“Adnan Oktar projesinin amacı dini tahrif etmektir”

2015 yılında Adnan Oktar hakkında yazdığı yazıdan dolayı 11 bin TL para cezası alan Muş Alparslan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doktor Cahit Karaalp, Adnan Oktar projesinin asıl amacının dini tahrif edip zihinleri bulandırmak olduğunu söyledi.

2015 yılında “Adnan Oktar Kimdir?” başlığıyla kaleme aldığı yazıdan dolayı 11 bin TL para cezası alan Muş Alparslan Üniversitesinde (MŞÜ) görevli Öğretim Üyesi Doktor Cahit Karaalp, Adnan Oktar hareketine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Adnan Oktar projesinin amacının dini tahrif edip zihinleri bulandırmak olduğunu söyleyen Doktor Karaalp, Oktar’ın akli dengesinin yerinde olmadığını yayarak ceza almaktan kurtarmaya çalışıldığını ancak, akli dengesinin yerinde olduğuna ilişkin raporun bizzat mahkeme heyeti tarafından kendisine gösterildiğini söyledi.

Akli dengesi yerinde olmayan bir kişinin Oktar’ın yaptıklarını yapamayacağını belirten Karaalp, bu konuda kamuoyunun yanıltıldığını söyledi.

Karaalp, “Adnan Oktar akli dengesinin yerinde olmadığına yönelik bir yaygara çıkarttı. Daha sonra insanlar bunun üzerine gidince de aklı dengesinin yerinde olduğuna dair bir rapor sundu. Kamuoyu, askerliğe güya akli dengesi yerinde olmadığı için gitmediğini, birçok cezadan bu sıfatla kurtulduğunu biliyor. Fakat Adnan Oktar’ın akli dengesinin yerinde olduğu bizzat mahkeme tarafından bana bildirildi ve rapor bana gösterildi. Avukatı da bunu itiraf etti. Adnan Oktar bu süreçten de akli dengesi yerinde değil diye yırtmaya çalışıyor. Ben, kamuoyunun yanıltıldığını, mahkemelerinde yanıltılmak istendiğini düşünüyorum. Dolayısıyla Adnan Oktar bu mahkemelerde akli dengesi yerinde değil diye kurtulamamalı. Akli dengesi yerindedir. Akli dengesi yerinde olmayan hiçbir insan bu hareketlerle bulunamaz.” dedi.

“Küresel güçler Adnan Oktar aracılığıyla mehdi inancını bulandırıyor”

Küresel güçlerin Oktar aracılığıyla Müslüman halkın inançlarını bulandırdığını aktaran Karaalp, “Adnan Oktar’ın amacına gelince; kesinlikle basit bir adam değildir. Küresel güçlerin bir piyonudur ve bu oyun büyük bir oyundur. Müslümanların bir Mehdi inancı vardır. Bazıları bunu kabul etmese de çoğunlukla buna inanılır. Mehdi’nin geleceği kabul edilir. Dolayısıyla küresel güçler, Adnan Oktar aracılığıyla yapmak istediği şey mehdi inancını bulandırmak, dini tahrif etmektir. Dinin aslı kaynaklarını tarif edemeyince dini yorumlar aracılığıyla, Adnan Oktar gibileri aracılığıyla, dini bulandırmak istemektedirler. Bunlar bir projedir. Bu proje basit, masumane bir proje değildir. Bu projenin amacı dini tahrif etmek, bulandırmaktır.” şeklinde konuştu.

Yazılarını, topluma oynanan oyunu duyurmak adına kaleme aldığını söyleyen Karaalp, “Ben İlahiyatçı bir akademisyen olarak; toplumun duyarlılığı adına, topluma bu oyunu duyurmak adına bir kaç yazı kaleme aldım. Benim bu yazılarım mahkemeye verildi. Hakkımda dava açıldı. Nasıl olduğunu anlamadım, hızlı bir şekilde dava süreci gerçekleşti. Önce 4 daha sonra 11 bin TL ceza kesildi. Hiçbir mahkeme Türkiye’de bu kadar hızlı sonuçlanmazken bizim mahkemeler hemen, hızlıca sonuçlandırıldı. Verilen son cezayı ben Yargıtay’a gönderdim. Önceki cezanın temyiz hakkı olmadığı için gönderemedim. Bu konuda mağdur olduğuma inanıyorum. Sadece ben değil bütün Türkiye Müslümanlarının mağdur edildiğine inanıyorum. Bu mağduriyet zamanında giderilmedi.” diye belirtti.

“Geç kalınmış bir durum olsa da zamanlaması güzeldi”

Oktar’ın gözaltına alınmasına ilişkinde konuşan Karaalp, bunun geç alınmış bir karar olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Geç kalınmış bir durum olsa da zamanlaması güzeldi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk icraatının bu olması dış güçlere bir mesajdır. Artık Türkiye’de istediğiniz gibi at koşturamazsınız mesajı verilmiş oldu. Ben böyle algılıyorum. Küresel güçler Adnan Oktar’ın arkasında durmazsa demek ki onu gözden çıkardılar. Çünkü bugüne kadar yapacaklarını yaptırdılar. Adnan Oktar gibi birisi 300 kitap yazıyor ve her bir kitabı 70 dile çevriliyor. Bu hem büyük bir emek istiyor hem de büyük bir güç, büyük bir sermaye istiyor. Dolayısıyla bunun arkasında küresel güçler olduğundan hiçbir şüphem yoktur. Geç kalınmış bir durum olduğuna inanıyorum. Daha önce de bunlar tespit edilebilirdi. Ancak irade bu yönde gerçekleşti. Türkiye halkı Adnan Oktar’a gereken cezanın verilmesini bekliyor. Bu sadece gözaltına alınıp bırakılmasıyla kalınmamalıdır. Gereken cezanın verilmesi gerekir.”

“Bunların ortak amacı Müslüman halkları küresel güçlere mahkûm etmek”

FETÖ ve Oktar hareketinin birbirinden bağımsız olmadığına inandığını belirten Karaalp, son olarak şunları kaydetti:

“Ben Adnan Oktar hareketinin FETÖ hareketinden bağımsız olmadığını düşünüyorum. Bunlar ortak hareket ediyorlar. Bunların elebaşları aynıdır. Bunların ortak amacı; Müslüman halkları küresel güçlere mahkûm etmek, köleleştirmek, dini tahrif etmek, Müslümanların zihinleri bulandırmak ve samimi Müslümanları etkisiz hale getirmektir. FETÖ hareketi içine çekerek, Adnan Oktar hareketi de mahkûm ederek bunları gerçekleştiriyordu.” (Ayetullah Tarhan-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler