Yeşilay Cemiyeti Şanlıurfa Şubesi, 7. Geleneksel İstişare Toplantısında konuşan şube Başkanı, uyuşturucuyla mücadelede toplumdaki herkese görev düştüğünü ve hiçbir gencin uyuşturucuya kurban etmeyeceklerini söyledi.

Yeşilay Cemiyeti Şanlıurfa Şubesi, 7. Geleneksel İstişare Toplantısını düzenleyerek uyuşturucu kullanımı, madde bağımlılığı ve mücadele yapılan çalışmalar hakkında basına bilgi verdi.

Milli Eğitim Müdürlüğü Kültür Merkezi Yönetici Akademisi Sürekli Eğitim Merkezinde düzenlenen toplantı, uyuşturucuyla mücadelede yapılan faaliyetleri konu alan bir sinevizyon gösterisi başladı. Ardından katılımcıların uyuşturucuyla mücadeledeki görüşleri alındı.

"Uyuşturucu ve madde bağımlılığı herkesin sorunudur"

Daha sonra katılımcılara hitap eden Yeşilay Cemiyeti Şanlıurfa Şube Başkanı Muharrem Çelik, Yeşilay Cemiyeti’nin 98 yıldır uyuşturucu maddeyle mücadele ettiğini ifade ederek her bir gencin kendileri için önemli olduğunu ve dünyaya bedel olduğunu söyledi.

Uyuşturucuyla mücadelede ahlak ve maneviyat projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Çelik, "Her hafta, bir aile bizi arar; ‘çocuğum bağımlı, kardeşim bağımlı, eşim bağımlı’ bağımlı bağımlı... Peki, ne olacak? Biz bu istişareler sonucunda çıkan farklı ve yapıcı projelerle çözüm yoluna gidiyoruz. Uyuşturucu ve madde bağımlılığı sorunu, sadece Yeşilay’ın değil, herkesin sorunudur. Memleketimizde, ülkemizde sorunlar çok, su uyur, düşman uyumaz. Gücümüzü, imanımızı ortaya koymamız lazım. Eğer imanımız varsa, çözüm de muhakkak vardır. Rahmetli Erbakan Hoca diyordu, ‘ilk önce ahlak ve maneviyat diyotrdu.’ İmanlı, ahlaklı, donanımlı bir gençlik ile memleketimize ve ülkemize hizmet edeceğiz." dedi.

"Çocuklarımıza çok iyi eğitim vermemiz lazım"

Daha sonra bir konuşma yapan İl Müftüsü İhsan Açık, her ailenin çocuklarına 4 yaşından itibaren zararlı alışkanlık konusunda eğitim vermesi gerektiğini söyledi.

Açık, "Biz, toplum olarak öğretime çok yöneldik. Fakat eğitimi çok ihmal ediyoruz. Bilginin, ilmin, öğretimin temelinde eğitim olmadığı sürece o verilen bilgi, bir güç olarak başkası tarafından kullanılacak. Kişiyi de sıkıntıya sokacak. Eğitim konusu ihmal edilmemeli. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, başta eğitimi vurgulamış oluyorsa da ne yazık ki, Diyanet İşleri Başkanlığı veya diğer kurumlar, eğitimden anladığımız, bilgi donanımımızı arttırmak. Fakat çocukluktan, özellikle 4 yaşından itibaren çocuklarımıza bilgi vermeden, bir şeyi öğretmenden önce mutlaka, siyahla beyazı, kötü ile iyiyi, zararlıyla zararsızı, doğruyla yanlışı ayırması hususunda bir alt eğitimin verilmesi hatta o eğitimin bir huy, karakter haline gelmesi hususunda mutlaka çaba sarf etmemiz lazım." şeklinde konuştu. (Hüseyin Sayhar, Mustafa Gül-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler