Siirt'te aralarında Mısırlı öğrencilerin de bulunduğu öğrenci toplulukları, Mısır'da 9 gencin idam edilmesi tel'in ederek Darbeci Sisi Yönetiminin Allah'ın sınırlarını aştığını ve bütün insan hakları sözleşmelerini çiğnediğini belirtti.

Mısırlı Öğrenciler Topluluğu, Üniak ve Siirt Üniversitesi Öğrenci Konseyi, Mısır'da cunta yönetiminin 9 genci idam etmesini düzenlediği basın açıklamasıyla tel'in etti.

Siirt Üniversitesi Camii'de kılınan Cuma namazının ardından ilk önce idam edilen 9 genç için gıyabi cenaze namazı eda edildi. Cenaze namazının ardından Türkçe, İngilizce, Kürtçe ve Arapça olmak üzere 4 dilde basın açıklaması yapıldı.

Mısırlı Öğrenciler Topluluğu, Üniak ve Siirt Üniversitesi Öğrenci Konseyi adına basın açıklamasını okuyan Taha Eren, "Allah'a şirk koşmaktan sonra en büyük zulmün, bir insanı haksız yere öldürmektir." dedi.

Darbeci Sisi yönetiminin, bu günahsız ve masum gençleri idam ederek, Allah'ın sınırlarını aştığını ve bütün insan hakları sözleşmelerini de çiğnediğini vurgulayan Eren, şu ayeti okudu:

İşte bundan dolayı israiloğullarına şöyle yazmıştık: 'Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olması dışında, kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.' Şüphesiz peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler. Ama bundan sonra da onların çoğu yeryüzünde taşkınlık göstermektedirler. (Maide 32)

"Onlar bu zalim yönetimden hiçbir zaman korkmadılar"

Eren, "Kur'an-ı Kerim, haksız yere birinin öldürülmesini bütün insanlığın öldürülmesi gibi görmektedir. Sisi yönetiminin, kendisine muhalefet eden siyasileri öldürmesi ve onlara amansız işkenceler yapması, hem dinle hiç bir alakasının olmadığını hem de bir an önce haksız yere gasp ettiği yönetimi terk etmesi gerektiğini gösteren en büyük delillerdir. Fakat maalesef bu hikâyenin tamamı değil. Öte yandan ümmetimizin bu hayırlı olan gençleri şehadet şerbeti içerek Allah'a ulaştılar. Onlar bu zalim yönetimden hiç bir zaman korkmadılar. Hak bildikleri yolda sebat ettiler. Ve nihayet şehadet mertebesine ulaşma şerefine nail oldular." ifadelerini kullandı.

"Allah Müslümanların yaşadığı toprakları zalimlere karşı muhafaza etsin"

"Masum ve mazlumların yanında olduğumuzu göstermek adına buradayız. Diriyiz ayaktayız ve hazırız." diyen Eren, "Allah'tan bu kardeşlerimizin şehadetlerini kabul etmesini diliyoruz, bu işin faillerine de lanet ediyoruz." diye konuştu.

Ali İmran suresinin "Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bilâkis onlar diridirler; Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleriyle sevinçli bir halde rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar. Onlar Allah'tan gelen bir nimet, bir lütuf sebebiyle ve Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesi ile de sevinç içerisindedirler." mealindeki 169-171'nci ayetlerini okuyan Eren, "Allah Müslümanların yaşadığı toprakları zalimlere karşı muhafaza etsin. Dost olarak Allah yeter. O ne güzel vekildir." duasında bulunarak basın açıklamasını tamamladı.

"Krallar koltuklarının ellerinden alınmasından korkuyor"

Bu yapılan zulümlerin sadece Mısır, Filistin değil bütün Arap ve Müslüman ülkelerde yaşandığına dikkat çeken Mısırlı Hamza Ahmet, "Bütün zalimleri Allah kahretsin, diyor. Bütün zalimleri lanetliyoruz. Allah bütün Müslümanların yardımcısı olsun, Müslüman ülkelerin hâkim ve krallarına diyoruz ki; işlenen haram ve günahlar açık olduğu halde neden bir şeyler yapmıyorsunuz? Çünkü hepsi krallıklarının yıkılmasından ve koltuklarının ellerinden alınmasından korkuyor. Allah bütün zalimleri kahretsin." şeklinde konuştu. (Murat Orhan-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler