Mescid-i Aksa'da yeni tehlike: İşgalciler cumartesi günleri de baskın yapmak istiyor
Mescid-i Aksa'ya yönelik işgalci girişimlerin haftanın cumartesi gününe de yayılması için yürütülen çalışmalar, kutsal mekânda yeni bir statü dayatması tehlikesini gündeme getirdi. Kudüs uzmanı Ziyad Ebuhayis, bu adımın cumartesinin işgalci yerleşimciler için Mescid-i Aksa içerisinde haftalık dini bir güne dönüştürülmesine ve Müslümanların mescide erişiminin kısıtlanmasına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulundu.
Filistin Enformasyon Merkezi'nin haberine göre Ebuhayis, Tapınak örgütlerinin Mescid-i Aksa'ya cumartesi günleri de baskın düzenleyebilmek için yürüttüğü girişimlerin yeni bir aşamaya ulaştığını belirtti. Siyonist rejim Yüksek Mahkemesinin, Başbakan Binyamin Netanyahu'dan konuya ilişkin yanıt vermesini istediğini aktaran Ebuhayis, belirlenen sürenin 15 Ekim Perşembe günü sona ereceğini kaydetti.
Mahkemenin 17 Eylül'de konuyla ilgili başvuruyu ele aldığını belirten Ebuhayis, Netanyahu'nun önceki duruşmada görüş bildirmemesi üzerine 2 bin 500 dolar para cezasına çarptırıldığını ve yanıt vermesi için 30 günlük ek süre tanındığını ifade etti.
Ben-Gvir'den baskınlara destek
Siyonist rejimin sözde Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in de Tapınak örgütlerinin talebini desteklediğini aktaran Ebuhayis, Ben-Gvir'in 14 Eylül'de mahkemeye sunduğu yanıtta Mescid-i Aksa'ya cumartesi günleri baskın düzenlenmesine izin verilmesini istediğini belirtti.
Ebuhayis'e göre Ben-Gvir, bu talebi Mescid-i Aksa üzerinde aşamalı egemenlik kurma yaklaşımına dayandırdı. Ben-Gvir'in, mescitte Yahudilerin dini faaliyetlerine izin verilmesini savunarak mevcut durumu değiştirmeye yönelik girişimleri desteklediği kaydedildi.
Hedef zaman bakımından bölünmeyi yaygınlaştırmak
Ebuhayis, cumartesi günlerinin de baskın takvimine eklenmesinin yalnızca haftalık baskın günlerinin artırılması anlamına gelmediğini, bu adımın cumartesinin yerleşimciler için mescit içerisinde düzenli bir dini güne dönüştürülmesine kapı aralayabileceğini söyledi. Bunun, Mescid-i Aksa'da zaman bakımından bölünme dayatmasını güçlendirebileceği uyarısında bulundu.
Bu yöndeki girişimlerin geçmişte de gündeme geldiğini hatırlatan Ebuhayis, 2012 ve 2013 yıllarında siyonist rejim parlamentosunda Mescid-i Aksa'nın zaman bakımından tamamen bölünmesini hedefleyen yasa tasarılarının sunulduğunu belirtti.
Tehlikenin, mescide yönelik saldırıların arttığı bir dönemde büyüdüğünü ifade eden Ebuhayis, 12 Eylül-3 Ekim arasında üç hafta boyunca çeşitli ihlaller yaşandığını aktardı.
Cumartesi baskınları için örgütlü kampanya
Ebuhayis, cumartesi günleri baskınlara izin verilmesi yönündeki girişimin 16 Temmuz'da Tapınak örgütlerinin sözcüsü Asaf Fried'in medya çalışmasıyla başladığını, ardından bu amaçla bir komite kurulduğunu bildirdi.
Söz konusu komitenin 27 Ağustos'ta Kudüs'ün Eski Şehir bölgesindeki bir sinagogda toplantı düzenlediğini belirten Ebuhayis, toplantıya siyonist rejimin sözde İletişim Bakanı Şlomo Karhi ile Likud Milletvekili Amit Halevi'nin de katıldığını kaydetti.
Toplantının ardından Mescid-i Aksa'da cumartesi gününün kabulünü savunan özel dualar hazırlandığını aktaran Ebuhayis, baskın düzenleyenlerin bu duaları perşembe günleri saat 14.00'te toplu halde okumaya teşvik edildiğini ifade etti. Haham Eliyahu Weber'in de 3 Eylül'de mescit içerisinde bu yöndeki ilk dua halkalarından birini yönettiği, uygulamanın 10 Eylül'de tekrarlandığı belirtildi.
Mescid-i Aksa'ya sahip çıkma çağrısı
Ebuhayis, Mescid-i Aksa'ya yönelik girişimlere karşı Müslümanların mescide gelişlerini artırması ve özellikle cumartesi sabahının erken saatlerinde daha fazla kişinin Aksa'da bulunması gerektiğini vurguladı. Kudüslülerin yanı sıra 1948'de işgal edilen topraklarda yaşayan Filistinlilerin de imkânları ölçüsünde bu çabalara katılmasının önemine işaret etti.
Netanyahu'nun talebe şu aşamada destek vermemesinin tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirten Ebuhayis, cumartesi baskınları için yürütülen baskı kampanyasının sürdüğünü kaydetti. Mescid-i Aksa'nın mevcut durumunu değiştirmeyi hedefleyen girişimlere karşı daha geniş katılımlı bir mücadele yürütülmesi gerektiğini ifade etti. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Gazze Şeridi'nden alıkonulan 7 Filistinli esir, siyonist işgal rejiminin cezaevlerinde tutulduktan sonra serbest bırakıldı. Serbest kalanların ağır alıkonulma koşulları ve işkencenin izlerini taşıyarak Gazze'ye döndüğü belirtildi.
Kudüs Kardeşlik Platformu tarafından açılan kermes hakkında konuşan Mehmet Engin, kermesin Gazze'deki yetim çocuklara destek olmak amacıyla düzenlendiğini belirterek tüm Malatyalıları davet etti.
Gazze'de siyonist işgalcilerin bir daireye düzenlediği saldırıda alevlerin arasında mahsur kalan 3 yaşındaki Meryem Ahmed Ganem, gazeteci Ali el-Caferavi'nin müdahalesiyle kurtarıldı. Babasını soykırımın başında kaybeden Meryem'in annesi de saldırıda şehit oldu. Küçük kız, bir gecede hem evini hem de annesini kaybederken Gazze'deki çocukların yaşadığı tarifsiz acıyı bir kez daha gözler önüne serdi.