Bitlis'te düzenlenen "Çağımızın Vebası Madde Bağımlılığı ile Mücadele Konferansı"nda bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntemin hiç başlamamak olduğuna vurgu yapıldı.

Bitlis'te düzenlenen "Çağımızın Vebası Madde Bağımlılığı ile Mücadele Konferansı"nda uyuşturucunun, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın bir sorunu haline geldiğine dikkat çekilerek, madde bağımlılıyla mücadelede en etkili yöntemin hiç başlamamak olduğuna vurgu yapıldı.

Bitlis Kültür Müdürlüğünde düzenlenen konferansta, uyuşturucunun tehlikelerine dikkat çekilerek, korunmanın yollarıyla ilgili ailelere önemli tavsiyelerde bulunuldu. Uyuşturucudan korunmanın en önemli yönteminin, uyuşturucuya bulaşmamak olduğu belirtilen konferansta, uyuşturucu ve bağımlılığın sadece Türkiye’nin değil, dünyanın bir sorunu haline geldiği ifade edildi.            

Uyuşturucunun Bitlis'te de zirveye çıktığı tehlikesine dikkat çeken Araştırmacı-Yazar Serdar Durer, kentte var olan ve metruk konumundaki tescilli yapıların, uyuşturucu başta olmak üzere birçok entrikaların yapıldığı mekânlar haline geldiğini söyledi.

Uyuşturucuyla mücadelede birlikte hareket etmenin önemine vurgu yapan Durer, "Uyuşturucu ve madde bağımlılığı Bitlis'te zirveye oturmuş durumda. Şimdi bu nasıl oldu? Bitlis’te tescilli yapıların sayısı çok fazla. Buradan göç edenler, bu tescilli yapıları böyle bırakıp gitmişler. Ancak o yapılara bir çivi bile çakamıyorlar. Hal böyle olunca bu yapıların içerisinde her türlü entrikalar vücut bulmaya başlamış. Bunu sadece madde bağımlılığıyla sınırlandırmak da doğru değil. Birçok entrikanın, birçok yanlış işlerin döndüğü mekânlar haline geldi." dedi.

"Uyuşturucuyla hep beraber mücadele etmemiz gerekiyor"

Uyuşturucuyla herkesin mücadele etmesi gerektiğini dile getiren Durer, "Benim ailemde, çevremde kullanan yok diye, bu problem, benim problemim değil mi? Bu, şu an Bitlis’in en elzem problemi durumunda. Dünyanın bir problemi haline gelmiş. Çocuklar özellikle sizden istirham ediyorum, bu viran yerlere, bu bozuk yerlere girmeyiniz. Arkadaşlarınızın gitmesine müsaade etmeyiniz. Bu yerlerde önce sigarayla başlatıyorlar. Ama bugün iş çok daha farklı bir noktaya geldi. İş sigarayla sınırlı değil. Hep birlikte el birliğiyle, omuz omuza, yürek yüreğe vermezsek, bu illeti Bitlis’ten söküp atmamız mümkün değil. Hep beraber mücadele etmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Yeşilay olarak ülkenin her tarafında bu tür hastalıklarla mücadele ettiklerini belirten Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi M. Yılmaz Aslan da aslında madde bağımlılığını bir hastalık olduğunu hatırlatarak, bununla mücadeleyle ilişkin bir sunum yaptı.

"Bağımlılıkla mücadelenin en etkili yöntemi, uyuşturucudan uzak durmak ve hiç başlamamaktır"

Bağımlılıkla mücadelenin en etkili yönteminin, uyuşturucudan uzak durmak ve hiç başlamamak olduğunu belirten Madde Bağımlılığı Formatörü Psikolog Ahmet Erol, ailelere ve gençlere önemli tavsiyelerde bulundu.   

Erol, "Bağımlılık o kadar kötü bir şey ki ilk başlandığında hoşnutluk verebiliyor. Ama ondan sonra vücudumuzun birçok organına zarar veriyor. Bu neyi tetikliyor? Ders başarınızı ve hayatınızın her yönünü etkiliyor. Bağımlılığın bu kadar fazla olmasının sebebi ise bağımlılığın sürekli kendini tekrarlayan bir durum olmasıdır. Kişi bıraktıktan sonra yine risk altındadır. 5-6 ay sonra belirli mazeretlerle tekrardan başlayabiliyor. Bundan korunmanın en iyi yolu, bundan uzak durmak, yani hiçbir şekilde başlamamaktır. Sigara da aynı şekildedir. Genelde de şöyle başlıyor; 'Bir tane içsem ne olur? Benim iradem güçlüdür, ben zayıf değilim.' Bağımlı olanlar genelde zayıf karakterli olanlar olduğunu düşünürler ve başlar. Birkaç içişten sonra bakarlar ki ceplerine düşmüş. Bunu aklınızdan çıkarmamanız lazım. Her zaman en güvendiğiniz kişiler bağımlılığa düşmüşse, onlar sizi sürüklemek isterler. Başarınızı kıskanır ve sizi de yanlarına çekerler. Bununla ilgili bir durumla karşılaştığınız zaman yapmanız gereken şu, kibarca ret etmektir." diye konuştu. (Şükrü Tontaş-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler