Mescid-i Aksa için seferberlik çağrısı
Kudüslü kurumlar, siyonist işgal rejiminin Mescid-i Aksa'ya yönelik Yahudileştirme planlarına ve Müslümanlara uyguladığı kısıtlamalara karşı Filistinlileri cuma namazında Aksa'ya akın etmeye çağırdı. Kudüs, işgal altındaki iç bölgeler ve Batı Şeria'dan camiye ulaşabilecek Filistinlilerin katılımını artırmaları, nöbet tutmaları ve Mescid-i Aksa'nın İslami kimliğini korumaları istendi.
Kudüs'teki halk hareketleri ve çeşitli kurumlar, Mescid-i Aksa'da yoğun katılım sağlanması için seferberlik çağrılarını yineledi. Çağrılarda, Müslümanların kutsal mekânın avlularında daha fazla bulunmasının, işgal rejiminin ve yerleşimci grupların Aksa'da yeni bir fiili durum oluşturma girişimlerine karşı önem taşıdığı vurgulandı.
Kudüslü çevreler, özellikle Kudüs'te yaşayan Filistinliler ile 1948'de işgal edilen bölgelerdeki Filistinlileri, ayrıca Batı Şeria'dan Aksa'ya ulaşma imkânı bulunanları cuma namazına katılmaya davet etti. Mescid-i Aksa'da nöbet tutulması, itikafın sürdürülmesi ve caminin avlularının ibadetle canlı tutulması istendi.
Aksa'nın zaman ve mekân bakımından bölünmesi tehlikesine dikkat çekildi
Kudüslü kurumlar, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınların ve ibadet edenlerle nöbet tutan Filistinlilere karşı ihlallerin artmasına dikkat çekerek mevcut durumun tehlikesine işaret etti. Açıklamalarda, işgal rejiminin kutsal mekânı zaman ve mekân bakımından bölme girişimlerine karşı Müslümanların varlığını güçlendirmesinin önemine vurgu yapıldı.
Aksa'da nöbet tutmanın ve ibadet faaliyetlerini sürdürmenin, işgal rejiminin ve sözde Tapınak gruplarının planlarına karşı temel bir savunma hattı oluşturduğu belirtildi.
Seferberlik çağrıları, işgal güçlerinin Mescid-i Aksa'nın kapılarında ve Eski Şehir'in girişlerinde güvenlik önlemlerini sıkılaştırdığı bir dönemde yapıldı. Filistinlilerin camiye ulaşmasının sınırlandırıldığı, nöbet tutanların takip edildiği ve bazı kişilere Aksa'dan uzaklaştırma kararları verildiği bildirildi.
İşgal makamlarının, caminin dış kapılarında ibadet edenlerin kimliklerini alıkoyduğu ve yüzlerce Filistinliyi farklı sürelerle Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırdığı da aktarıldı. Bu uygulamaların Filistinlilerin ibadet yerlerine serbestçe ulaşmasını zorlaştırdığı belirtildi.
Yerleşimcilerin cuma ve cumartesi günleri dışında Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlarını sürdürdüğü, yerleşimci grupların kutsal mekân üzerindeki kontrolü artırma çağrıları yaptığı kaydedildi. Baskınlar sırasında avlularda Talmudik ritüeller gerçekleştirilmesi de Filistinlilerin tepkisine neden olan uygulamalar arasında yer alıyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Gazze'deki soykırıma destek veren ve Filistinlilerin yaşadığı acılarla alay eden paylaşımlarıyla tepki çeken Londra'daki restoran sahibi Harman Kapoor, boykot nedeniyle iflasın eşiğine geldiğini belirterek yardım istedi. Sosyal medyada milyonlarca kez izlenen çağrı, kullanıcıların tepkisini dindirmedi.
Siyonist rejimde 27 Ekim'de yapılması planlanan parlamento seçimleri öncesinde, sözde Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in yeni hükümette Güvenlik ve Adalet bakanlıklarını istemesi, Netanyahu ile arasındaki görüş ayrılığını açık hale getirdi. Netanyahu'nun güvenlik alanındaki bakanlıkların Likud Partisi'nde kalacağını belirtmesi, koalisyon ortakları arasındaki yetki paylaşımı tartışmasını gündeme taşıdı.
İşgal rejiminin Damon Hapishanesi'nde tuttuğu 20 yaşındaki Besmele Saad ve 17 yaşındaki Sali Sadaka'nın sağlık durumlarının kötüleştiği bildirildi. Tecrit, fiziksel saldırılar, uyuz hastalığı, hijyen malzemelerinin yetersizliği ve kısıtlanan banyo imkanları altında tutulan Filistinli iki kadın esir için acil müdahale çağrısı yapıldı.