​Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde imam hatip lisesi öğrencileri tarafından düzenlenen "28 Şubat sürecinde akılda Kalanlar" adlı konferansta 28 Şubat'ın iyi analiz edilmediği takdirde 15 Temmuz darbe girişiminin de anlaşılmayacağı vurgulandı.

Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde imam hatip lisesi öğrencileri tarafından "28 Şubat sürecinde akılda Kalanlar" adlı konferans düzenlendi. 

Hilvan Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından konferans salonunda düzenlenen programa, 28 Şubat mağduru öğretmen Remzi Cibik, Memur-Sen İlçe Başkanı Mehmet Altun, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Program İsmail Bolgaz adlı öğrencinin Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayıp, okunan şiir, ilahi ve 28 Şubat sürecinde yaşanan mağduriyetler ile ilgili sinevizyon gösterisi devam etti. 

28 Şubat sürecindeki zulme dikkat çeken Remzi Cibik, başörtülülerin dışlandığını, görevlerine son verildiğini; Kur'an kurslarının kapatıldığını, ilahiyat kontenjanlarının düşürüldüğünü, imam hatiplerin orta kısmının kapatıldığını hatırlattı.

Bir anısın anlatan Cibik, "O dönem Kur'an dersi veriyordum. Baktım bizi takip ediyorlar. İki de bir bizi uyarıyorlardı, ‘ne yapıyorsunuz?’  diye. Ben de Kur'an dersi veriyorum, dedim. İlahiyat öğrencisiyim ya. Bana, ‘sonun iyi olmaz’ dediler ve aldılar. Daha sonra da başörtü olayları yaşandı. Allah razı olsun özellikle başı açık olan bacılarımız bize destek oldu. Ama öyle bir fetva alındı ki belimizi büktü ‘başörtüsü furuattır’ denildi. Yani, 'gereksizdir, sonradan oluşturuldu!' O gariban, temiz, saf yürekli, gayretli insanlarımızın okumalarına mani olundu.  Tabii biz de nasibimizi aldık. Kur'an dersi verme, dediler verdik. Hatta babam bana, 'oğlum namazını camide değil evde kıl. Sen zaten Kur'an biliyorsun. Seni okuttuk, elinde Kur'an oku.' diyordu. Ama Kur'an bana bunu söylemiyordu. İyiliği emredip kötülükten alıkoymamı söylüyordu. Ortaokulda camiye gidiyorduk. Hocam bana, ‘Remzi, yarın sabah ezanı sen oku' demişti. Camiye gittim, caminin kapısında iki tane silahlı duruyordu. Biraz da kaba bıyıklıydılar. Biri diyor ki ‘Bu çocuğu nasıl öldürsek sence?', Biri, 'naylona saralım’ diyor diğeri ise ‘Tekere saralım, hatta bu küçüktür bunu araba tekerlerine sarıp öyle yapalım’ diyordular. Tabii çocuk olduğum için korktuk daha sonra Kur'an'a baktık ki ‘Allah için öldürülen şehiddir’ deniliyordu. Babalarımızı tehdit ediyorlardı. 'Bakın sizi öldürürüz' diyorlardı. Bu şekilde baskılar, sindirmeler ve zorlamalar vardı. Şimdi 15 Temmuz diyoruz. Bunu yakinen söylüyorum; 28 Şubat'ta ekilen zehir tohumları, o zararlı tohumların meyvesini bazıları 15 Temmuz'da almak istedi. Çünkü biz 28 Şubat'ı iyi analiz etmesek 15 Temmuz'u anlayamayız maalesef. O günlerin geri gelmemesi için, en başarılı, en efendi, öğretmenlerine karşı en saygılı siz imam hatipliler olun." ifadelerini kullandı.  (Ramazan Şefkatlı-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler