Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde muhtarlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayat biçimlerine saygı anlayışının karşılıklı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 33. Muhtarlar Toplantısı'nda 15 ilden gelen mahalle ve köy muhtarı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi.

Adıyaman, Balıkesir, Bolu, Çankırı, Çorum, Düzce, Elazığ, Hatay, Isparta, Kayseri, Kırklareli, Ordu, Osmaniye, Samsun ve Şanlıurfa'dan gelen 400'ü aşkın muhtar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde verilen öğle yemeğine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğle yemeği öncesinde muhtarlara hitaben bir konuşma yaptı.

İstanbul Ortaköy'de gece kulübüne yönelik saldırıya tepki gösteren Erdoğan, Türkiye'nin bu tür olaylarla imtihana tabi tutulduğunu söyledi.

Söz konusu saldırıların amacının insanları birbirine düşürmek olduğunu belirten Erdoğan, "Ama şu gerçeği de biliyoruz. Bu saldırıların asıl amacı bizim muvazenemizi bozmaktır, duygularımızı aklımızın önüne geçirmektir, bizi birbirimize düşürmektir. Toplumumuz içinde var olan fay hatlarını derinleştirme ve kırma amacı güdenler her fırsatı değerlendirmekten, her yöntemi kullanmaktan çekinmiyor. İşte bu oyuna gelmeyeceğiz." dedi.

Türkiye'de etnik kimlik üzerinden siyaset yapılmasına karşı çıktığını dile getiren Erdoğan, yıllarca Kürt sorunu kavramını istismar edenlerin dertlerinin Kürtler olmadığının çukur eylemleriyle ortaya çıktığını ifade etti.

"Buradaki amacın toplumu kutuplaştırmak olduğu açıktır"

Erdoğan, "Ortaköy'le ilgili bu kadar fevaren edenler, bu kadar farklı şekilde yazanlar, söylemde bulunanlar acaba Gaziantep'teki o 56 kişiyle ilgili ne yazdılar, ne söylediler, ne konuştular? O da bir büyük vahşet, büyük katliam değil miydi? Orada niye sustunuz, orada niye konuşmadınız? Buradaki amacın Ortaköy'de ölenlerin hakkını korumak, onların yasını tutmak değil, olaya atfedilen değerler üzerinden bir çatlak oluşturup toplumu kutuplaştırmak olduğu çok açıktır. Bu gerçeği görmek için aynı çevrelerin her ikili olayla ilgili ifadelerini yan yana koyup öyle zannediyorum ki buna bakmak bu şeklide herhâlde kâfidir. En iğrenç istismar, Ortaköy saldırısında olduğu gibi ölü bedenler üzerinden yapılmaya çalışılan istismardır. Bir kez daha söylüyorum, Türkiye'de kimsenin hayat biçimi sistematik bir tehdit altında değildir, buna asla müsaade etmeyiz." şeklinde konuştu.

"Hayat biçimlerine saygı anlayışı tek yönlü değildir"

Hayat biçimlerine saygı anlayışının karşılıklı olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayat biçimlerine saygı anlayışı tek yönlü değildir, karşılıklıdır. Ezan okunmasına tahammül edemeyenlerin müezzinin üzerine yürümesi ne kadar yanlışsa namaz kılmayana karşı zor kullanılması da aynı derecede yanlıştır. Geçmişte örtülü olduğu için okullara alınmayan kız çocuklarımıza yapılanlara nasıl rıza göstermemişsek, bugün aksi yönde bir davranış sergilenmesi hâlinde aynı tavrı ortaya koyarız. Çoğunluğun azınlığına tahakkümüne karşı olduğumuz gibi azınlığın çoğunluğa tahakküm etmesine de karşı olduğumuzu açıkça ifade etmek isterim. Ama tüm bu hassasiyetleri hep birlikte ve herkes için göstermeliyiz. Her birimiz kendi mahallemizi savunurken, diğer tarafta olanlara 'Oh olsun' mantığıyla yaklaşırsak arzu ettiğimiz toplumsal huzur ve barışı tesis edemeyiz." ifadelerini kullandı.

"Eğer şiddet olmamış olsaydı belki de oralara bunlar gelemeyecekti"

PKK ve FETö'nün siyasi uzantılarının şiddetle belli bir yere gelebildiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: "Bazı şeyleri elle düzeltmek mümkün değilse dilimizle, eğer bu da mümkün değilse kalbimizle buğz ederek mücadelemizi yürüteceğiz. Dikkat ederseniz burada meşru olmayan yöntemleri kullanmak hele hele şiddete başvurmak kesinlikle yoktur. Ülkemizde kimlerin şiddete başvurduğunu görüyoruz değil mi? İşte bölücü terör örgütü, PKK, FETö, DHKP-C, bunların neler yaptığını görüyoruz ve bunların siyasi uzantıları şiddetle belli bir yere gelebildiler. Eğer bu şiddet olmamış olsaydı, belki de oralara bunlar gelemeyecekti."

Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Erdoğan, 2013 yılından beri arka arkaya yaşanan olayların ve saldırıların ekonominin dinamiklerinde bir yorgunluğu ortaya çıkardığını söyledi.

"Dış ticaret açığımız giderek kapanıyor"

Ekonominin can damarının istikrar ve güven ortamı olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Türkiye'nin istikrarına ve güvenliğine yönelik saldırıların öncelikli hedeflerinden biri de ekonomimizin o düzgün giden ritmini bozmak, çarkları durdurmak ve hatta kırmaktır. Şu ana kadar genel bir durgunluğun ve yorgunluğun ötesinde kalıcı hasar hamdolsun almadık. İhracatımız bu yıl itibarıyla yeniden toparlanmaya başlandı, dış ticaret açığımız giderek kapanıyor. Gerilemenin durduğu göstergelerdeki okların yeniden yükselişe işaret ettiği bir döneme girdik." dedi.

"İçinden geçtiğimiz günler döviz satılacak günlerdir"

"İçinden geçtiğimiz günler döviz alınacak değil döviz satılacak günlerdir." diyen Erdoğan, "Kardeşlerim, hiçbir kriz sürdürülebilir değildir. Ülkemize yönelik saldırılar da aynı şekilde ilanihaye devam edecek değildir. Bunun bize olduğu kadar bu saldırıları yönlendirenlere de giderek artan bir maliyeti vardır. Hem terörün yayılma eğilimi hem de ekonomik yönüyle ortaya çıkan bu maliyeti hiçbir gücün uzun süre göze alamayacağına inanıyorum. Bizim dayanma gücümüzü bir süredir sınadılar, sınıyorlar, mücadele gücümüzün ve inancımızın çok yüksek olduğunu, birlik ve beraberliğimizin kolay kolay bozulamayacağını gördüler. Ben milletimle iftihar ediyorum çünkü bu birlik, bu beraberlik onların bütün hesaplarını bozdu. Ama ben onlar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, onlarda bu tür birlik, beraberlik söz konusu değil. özellikle Batı ülkelerinin en küçük bir terör eylemi veya ekonomik kriz karşısında nasıl büyük panik yaşadıklarının gayet iyi farkındayız." şeklinde konuştu. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler