi, bölgedeki siviller ateş açılarak hedef alındı.
Siyonist işgalcilerin Gazze Şeridi'nde ateşkesi ihlal eden saldırıları sürerken, biri doğrudan açılan ateş sonucu, ikisi ise önceki saldırılarda aldıkları yaralar nedeniyle olmak üzere 3 Filistinli şehit oldu.
Filistinli Gazeteci Mücahid Beni Muflih'in işgal rejimi zindanlarında geçirdiği 14 aylık tutukluluğun ardından paylaştığı fotoğraf, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Fotoğrafta görülen fiziksel değişim ve sağlık sorunları, Filistinli mahkumların maruz kaldığı koşullara ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.