Mavi Marmara katliamının yıldönümünde açıklamalarda bulunan Mavi Marmara gazileri, İslam coğrafyasında yaşanan katliamlara dikkat çekerek, bütün İslam coğrafyasında Mavi Marmaralara ihtiyacın olduğunu belirttiler.

Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara Gemisi'ne Siyonist İsrail askerleri tarafından düzenlenen saldırının üzerinden 7 yıl geçti.

10 kişinin şehit olduğu katliamdan sağ kurtulan Mavi Marmara gazileri, İslam coğrafyasının emperyalistler tarafından kan revan olduğunu söylediler.

Bütün İslam coğrafyasında Mavi Marmaralara ihtiyacın olduğunu ifade eden gaziler, bu konuda ümmetin duyarlı olmasını istediler.

Mavi Marmara Gemisi'ne karşı düzenlenen saldırıda yaralanan Fikri Karavil, Mavi Marmara Gemisi'nin emperyalist akımların önüne geçmek amacıyla başlatılmış bir insanlık mücadelesi olduğunu ifade etti.

Mavi Marmara Gemisi'nin Filistin'in kurtuluşu için yola çıktığını hatırlatan Karavil, "Yeryüzünün her tarafında İslam coğrafyası kan ağlıyor. Kâfirler, emperyalistler Ortadoğu'da İslam ülkelerini kan revan haline çevirmişler. Bunu kendilerine bir tabiat olarak oluşturmuşlar. Binlerce kilometre uzaklardan gelip, İslam coğrafyalarını istila edip, Müslümanların canlarına mallarına göz dikmiştir. Mavi Marmara Gemisi de belki bu emperyalist akımların önüne geçmek amacıyla başlatılmış bir insanlık mücadelesidir. Mavi Marmara Gemisi Filistin'in kurtuluşu için yola çıkmıştı. Şu anda bütün İslam coğrafyasında Mavi Marmaralara ihtiyaç vardır. Oradaki Müslümanların feryadına figanına kulak verecek bir mücadele hareketi, bir mücadele aşkı ile dolu olan Mavi Marmara gemilerine ihtiyaç vardır." dedi.

"Müslümanların gözünde Filistin önemli bir yer ama bugün Filistinlerimiz çoğalmış"

İslam ümmetinin Filistinlerinin sayısının çoğaldığına dikkat çeken Karavil, sözlerine şöyle devam etti:

"İsrail kendi kendine bir yol haritası çizmiştir. Kim ne derse desin kendi emellerine ulaşmak adına katliamlar da yapacak, ambargolar da uygulayacak, elinden gelen bütün imkânları seferber edecek. Burada İsrail'in yaptıklarından ziyade İslam ümmetinin yaptıklarına bakmak lazım. Müslümanların gözünde Filistin önemli bir yer ama bugün Filistinlerimiz çoğalmış. Myanmar, Afganistan, Mısır, Keşmir, Libya, işte yanı başımızda Irak ve Suriye, bütün her tarafı Filistin haline getirmişler, topraklarımızı istila etme çabaları var. İsrail'e söylenecek çok şey yok aslında. Kendi barbarlıklarıyla, kendi idollerine ulaşabilmenin mücadelesini veriyorlar. Biz Müslümanlar olarak ne yapıyoruz? Artık ne zaman uyanacağız?"

"Bir gün mutlaka kazanacağız, kazananlardan olmak için bu uğurda fedakârlık yapmak lazım"

Emperyalistlerin zulmüne dur demenin vakti geldiğinin altını çizen Karavil, "Bütün İslam coğrafyası kan revan içerisinde her taraf yanıyor, tutuşuyor, ciğerlerimizi yakıyorlar ama biz hâlâ küçük hesaplar peşinde koşuyoruz. Artık buna dur demenin zamanının geldiğini düşünüyorum. Zulümler arttıkça nusret yakınlaşacaktır, ben bu ümitteyim. Bugün belki bütün İslam ülkeleri kan revan içinde olabilir ama mutlaka kazanacağız. Filistin davası da kazanacak, diğer İslam coğrafyasındaki Müslümanlar da kazanacak. Bir gün mutlaka kazanacağız, kazananlardan olmak için bu uğurda fedakârlık yapmak lazım. Bugün belki fert olarak, topluluk olarak bir şeyler yapma imkânımız kısıtlı olabilir ama en azından dualarımızda İslam coğrafyasındaki kardeşlerimizi unutmamalıyız. Onların düştüğü duruma yarın bizim de düşmeyeceğimizin garantisi yoktur. Yetkililerden ziyade bizim kendi görevimizi yapmamız lazım. Biz üzerimize düşen görevlerimizi yaparsak yetkililerde üzerine düşeni yaparlar." ifadelerini kullandı.

Siyonistlerin saldırısında yaralanan Mehmet Ali Zeybek de Gazze'nin açık hava hapishanesine dönüştürüldüğünü söyledi.

İsrail'in Filistin topraklarında olduğu sürece Mavi Marmara Gemisi'nin gündemden düşmeyeceğini ifade eden Zeybek, "Filistin topraklarında yaşayan insanların her gün evleri yıkılıyor. Elektrik günde 4 saat veriliyor. Geçen sene 8 saatti, sanki daha da azaltacaklar. Elektriğin gitmediği yerde su da olmaz. İnsanlar çok ciddi sıkıntılar yaşıyor. Her gün bombaların altında yaşamak, evlerin yıkılması, çocuklarının aç kalması, binlerce insanın geriye yetim kalması ve her gün bir uçağın gelip bomba bırakacağını düşünmek bu şekilde yaşamak mümkün değildir. Allah, bu konuda onlara sabır vermiş ve yaşıyorlar." şeklinde konuştu.

"Netenyahu'nun yanına Trump'un oturması ‘Sen çocukları öldürebilirsin' anlamına geliyor"

Katliamın üzerinden 7 yıl geçtiğini hatırlatan Zeybek, "Batının İsrail'e hami olması Amerika'nın gelip İsrail'e hami olması desteğini iletmesi uluslararası vahşetin ne boyutta olduğunu gözler önüne seriyor. Netenyahu'nun yanına Trump'un oturması ‘Sen çocukları öldürebilirsin' anlamına geliyor. Bütün bunları göz önüne bulundurduğumuzda Mavi Marmara büyük bir ses getirmiştir. Üzerinde uzun zaman geçmesine rağmen bu erdemli hareket halen konuşuluyor. 20 bin dolar alarak ailelerin susturulması söz konusu oldu. İki devlet anlaştığı zaman siz bir hak iddia edemiyorsunuz. Umudumuz Batı'da değildir. Mesele oradaki kardeşlerimizin durumunu tüm dünyaya haber vermektir." diye konuştu.

"Mavi Marmara gibi yolculuklarla Siyonist zihniyet, işgalci İsrail Devleti Ortadoğu'dan çıkıp gidecek"

"Filistin'den çıkacak olan meşalenin İslam toplumuna, bize önderlik edebileceğini düşünüyoruz" diyen Zeybek sözlerine şöyle devam etti:

"Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere vs. bu işte kim öncülük ediyorsa, halkları seslerini çıkarmıyorlar ama biz yine bu olayı onlara iletiyoruz. Olur ki içlerinde vicdan sahibi kimseler vardır. Mavi Marmara bu açıdan önemliydi ve halen Batı'da da konuşuluyor, onların ilgisini de çekiyor. Ümit ediyoruz ki; Mavi Marmara gibi yolculuklarla, kardeşlerimizin başarısıyla gerçekten Siyonist zihniyet, işgalci İsrail, Ortadoğu'dan çıkıp gidecek. Orada herkes kendi kutsalını yaşayabilir fakat Siyonist İsrail, dünyaya fitne ve fesat için kurulmuş, özellikle İslam toplumunun kalbine saplanmış bir hançerdir. Onu çıkarıp atmak gerekiyor. Bu anlamda Mavi Marmara gibi bir durum olursa, Müslümanın buna teveccüh edeceğini düşünüyoruz. Bu yüzden bunu gündemde tutmak istiyoruz. Böyle bir sevdanın Kudüs sevdasının kutsiyetinin, Filistin halkının, oradan çıkacak bir meşalenin İslam toplumuna bize önderlik edebileceğini düşünüyoruz."

Saldırıda yaralanan bir başka gazi olan Ayetullah Tekin ise Mavi Marmara Gemisi'nin insanlığın ortak vicdanı olduğunu belirtti.

Mavi Marmara Gemisi'nde bulunduğundan dolayı onur duyduğunu dile getiren Tekin, "Mavi Marmara sadece Müslümanların değil bütün dünya insanlarının ortak vicdan hareketidir. Bu harekette bulunmaktan büyük onur ve övünç duyuyorum. Elhamdülillah o gemide biz de bulunduk. O gemide bulunmamızın amacı mazlum Filistin halkına destek ve aynı zamanda oradaki ambargoyu delmek olarak tasarlanmıştı. O yüzden insanlığın ortak hareketi diyoruz. Mavi Marmara'dan sonra sadece bazı temel maddelerden biri arttırıldı. Onun dışında pek fazla bir şey yapılmadı. Fakat Mavi Marmara saldırısında gerilen Türkiye ve İsrail ilişkilerinde Türkiye Filistin'deki ambargonun kaldırılmasını istedi. Fakat zaman içerisinde ne hikmetse hangi kapalı kapılar ardında pazarlık söz konusu olduysa bilmiyoruz. Sözüm ona kaldırılmış. Hükümetin ya da devletin etkili bir dili tarafından Gazze'de elektrik ve ilaç sıkıntısı olduğu dillendiriliyordu. Herkes duyarlı olmak zorundadır." ifadelerini kullandı.

"Mavi Marmara yüzyıllarca devam edecek ve unutulmayacak bir harekettir"

Tekin, "Mavi Marmara bir mihenk taşıdır. İnsanların samimiyeti, dürüstlüğü ve insani özellikleri gün yüzüne çıkmaktadır. Biz başta kendi devletimiz ve hükümetimizden çok ciddi bir destek gördük fakat bu desteğin büyük bir kısmı bugün yok. Tamamen siyasi bir malzeme olarak şu anda kullanıldı ve bitti. Mavi Marmara yüzyıllarca devam edecek ve unutulmayacak bir harekettir." diye konuştu.

"Biz Filistin'e pansuman olmak amacıyla oraya gittik ama bugün İslam beldelerinde bu sıkıntılar yaşanmaya devam ediyor"

Mavi Marmara gibi bir geminin bir daha olması halinde yine yer alacağını ifade eden Tekin, "Ben saldırıda iki elimden ve sol tarafım da olmak üzere 3 yerimde yara aldım. Ciddi bir sakatlığım yok. Bugün olsa, hiç tereddüt etmeden yine giderim. Hatta giderken kendi oğlumu da alır giderim. Filistin yıllardan beri İslam dünyasının kanayan yarasıdır. Biz pansuman olmak amacıyla oraya gittik. Bugün İslam beldelerinde ve Müslüman ülkelerinde bu sıkıntılar yaşanmaya devam ediyor. En başta Suriye, Myanmar, Mısır ve diğer Müslüman coğrafyalarda devam ediyor. İnsanların tepkilerini bu şekilde göstermelerini istiyorum." şeklinde konuştu. (M. Hüseyin Temel / M. Sıddık Bilge – İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler