Şanlıurfa Baro Başkanı Ahmet Tüysüz'ün, Viranşehir adliyesinde görevli polislerce kötü muameleye tabi tutulmasına yönelik bir basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada, avukatların hürriyetinden mahrum bırakılamayacağı belirtildi.

Şanlıurfa Barosu, Baro Başkanı Ahmet Tüysüz'ün, Viranşehir adliyesinde karşılaştığı muameleye ilişkin bir basın açıklaması düzenledi.

Şanlıurfa Barosu Başkanlığının önünde toplanan avukatlar ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu baro başkanları, Adliye Sarayı’na yürüdü. Basın metnini Şanlıurfa Baro Başkanı Ahmet Tüysüz burada okudu.

22 Eylül’de Viranşehir Adliyesinde görevli polislerce kötü muameleye tabi tutulduğunu belirten Tüysüz, “Adaletin tecelli etmesi gereken adliye koridorlarında görev ve yetkisini istismar eden, kötüye kullanan bazı polislerce sırf müvekkiliyle savunma için adliyede bulunan bir avukatın, bir baro başkanının kollarına zorla girilerek savcının odasına sokulmasıyla karşı karşıya kaldık. Avukata yönelik bu hak ihlali baro tarihimizde ilk değil. Şunun net olarak bilinmesi gerekir ki biz savunma kurumu olarak savunmayı savunmakta asla aciz değiliz. Ama bunu yaparken hukukçular olarak genelleme yaparak tüm bir kurumu suçlama gibi bir kolaycılığa kaçmadığımızın sadece bu zorba davranışları sergileyenlerden hesap sorulması için burada olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Çünkü bu tür bir eylem kime karşı yapılırsa yapılsın suçtur. Kaldı ki baro başkanı olduğumu söylememe ve bilinmesine rağmen kasıtlı olarak, savunma kurumunu itibarsızlaştırma amaçlı yapıldığı açıkça anlaşılan bu kanunsuz ve pervasızca eylem, lanetlemeyi de hak etmektedir.” dedi.

Tüysüz, açıklamasına söyle devam etti:

“Biz avukatlar geçmişte kamu görevlileriyle hele hele suç işleyen bir polisle karşı karşıya gelmenin ne demek olduğunu acı tecrübelerle ve maalesef avukat aleyhine işleyen bazı yargı pratikleriyle müşahede ettik. Umarım suç duyurusunda bulunduğumuz bu olaya ilişkin soruşturmanın akıbeti de aynı şekilde olmaz. Soruşturma makamında cezasızlık politikasına meydan vermeyecek bir şekilde tüm delilleri toplayacağına yürekten inanmak istiyoruz. Bununla birlikte doğrusu kollarımızdan zorla tutarak odasına götürüldüğüm savcının huzurunda da aynı pervasız hukuk dışı tutum ve davranışların sürmesine rağmen hukuk adamı olan savcının, kolluğu uyarmak yerine bana dönerek ‘sakin olun’ demesi beni derinden üzmüştür.”

“Avukatlar sırf müvekkillerinin savunmasını üstlendiği için suçlanamaz” diyen Tüysüz, “Avukatlar hürriyetinden mahrum bırakılamaz. Bunu asla kabul etmiyoruz ve içimize de sindirmeyeceğiz. İşte biz burada bulunan hukukçular, adli ve idari makamlardan bu görev ve sorumluluklarını yerine getirerek adliye koridorunda ve savcının odasında, gözü önünde avukatlık mesleğine yönelik bu ağır saldırının ve hak ihlalinin cezasız bırakılmaması için gerek idari gerekse adli makamlardan ‘etkin bir soruşturma’ yapılarak suç işlemiş bu şahısların hak ettikleri şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Daha sonra basın mensuplarına bir açıklamada bulunan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, avukatın sistemde dışlandığı bir yerde adil bir yargılamanın olmayacağını söyledi.

Feyzioğlu, “Sistemden avukatı çekersek hâkim hâkim olmaz, savcı savcı olmaz. Başkanımızın gördüğü muamele vatandaşın gördüğü muameledir aslında. Çünkü savcı suçlar soruşturur, hâkim yargılar ve belki mahkûm eder. Ama vatandaşı savunan avukattır. Vatandaşı savunan avukata bu muamele doğrudan vatandaşa yapılmıştır. Bu sebeple olay sadece bir avukata yönelik kabul edilmez bir saygısızlık değil; vatandaşa yönelik, vatandaşlık hukukuna yönelik kabul edilmez bir davranıştır.” dedi.

Daha sonra basın açıklaması çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi. (Hüseyin Sayhar - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler