TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel: Soykırım akla gelebilecek birçok suçtan daha ağır, insanlığa karşı işlenen bir suçtur
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, Mardin’de üniversite öğrencilerine yönelik yaptığı konuşmada Gazze’de işlenen soykırıma dikkat çekerek, “7 Ekim tarihinden itibaren Gazze’de öldürülen sivil şehitlerin sayısı 80 bini geçti. Bunların yüzde 70’ini kadınlar, çocuklar ve bebekler oluşturuyor. Ayrıca 200 binden fazla yaralı var.” dedi.
“Küresel Adaletin İnşası: Gazze’de İşlenen Suçlar Karşısında Uluslararası Yargı ve Türkiye’nin Hukuk Mücadelesi” başlıklı konferans, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel’in katılımıyla Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Gazze’de 7 Ekim’den bu yana yaşananlara dikkat çeken TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, hayatını kaybedenlerin sayısının 80 bini aştığını, bunların yüzde 70’ini kadınların, çocukların ve bebeklerin oluşturduğunu belirterek 200 binden fazla kişinin de yaralandığını ifade etti.
Yüksel, soykırımın akla gelebilecek birçok suçtan daha ağır, insanlığa karşı işlenen bir suç olduğunu belirterek “soykırım” kavramının ortaya çıkışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Bizlerin vicdanında soykırım olarak kabul ettiğimiz şey, dünyanın en adi suçudur”
Gazze’de yaşanan acı tabloya değinen Yüksel, “7 Ekim tarihinden itibaren Gazze’de öldürülen sivil şehitlerin sayısı 80 bini geçti. Bunların yüzde 70’ini kadınlar, çocuklar ve bebekler oluşturuyor. Ayrıca 200 binden fazla yaralı var. Bunların birçoğu ampute olmuş veya hayatını normal şartlarda sürdüremeyecek durumda olan kardeşlerimiz. Bunu söylemiş olsam ve sadece şu soruyu sorsam, hepinizin cevabını biliyorum: Gazze’de soykırım var mı? Herhâlde tereddütsüz Gazze’de soykırım olduğunu söylersiniz. Aslında vicdanı olan dünyadaki herkesin de tereddütsüz ‘Bu bir soykırımdır.’ demesini beklersiniz ve adalet çağrısı yaparsınız. ‘Küresel adalet nerede? Vicdan nerede, insanlık onuru nerede?’ diye sorarsınız. Ancak bizlerin vicdanında soykırım olarak kabul ettiğimiz şey, dünyanın en adi suçudur. Akla gelen ne kadar suç varsa hepsinden daha adi bir suç, bir insanlık suçu olan soykırım… Tüm bunlara rağmen ‘soykırım’ kelimesi aslında yeni bir kavramdır.” şeklinde konuştu.

Tarihte soykırım kavramının ortaya çıkışına ilişkin bilgi veren Yüksel, şöyle devam etti: “Polonyalı hukukçu Raphael Lemkin, 1944 yılında yayımladığı bir eserinde yeni bir kavram ortaya atıyor. Bu kavramı Yunanca genos (soy, ırk, kabile) ve Latince caedere (öldürme) kelimelerini birleştirerek oluşturuyor. İkinci Dünya Savaşı’nda yaşananları gördükten sonra, bir grubun sırf o gruba mensup olduğu için yok edilmesine bir ad vermiş oluyor. O zamana kadar bunun hukuken tanımlanmadığını düşünüyor. Onun çabaları sonucunda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ‘Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ adıyla bir uluslararası sözleşme kabul ediyor. Sözleşme 1948’de kabul ediliyor. Türkiye de 1950’de sözleşmeye taraf oluyor.”
“Uluslararası hukukun mantıklı olduğuna inanmak ve bunu insanlara aşılamak gerçekten büyük bir tehlike değil mi?”
Dünyada işlenen soykırımlara ve yaşanan savaşlara rağmen uluslararası hukuka duyulan inancı sorgulayan Yüksel, “Hiçbir hukuk profesörü, öğrettiği hukukun geçerliliği ve faydası hakkında bu kadar derin bir şüpheyle karşılaşmamıştır. Oysa gözlerimizin önünde patlak veren bu korkunç savaş, devletler arasındaki ilişkilerde hukukun ne kadar zayıf ve kırılgan olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Uluslararası hukukun mantıklı olduğuna inanmak ve bunu insanlara aşılamak gerçekten büyük bir hata ve tehlike değil mi?” ifadelerini aktardı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Gazze'deki Esirler Medya Ofisi, Filistinli kadın esirlerin başörtülerinin açıldığını, darbedildiklerini ve göz yaşartıcı gaz ile biber gazına maruz bırakıldıklarını bildirdi. Aralarında hamile bir esirin de bulunduğu kadınların sağlık durumunun kötüleştiği, 17 esirin ise tecrit edildiği belirtildi.
Siyonist işgal güçlerinin Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında şehit olanların sayısı 74 bin 480'e, yaralananların sayısı 175 bin 539'a ulaştı. Son 24 saatte hastanelere 5 şehit ve 22 yaralı getirildi. Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana ise şehit sayısı 1522'ye yükseldi.
Mescid-i Aksa'nın İslami kimliğini ve mevcut statüsünü değiştirmeye yönelik uygulamalar yoğunlaşıyor. Siyonist işgalcilerin baskınları sürerken yaklaşık bin Kudüslü hakkında Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırma kararı verildi.
İspanyol teknik direktör Pep Guardiola, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) için hazırlanan video mesajında Gazze'de yaşananlara dikkat çekerek dünyaya Filistin halkıyla dayanışmayı sürdürme çağrısı yaptı. Guardiola, "Onlar ölmüş değil, katledilmiş insanlar. Onlar sadece birer sayıdan ibaret değil. Onlar ismi, yüzü, ailesi, hayalleri ve anıları olan hayatlar." dedi.