Hayatlarını görme engelli çocuklarının hafızlığına adadılar

Gaziantep'te, hayatlarını 2 görme engelli çocuğuna adayan İslim ve Mustafa Serttaş çifti, çocukların hem dünya hem de ahiretlerinin düşünülmesi gerektiğini söylediler.

Gaziantep'te yaşayan ve görme engelli 2 çocuğuna yılladır en iyi şekilde bakmaya çalışan ve çocuklarının hem örgün hem de din eğitimi için büyük bir çaba gösteren İslim ve Mustafa Serttaş çifti, gösterdikleri fedakârlıkla diğer anne ve babalara örnek oluyor.

Gaziantep'te yaşayan ve 3 çocuğundan 2'si doğuştan görme engelli olan İslim ve Mustafa Serttaş çifti, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in, "Sizin en hayırlınız, Kur'an-ı öğrenen ve öğreteninizdir." müjdesine nail olmak için görme engelli çocuklarının hafızlık eğitimi için kısıtlı imkanlarına rağmen her türlü azim ve fedakarlığı gösteriyor. 

Hiçbir fedakârlıktan kaçınmayıp zamanlarının büyük bir bölümünü çocuklarıyla geçiren Serttaş çifti, çocuklarının hafız olması için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Görme engelli çocukları Ayşe (20) ve Abdulkadir (12) ile yaşamını sürdüren Serttaş çifti, zamanının büyük bölümünü çocuklarına ayırarak, onların günlük ihtiyaçlarını gideriyor.

Çocuklarının okul hayatlarının yanı sıra dini eğitimlerini de ihmal etmeyen Serttaş çifti, görme engelli çocuklarının görmeyen gözü, tutmayan eli ve hayattaki en büyük destekçileri oluyor.

Tek hayallerinin çocuklarının bir an önce hafızlık eğitimlerini tamamlayarak, hafız ve topluma faydalı bireyler olmasını istediklerini dile getiren Serttaş çifti, tüm ebeveynlerin çocuklarının hem dünyalarını hem de ahretlerini düşünmeleri gerektiğini söyledi.

Eşi ile birlikte hayatın her aşamasında çocukları ile birlikte olduklarını ifade eden anne İslim Serttaş, hiçbir zaman çocuklarının engelli olmasına üzülmediğini belirterek, çocukları için her türlü fedakârlığı gösterdiğini belirtti.

"Çocuklarımı engelli oldukları için dışlamıyorum"

Serttaş, "Benim 3 tane çocuğum var, ikisi görme engelli biri de sağlıklı. Çocuklarımı engelli oldukları için dışlamıyorum. Onları kalbimden seviyorum. Kimi ebeveynler çocukları engelli olduğu için dışarı bile çıkartmıyorlar, ama ben çocuklarım engelli diye onları dışlamıyorum ve çocuklarımı her zaman ortamlara çıkartıyorum. Kendilerini sürekli gezdiriyorum. İstedikleri gibi davranıyorlar, onlar arasında bir ayrım yapmıyorum. Çünkü onlar benim canım ve ciğerim. Onların canı acısa benim canım da acıyor. Yürürken duvara çarpsalar, o an benim de canım acıyor." dedi.

"Hiçbir zaman çocuklarımın engelli olmalarına üzülmüyorum"

Yaşadığı her türlü zorluğa rağmen Allah’a şükrettiğini belirten Serttaş, "Dışarı da sağlıklı çocukları görüyorum, çocuklarımı da böyle görünce biraz kalbim buruk oluyor, ama yine de şükrediyorum. Çok şükür benim çocuklarım sadece görme engelli, zihinsel engelli değiller. Bundan dolayı da Rabbime şükrediyorum. Çocuklarımın bilgileri kuvvetli, anne ve babalarını biliyorlar. Allah'a şükürler olsun ki dinlerine de çok düşkünler. Rabbim kendilerine hayırlı bir gelecek versin. Hiçbir zaman çocuklarımın engelli olmalarına üzülmüyorum. Çünkü beterin beteri var. Diğer bedensel ve zihinsel engellileri de gördüğümde çocuklarımın görme engelli olmalarına şükür ediyorum. Zihinsel bir problemleri yok. Şükürler olsun zihinleri yerinde ve çalışkanlar." ifadelerini kullandı.

"Anne olmak kolay değil"

Çocuklarının bütün bakımlarını ve ihtiyaçlarını karşıladığını dile getiren Serttaş, "Çocuklarım okula gidip gelirken, onlara ben yardımcı oluyorum. Kendilerini servise kadar götürüyorum. Okuldan geldikten sonra derslerinde de onlara yardımcı oluyorum. Yemek yerken kendilerine yardımcı oluyorum. Yani bütün ihtiyaçlarını ben karşılıyorum. Anne olmak kolay değil. Bazen çocuklarım da beni sevindiriyor. O zaman çok mutlu oluyorum. Oğlum hafızlık eğitimine başladı. Yarışmaya girdi ve kazandı. Umreye birlikte gittik. Umreye gitmem verdiğim emeklerime, katlandığım bütün zorluklara değerdi. Umreye belki ben hiç gidemezdim, ama çocuğumun başarısından dolayı umreye gittim." şeklinde konuştu.

"Çocuklarımın sadece bu dünyasını değil ahiretlerini düşünüyorum"

Oğlunun hafız olmayı çok istediğini Serttaş, "Oğlum dinine çok düşkün, kendisi de hafız olmak istiyordu. Rabbim kendisine nasip etti ve hafızlık eğitimine başladı. Allah hocasından da razı olsun. Bu konuda bize çok yardımcı oldu. Çocuklarımın sadece bu dünyasını değil, diğer dünyalarını düşünerek biz de bu konuda kendisine yardımcı olduk. Bundan dolayı kendisini hafızlık eğitimine gönderdik." diye konuştu.  

Çocuklarının eğitimi için sürekli bir mücadele içerisinde olduğunu belirten baba Mustafa Serttaş ise "Çocuklarımızın dünyalarını düşündüğümüz gibi ahiretlerini de düşünmeliyiz." diyerek çocukları görme engelli diye onları hiçbir zaman okul hayatından ve dini eğitimden geri bırakmadığını ifade etti.

"Çocuklarımı Allah'ın kitabını öğrensinler diye hafızlığa gönderiyorum"

3 çocuğundan ikisinin görme engelli olduğunu aktaran Serttaş, "Çocuklarımdan çok memnunum ve çocuklarımın geleceği için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Onlar için ne gerekiyorsa yapıyorum. Çocuklarım görme engelli diye onları ne örgün eğitimden ne de dini eğitiminden geri bırakmadım. Çocuklarımı Allah'ın kitabını öğrensinler diye hafızlığa gönderiyorum. Onlar için ne gerekiyorsa da imkânlarımın üstünde bile olsa yapmaya çalışıyoruz." dedi.

"Çocuklarımızın hem bu dünyalarını hem de ahretlerini düşünmeliyiz"

Evlatlarının kendisi için çok değerli olduğunu anlatan Serttaş, şunları kaydetti:

"Allah bize bunu nasip etmiş, bize bunu uygun görmüş. Biz, Allah'ın yolundan gittiğimiz ve kendisine inandığımız için tek çaremiz çocuklarıma güzel bir gelecek hazırlamaktır. Rabbim bu çocukları da bize bu şekilde layık görmüş, Allah'tan gelen başımızın tacıdır. Evlat demek can demektir. Çocuklarımın geleceği için elimizden geleni yapıyoruz. Çocuklarımı hem okula hem de hafızlık eğitimine gönderiyorum. Kızım üniversiteye gidiyor. Oğlumda hem okula hem de hafızlık kursuna gidiyor.   Onların ahretlerini de düşündüğümüz için hafızlık kursuna gönderiyoruz. Bu dünya geçicidir, önemli olan ahrettir. Çocuklarımızın geleceği için hem dünyalarını hem de ahiretlerini düşünüyoruz. Çünkü bizler çocuklarımızın hem bu dünyalarını hem de ahretlerini düşünmeliyiz." (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler