'Büyük devletler çıkarları bittiği anda Kürtleri terk ediyorlar'

Kobani'den gelerek Türkiye'ye yerleşen Prof. Dr. Mustafa Müslim, büyük devletlere güvenen Kürtlerin hep zarar ettiğine dikkat çekerek bu devletlerin işlerini Kürtlerin eliyle yapmak istediğini vurguladı.

PYD'nin kontrolündeki Kobani'den çıkmak zorunda kalarak Türkiye'ye yerleşen Prof. Dr. Mustafa Müslim, Suriye Kürdistan'ında yaşanan son gelişmeleri ve uluslararası emperyalist güçlerin Kürt halkı üzerinde uygulamak istedikleri projeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Dr. Mustafa Müslim, Suriye iç savaşı başlamadan önce Arabistan'da İslam Üniversitesinde tefsir çalışmalarında bulundu. Savaşın başlamasıyla doğup büyüdüğü, kendi toprağı olan Kobani'ye geri döndü. Burada bir medrese açıp halkına hizmet vermeye başladı. Fakat bu durumdan rahatsız olan PKK, Kandil'den 2 kişi göndererek Mustafa Müslim'in medreseyi kapatması ve Kobani'yi terk etmesi yönünde tehdit etti. Hem medreseye gidenler hem de Mustafa Müslim'in kendisi tehditlerin dozunun arttığını görünce Kobani'yi terk ederek Türkiye'ye yerleşmek zorunda bırakıldı.

İlke Haber Ajansı'na konuşan Dr. Mustafa Müslim, 3 yıl önce Türkiye'ye geldiğini ve şimdilerde Suriye'den buraya gelen muhacir Kürtler için faydalı çalışmalarda bulunduğunu söyledi.

Yaptığı çalışmalarla ilgili bilgi veren Müslim, "Urfa'da bu muhacirlere dinlerini öğretmek için lise düzeyinde İslami ilimleri ders olarak veren bir kurum açtık. Aynı şekilde biz Gaziantep'te bir üniversite açtık. Suriye halkı burada eğitimlerini görüyor. Suriye'de okuluna devam edemeyen öğrencileri burada bir araya getiriyoruz. Biz burada Zehra Üniversitesi'ni açtık. Bu üniversitede 6 bölüm var. Şimdilik 200 talebemiz var. Onlara eğitimlerini tamamlamaları için meal ve tefsir derslerini veriyoruz." dedi.

Söyleyeceği şeylerin şahsi görüşü olduğunu belirterek kendini ifade eden Müslim, Amerika ve Rusya'nın anlaştığını ve Müslümanların yönetime geçmelerini istemedikleri için Esed rejimini devirmediklerini vurguladı.

"Büyük devletler çıkarları bittiği anda Kürtleri terk ediyorlar"

Tarihte büyük devletlere güvenen Kürtlerin zarar ettiğine dikkat çeken Müslim,"Kürtler 1922'de İngilizlere güvendiler. Mahmut El-Hafid Irak Kürdistan'ında inkılap yaptı. Bundan dolayı İngiliz ona yardım etti. Daha sonra onu oradan sürdüler ve yine İngilizlerin eli ile öldürüldü. Mustafa Barzani ve Qazî Muhammed 1946 yılında 2'inci Dünya Savaşından sonra Mahabat'ı kurduklarında Rusya'ya güvenmek zorunda kaldılar. Mahabat Cumhuriyetinin kuruluşu 1 yıl olmuştu ki Rusya maslahatı için İran Şah'ı ile ittifak yaptı. Daha sonra Kürtlere ‘bizim sizinle bir işimiz kalmadı' dediler ve İran Şah'ı da Mahabat'ta Qazî Muhammed'i astı. Mustafa Barzani o zaman savunma bakanıydı. O zaman Mustafa Barzani Rusya'ya sığındı ve yaklaşık 20 yıl boyunca sürgünde kaldı. Yani bu demektir ki, ne zaman büyük devletlerin çıkarları biterse Kürtleri terk ediyorlar. Biz Mahabat Cumhuriyetinde görüyoruz ki 1965'ten 1975'e kadar Mustafa Barzani Irak'ta İran Şah'ına karşı baskı kurdu. 1975 yılında Saddam Hüseyin İran Şah'ı ile ittifak yaptı ve Şattularab'ı İran'a verdi. Cezayir ile ittifak yaptı. Bu gelişmelerden sonra İran Şahı Kürtlere silahlarınızı bırakın dedi. Yine Baas ve Saddam Hüseyin ile ittifak yaptıklarında Mustafa Barzani Amerika'ya gitti ve orada vefat etti." dedi.

"Büyük devletler işlerini Kürtlerin eliyle yapmak istiyor"

Kürt grupların Rusya ve Amerika'ya güvenmelerinin büyük hata olacağını belirten Müslim, şu uyarılarda bulundu: "Bunlar asla Kürtlerin yararına olacak birşey yapmazlar. Amaçları sadece Kürtlerin eliyle işlerini yapmak istemeleridir. Bundan dolayı ben diyorum ki, her şeyden önce Allah'a güvenin, Kürt halkına güvenin. Kürtler de bu senin partin bu benim partim demesin. Kürt halkı sizi destekleyebilir. Elinden ne gelse sizin için yapabilir. Bundan dolayı silah ile haklarınızı istemeniz gerekmez. Hak, anlayış ile elde edilir. Bazı Kürt partiler silah ile haklarını aramaya kalkıştılar. Ancak bir neticeye varamadılar. Şu an bölgede meydana gelen olaylar Amerika'nın güdümünde olan bir şeydir. Amacı devletleri parçalamaktır. Eğer beni dinlerseniz hiçbir zaman büyük devletlerin dediğini yapmayın. Çünkü büyük devletler her zaman çıkarları için çalışırlar."

"Amerika ile Rusya arasında ittifak var"

Amerika ile Rusya arasında ittifak olduğunu ve ABD'nin amacının İsrail'in güvenliğini sağlamak olduğunu ifade eden Müslim, sözlerine şöyle devam etti: "Amerika, her şeyden evvel bölgede bulunan Yahudileri Filistin'de olduğu alana yerleştirmek istiyor. Bu amaçla Yahudilerin güvenliğini sağlamak istiyor. Aynı şekilde Amerika, Müslümanların bölgede hâkim olmalarından korkuyor. Bundan dolayı Amerika bölgedeki Müslümanlara karşı Rusya ile ittifak yaptı. Amerika Rusya'nın elinden tutarak bölgede Müslümanların hâkim olmamaları için elinden geleni yapıyor. Ayrıca Amerika Suriye'nin mevcut rejiminin şimdilik değişmesini istemiyor. Bunun nedeni de kendi çıkarlarına uygun bir rejimi istemeleridir. Amerika'nın Esed ve ailesinin yerine geçecek olan yönetimin İsrail'in haklarını savunmasını istiyor. Eğer Amerika böyle bir yönetimin olduğunu ya da olacağını bilse 24 saat içerisinde Suriye hükümetini indirir ya da değiştirir. Ama şimdilik Amerika Suriye'nin mevcut rejiminin değişmesini istemiyor. Zira şu an Suriye'yi istedikleri gibi yönetecek herhangi bir yönetim yok."

"Suriye'deki mevcut siyaset, Suriye'yi güçsüzleştirme siyasetidir"

Hem Rusya hem de Amerika'nın İslam'a saldırdığını vurgulayan Müslim, bunların IŞİD bahanesiyle Müslümanları katlettiklerini belirtti. Müslim, "Ayrıca Esed gibi birini Suriye'nin başına getirmek için uğraşıyorlar ki Suriye'yi bölsünler. Ve bölünen her parça içerisine fitneyi yerleştirsinler ki, bunlar kendi aralarında savaşsın ve kimse İsrail ile uğraşmasın. Şu an Suriye'deki mevcut siyaset, Suriye'yi güçsüzleştirme siyasetidir. Amaçları odur ki Suriye halkını birbirine düşürmek ve bunun neticesinde Suriye'yi daha kötü hale sokmaktır. Arzumuz o dur ki İslamiyet'i seven ülkelerin bir araya gelmesi ve birlikte hareket etmesidir. Eğer böyle bir durum olursa inşallah var olan beşeri sistemi bozacaklar." dedi.

ABD'nin Ortadoğu'da Müslümanların hüküm sürmesini istemediğini vurgulayan Müslim, Amerika'nın üç amacının olduğunu belirterek bunları şöyle açıkladı: "Amerika üç farklı gayenin peşindedir. Bu hedeflerden ilki İsrail'i koruma. İkincisi Amerika ve benzeri devletlerin çıkarlarıdır. özellikle İslam devletlerinin petrol ve buna benzer yer altı kaynaklarını elde etme çabası. Üçüncüsü ise Ortadoğu'daki Müslüman ülkelerinin hüküm sürmelerini engellemektir."

"Mısır'da ‘demokratik' yollarla iktidara gelen hükümeti devirdiler"

Batılı devletlerin İslami hareketleri İsrail için tehdit gördüğünü belirten Müslim, "Mesela Müslümanlar Mısır'da ‘demokratik' yollarla iktidar olmalarına rağmen Batılı devletler Mısır hükümetini düşürmek için ellerinden geleni yaptılar. Ve hükümeti düşürene kadar çalıştılar. Ayrıca Libya ve Tunus gibi ülkelerde Müslümanlar ülkeyi yönettikleri için idarecileri yönetimden uzaklaştırdılar. Yani kısacası Müslümanlar yönetime geçtiklerinde çıkarları dâhilinde hareket edemiyorlar. Çünkü Müslümanları bölgede İsrail için bir tehdit olarak görüyorlar." diye belirtti.

Son olarak kendini hizmet ve İslami ilimler için vakfettiğini belirten Müslim, "Bu anlamda ilim için neresi uygun olursa ve nereye gidebilirsem gözümü kırpmadan İslami hizmet için giderim. İlim için gerekli olan kaynaklarımı neşrettikten sonra Kur'an hizmeti ve şer'i ilimler için hizmetlerde bulunacağım. İslam dinine hizmet için yeryüzü geniştir. Nerede imkân olursa insanın orada hizmet yapması gerekir. İnşallah Suriye'de özellikle de Müslüman Kürtler için fırsat bulursam İslami hizmetlerde bulunurum. Ben Kürt halkının yanına döneceğim ki, Kürt halkı için bu dinin hizmetini yapayım. Bana bu konuşma fırsatını verdiğiniz için ayrıca ajansınıza teşekkür ederim." dedi. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler