MAZLUMDER Genel Sekreteri Avukat Kaya Kartal, meclise sunulan ceza indirimi teklifinin adil olmadığını söyledi.

MAZLUMDER Genel Sekreteri Avukat Kaya Kartal, meclise sunulan ceza indirimi teklifinin, 28 Şubat ve sonrasında brifingli ve paralel yargılamalarla mağdur edilen mahkûmları kapsamadığı için adil olmadığını söyledi.

Meclise sunulan ceza indirimi teklifini değerlendiren MAZLUMDER Genel Sekreteri Avukat Kaya Kartal, “Bu teklifi incelediğimizde kişilere yönelik işlenen suçların af kapsamında değerlendirildiğini ama 28 Şubat ve sonrasında brifingli ve paralel yargılamalarla mağdur edilen mahkûmları kapsamadığını görüyoruz. Mesela insan ticareti, fuhuş gibi yüz kızartıcı suçlar bu kapsamda değerlendirilmesine rağmen yargı zulmüne uğramış olan insanların bu kapsama alınmaması ciddi bir sorun olarak karşımızda duruyor. Bunun adil yargılanma açısından adalete uygun olmadığını düşünüyoruz.” dedi.

"Af talebinde bulunmak önceden yapılan yargılamaları meşru kabul etmektir"

Bugüne kadar içerdeki Müslüman mahkumların bir af taleplerinin olmadığını dile getirdiklerini belirten Kartal, “Bu mahkûmlar zaten mevcut yargılanma süreçlerinin adil olmadığını ifade ediyorlar. DGM ve özel yargılama mahkemelerine baktığımızda, yargıyı silah olarak kullanan paralel yargı elemanlarının yaptığı yargılamalara baktığımızda tamamı hasmane bir tutum içerisinde yapılmış yargılamalar. Af talebinde bulunmak için böyle yargılamaları meşru kabul etmek gerekiyor. Hâlbuki toptan bir sıkıntı var. Biz ve içerde olan mahkûmlar bu yargılamaları gayri meşru addediyoruz. Onun için bir af talebi söz konusu değil, temelde yeniden adil bir şekilde yargılanma talebi var. Tabi bu arada 20-25 yıldır cezaevinde olan insanların varlığından bahsediyoruz. Bunların da derhal serbest bırakılarak yeniden yargılanma sürecinin işlemesini bekliyoruz ve bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor.” diye konuştu.

"Devletin en önemli görevi adil bir yargı sistemi kurmaktır"

“Biz normalde kategorik olarak affa karşıyız. Çünkü maalesef bu ülkede, bu güne kadar büyük oranda, kişilere karşı işlenen suçlarla ilgili olarak af getirildi.” diyen Kartal, açıklamasını şu şekilde sürdürdü;

“Burada mağdurların, mağdur ailelerin hakları ihlal edilmiş oluyor. Mağdur edilen kişilere sorulmadan failler affediliyor. Bir defa bu mantıken de, ahlaken de doğru bir yöntem değil. Ama Türkiye yargı sistemine baktığımızda adli suçlarla ilgili yapılan yargılamaların da adil olduğunu iddia etmiyoruz. Bu yargılama süreçleri herkesin gözü önünde işliyor. Bu anlamda aslında Türkiye’de ciddi bir uzlaşmaya ihtiyaç var. Gerek adli gerek siyasi mahpuslar hakkında, yargıda ciddi birikmiş sıkıntılar var. Bunun yollarının araştırılarak hepsinin temizlenmesini arzu ediyoruz. Ama her sıkışmada, cezaevleri her dolduğunda af çıkarılması doğru değil. Bugün de aslında mevcut teklifin altında bunun yattığını düşünüyorum. Cezaevlerindeki kapasite 250 bini bulmuş durumda. Normalde 180-200 bin bandında olması gerekiyor. Şimdi de bu sıkışmışlıkla hemen affedelim refleksi oluşuyor ve cezaevlerinde en büyük yekûnu tutan hırsızlar, dolandırıcıların affedilmesi yoluna gidiliyor. Hâlbuki yeniden adil bir yargı inşa etme anlamında bir kararlılık söz konusu değil. Bu kararlılık söz konusu olmadığında da 5-10 yıl sonra tekrar bu cezaevleri dolacak ve yine bir af getirilme söz konusu olacak. Bu hem dışarda suçların daha fazla işlenmesine sebep olacak,  çünkü suç işleyenlerin yanına kar kalıyor. Hem de mağdur aileler açısından bir adalet arayışı söz konusu oluyor ve insanlar maalesef bir noktadan sonra kendi adaletlerine başvurmak zorunda kalıyorlar. Devletin en önemli görevi adil bir yargı sistemi kurmaktır.” (Nizamettin Aşkın - İLKHA) 

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler