​

​28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi Gaziantep Sekreteri İbrahim Sain, 28 Şubat ve FETÖ yargısı mahkumlarının hiçbir bahane ya da erteleme olmaksızın derhal serbest bırakılmasını istediklerini söyledi.

28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi öncülüğünde Gaziantep Adliyesi önünde bir araya gelen 28 Şubat ve FETÖ yargısı mağduru aileler, basın açıklaması yaparak, adalet istediklerini yineledi.

Gaziantep Adliyesi önünde toplanan aileler ve ailelere destek veren vatandaşlar, ellerinde “Af Değil, Adalet İstiyoruz”, “Bitmeyen Zulüm 28 Şubat”, “28 Şubat Tarihin Yüz Karasıdır”, “28 Şubat ve FETÖ Mağdurları Adalet Bekliyor” ve “28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağdurları Serbest Bırakılmalı” dövizleri taşıdı.

Toplanan grup adına basın açıklamasını 28 Şubat ve FETÖ Yargısı Mağduru Aileler İnisiyatifi Gaziantep Sekreteri İbrahim Sain okudu. Sain, 28 Şubat sürecinde verilen siyasi yargı kararlarının iptal edilerek, 28 Şubat’ın brifingli-siyasi yargılamalarının yok sayılmasını talep ettiklerini söyledi.

“Bugüne kadar yapılan onlarca eylem, söyleşi, yüzlerce ziyaret ve farklı çevrelerden duyarlı insanların neredeyse bir kitaba sığmayacak çapta gayretleriyle dile getirdikleri hiçbir talebin somut bir karşılığı ne yazık ki olmadı” diyen Sain, “Yeni bir af yasasının gündeme geldiği bugünlerde, 20 ve 25 Ramazan ayını, 40-50 bayramı içeride geçiren 28 Şubat mahpusları için, yıllar değişmiş, hükümetler değişmiş, siyasi iktidarlar, güç odakları, yargı mensupları değişmiş ama mağduriyetlerinin giderilmesi için hiçbir şey değişmemiştir. Ne kadar ironidir ki 28 Şubat’ta darbe yaptığı mahkemece tescil edilip ve müebbet hapis cezası alan darbeciler ayda bir imza karşılığı salıverilirken, darbenin gerçek mağdurları ise halen cezaevlerinde tutulmaktadırlar.”dedi.

“28 Şubat, 20 yılı aşan süre cezaevlerinde tutulan mahpus ve aileleri için devam ediyor”

Cumhurbaşkanı’nın defalarca, dönemin Başbakan’ın ise birkaç kez dillendirdiği ve Meclis'te defalarca gündeme gelen bu hukuksuzluk karşısında somut bir adli, idari ya da yasal adımın atılmamış olmasının ciddi çelişkileri içerisinde barındırdığına dikkat çeken Sain, “Bu çelişkileri ortaya sermek ve duymayan kulak, görmeyen göz ve sızlamayan vicdan kalmasın, hiçbir mazeret ileri sürülmesin diye bir kez daha buradayız. Aradan geçen 21 yıla rağmen 28 Şubat’ın ve FETÖ’nün çaldığı hayatların hesabının halen sorulmadığını ve 20 yılı aşan sürelerle cezaevlerinde tutulan 600’e yakın mahpus ve bu mahpusların aileleri için darbe devam ediyor.”ifadelerini kullandı.

“28 Şubat süreci yargılamalarına meşru yargılama muamelesi yapılamaz”

28 Şubat süreci yargılamalarına meşru yargılama muamelesi yapılamayacağının altını çizen Sain, şöyle devam etti:

“Beraat etmesi gerekirken bir torba dosyaya dahil edilen ve en ağır yorumda bile ‘adli nitelikli süreli hapis’ cezası alması gerekirken ‘siyasi nitelikli müebbet hapis’ cezası verilen, delil niteliği de tartışmalı olup, ABD’de deşifre edilmiş dijital kayıtlarla cezalandırılan, avukatsız ve işkenceli sorgulamalarda da imzalatılan sahte ifade tutanaklarına dayanılarak gençlikleri ellerinden alınan, bir toplumsal zeminde oluşturmak adına ev ya da işyerlerine yerleştirilen sahte delillere dayanarak iğrenç, aşağılık iftiralarla suçluymuş gibi medyanın önüne atılan 28 Şubat ve FETÖ mahpuslarına özgürlük talebiyle buradayız. 28 Şubat hemen her çevre tarafından ‘darbe’ olarak adlandırılıyorken, 28 Şubatçılardan bir kısmının da darbeciliği mahkeme tarafından tescil edilmiş ve onlara da müebbet hapis cezası verilmişken, 28 Şubatçı hakim ve savcıların brifingli ya da paralel yargının elemanları olduğu tespit edilmiş ve kritik mahkemelerde görev yapanlar ya ihraç edilmiş ya da tutuklanmışken ve örgütçülerin başka kişileri ‘örgütçü’ diyerek soruşturduğu ve cezalandırdığı ortaya çıkmışken, 28 Şubat süreci yargılamalarına meşru yargılama muamelesi yapılamaz. Bırakın hukuku, mantık ilkelerine bile aykırı olan bu zulmün halen devam ettirilmesinin de bir izahı yoktur. Hukuksuzluğun bu derece ayyuka çıktığı bir konuda böylesi bir sessizlik ve tavırsızlık endişe ve utanç vericidir.”

“Bu mazlumların ahı tüm siyasi hesapları alt üst edecek bir güce sahiptir”

Çocukları babasız, anneleri evlatsız bırakan bu sorunun hemen çözülmesi gerektiği çağrısında bulunan Sain, “Unutulmasın ki mazlumların ahı bütün siyasi hesapları ve matematik hesaplarını alt üst edecek bir güce sahiptir. Kendilerini tutuklayanlar tutuklu hale geldiği halde af talebinde bulunmayan, vakur ve onurlu bir duruşla haklarını arayan bu insanların ve bu insanların ailelerinin hak taleplerine kulak vermek ve gereğini yerine getirmek, açıktır ki başta yargı, hükümet ve TBMM olmak üzere herkesin üzerine düşen önemli bir görevdir.”şeklinde konuştu.

“28 Şubat’ın brifingli-siyasi yargılamalarının yok sayılmasını talep ediyoruz”

28 Şubat sürecindeki siyasi yargı kararlarının iptal edilerek 28 Şubat’ın brifingli-siyasi yargılamalarının yok sayılmasını talep ettiklerini belirten Sain, “Brifingli yargılamaların kötü mirasını devralan mevcut mahkemeleri, iş yoğunluğu bahanesini bir tarafa atarak, gerekirse gecelerini gündüzlerine katarak bu sorunu çözmeye davet ediyoruz. TBMM’de birinci parti olan AK Parti'yi ve ana muhalefet olan CHP’yi, 28 Şubat ve FETÖ mahpuslarının sorununu ‘öncelikli mesele’ haline getirmeye, bu sorunun çözümünü sağlayacak yasal düzenlemeleri bir an önce yapmaya çağırıyoruz. Binlerce insanın hayatını karartmış olan 28 Şubat sürecinin her yönüyle aydınlatılmasını, bu sürecin bütün aktörlerinin açığa çıkartılarak bunlardan hesap sorulmasını bekliyoruz. 28 Şubat sürecindeki siyasi yargı kararlarının iptal edilerek 28 Şubat’ın brifingli-siyasi yargılamalarının yok sayılmasını talep ediyoruz. 28 Şubat ve FETÖ yargısı mahpuslarının hiçbir bahane ya da erteleme olmaksızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.”diye konuştu.

Basın açıklamasının ardından toplanan kalabalık sessiz bir şekilde dağıldı. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler