Siyonist işgal hapishanelerinde 1500’den fazla hasta Filistinli esir ölümle pençeleşiyor
Filistin Esir Araştırmaları Merkezi, siyonist işgal hapishanelerinde tutulan 1500’den fazla hasta esirin sistematik tıbbi ihmal nedeniyle hayati tehlikeyle karşı karşıya olduğunu bildirdi. Kanser, böbrek yetmezliği ve kalp hastalıkları gibi ciddi rahatsızlıkları bulunan esirlerin tedaviden mahrum bırakıldığı, açlık ve kötü hijyen koşullarının da sağlık sorunlarını ağırlaştırdığı belirtildi.
Filistin Esir Araştırmaları Merkezi, siyonist işgal hapishanelerindeki Filistinli esirlerin sağlık koşullarına ilişkin yayımladığı raporda, 1500’den fazla hastanın uygun tıbbi bakım alamadığına dikkat çekti.
Merkez, aralarında ağır hastalıklarla mücadele eden onlarca esirin de bulunduğu bu grubun, sistematik tıbbi ihmal nedeniyle giderek kötüleşen koşullarda tutulduğunu bildirdi.
Raporda, tıbbi ihmalin hapishanelerde yeni bir uygulama olmadığı, ancak 7 Ekim 2023’ten sonra esirlerin yaşamını tehdit eden boyutlara ulaştığı kaydedildi. Merkez, hastalıkların ağırlığına bakılmaksızın tedaviye erişimin engellendiğini ve hastaneye sevk edilmesi gereken esirlerin de gerekli sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığını belirtti.
Kanserden böbrek yetmezliğine kadar çok sayıda hastalık
Merkezin açıklamasına göre, yüzlerce Filistinli esir kanser, böbrek yetmezliği, kalp hastalıkları, damar sertliği, diyabet ve yüksek tansiyon gibi ciddi rahatsızlıklarla mücadele ediyor. Nörolojik ve psikolojik sorunları bulunanların yanı sıra yaralılar, çeşitli sağlık sorunları yaşayanlar ve engelli esirlerin de ihtiyaç duydukları bakımı alamadığı ifade edildi.
Raporda, yetersiz beslenme ve temel besin öğelerinin eksikliğinin esirlerin bağışıklık sistemini zayıflattığına, hastalıkların yayılmasını kolaylaştırdığına işaret edildi. Temizlik malzemelerine erişimin kısıtlanması, uyuz hastalığına yakalananların diğer esirlerden ayrılmaması ve aşırı kalabalık da bulaşıcı hastalıkların yayılmasını artıran etkenler arasında gösterildi.
Esir ölümlerinde tıbbi ihmal vurgusu
Filistin Esir Araştırmaları Merkezi, tıbbi ihmalin esaret altında yaşanan ölümlerde başlıca etkenlerden biri olduğunu belirtti. Merkezin raporunda, 1967’den bu yana esaret altında şehit olduğu bildirilen 329 Filistinliden en az yüzde 50’sinin ölümünde tıbbi ihmalin temel nedenlerden biri olduğu kaydedildi.
Açıklamada, 7 Ekim 2023’ten sonra esaret altında şehit olduğu bildirilen 92 Filistinli açısından da tıbbi ihmalin, işkencenin ardından ikinci sıradaki ölüm nedeni olduğu ifade edildi. Filistin Esirler Cemiyeti de 17 Eylül 2026’da yayımladığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana kimlikleri açıklanan esir ölümlerinin 92’ye, 1967’den bu yana kaydedilen toplamın ise 329’a ulaştığını bildirmişti.
Merkez, hastaların tedaviden mahrum bırakılması, yetersiz beslenme ve sağlıksız hapishane koşullarının esirlerin yaşamını giderek daha fazla tehdit ettiği uyarısında bulundu. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Filistinli gazeteci Büşra et-Tavil’in yaklaşık 50 gündür hücre hapsinde tutulduğu, sağlık durumunun kötüleştiği belirtilirken, kadın esirlerin darbedilme, gazla müdahale, zorla başörtülerinin çıkarılması ve tıbbi bakımdan mahrum bırakılma gibi ihlallerle karşı karşıya olduğu aktarıldı.
Siyonist işgal makamları, Batı Şeria’daki Beytüllahim ve El-Halil vilayetlerinde bulunan toplam 182 dönümlük Filistin toprağını "devlet arazisi" olarak sınıflandıran iki yeni ilan yayımladı. Kararların, Bar Kohba ve Beni Kedem yerleşim projelerini sağlamlaştırarak yeni işgal alanlarının genişletilmesine zemin hazırladığı belirtildi.
İşgal altındaki Batı Şeria’nın birçok kent ve beldesinde gece boyunca baskınlar düzenleyen siyonist işgal rejimi, evlerde arama yaptı ve Filistinlileri alıkoydu. Ramallah yakınlarındaki Silvad beldesinde Yahudi çetelerin saldırısında çok sayıda Filistinli yaralanırken, Nablus’un kuzeybatısındaki Burka köyünde bir kavşak ateşe verildi.