28 Şubat mağdurlarının derhal serbest bırakılması gerektiğini belirten Avukat Cüneyt Toraman, Ergenekon ve Balyoz davalarını işaret ederek "Bir hükûmet, bir devlet çifte standart uygulayamaz. Burası adaletin bittiği yerdir" dedi.

Türkiye'de Ergenekon, Balyoz davalarında olduğu gibi hükûmeti alenen düşürmeye yönelik çalışmalar yapan kişiler beraat edip üzerine tazminat alırken, 28 Şubat ve FETÖ yargısı zulmüne maruz kalan Müslümanlar asılsız suçlamalarla yıllardır cezaevlerinde kalmaya devam ediyor. Yargının haklıdan yana değil güçlüden yana işlediği günümüz Türkiye'sinde mağdur olan Müslümanlar ve aileleri kendileri için adaletin sağlanacağı günleri beklemeye devam ediyor.

17/25 Aralık Yargı Darbesi Sempozyumu'na katılan ve sempozyum sonrasında 28 Şubat mağdurları hakkında İLKHA'ya konuşan Avukat Cüneyt Toraman, Ergenekon ve Balyoz davalarının düşürülmesi fakat 28 Şubat mağdurlarının görmezden gelinmesine dikkat çekerek, "Bir hükûmet, bir devlet çifte standart yapamaz. Burası adaletin bittiği yerdir." dedi.

Yapılan hukuksuzluğu sürekli dillendirdiğini hatırlatan Toraman, "Bu maddi bir zarar olsa belki telafi edilebilir. Hatta sineye de çekilebilir. Ama bir özgürlükten bahsediyoruz. 500'den fazla kişi şu anda 28 Şubat darbe süreciyle ilgili kumpas davalarından dolayı cezaevlerinde. O dosyalardan herhangi bir terör örgütü çıkmaz. Eğer Hâkimler Savcılar Kurulu, müfettişleri o dosyaları incelese kesinlikle ve kesinlikle bir terör örgütü çıkmaz. Cinayet işleyen PKK'lılar yıllar önce serbest kaldı ama elini silaha bıçağa değdirmemiş insanlar anayasayı kaldırmaya teşebbüsten hapse mahkûm edildi ve hala yatıyorlar. PKK'lılar silahlı terör örgütü olmasına rağmen farklı maddeler uygulanıyor Müslümanlara farklı madde uygulanıyor. Ben buna dikkat çekmek istiyorum. Müslümanların hala içerde yatmalarının sebebi onları anayasal düzeni ihlalden dolayı ceza vermeleridir. Bırakın anayasayı ihlal etmeyi, bunların sıradan toplantı, gösteri yürüyüşü, ifade özgürlüğü kapsamında bile işledikleri bir suç yok. Ben avukat olarak çok sayıda davada görev aldım. Bu davaların içeriğini biliyorum. Bu insanlar masum." diye konuştu.

"Bu insanları diri diri mezara gömdüler"

"Bir kedi ağaçta mahsur kalsa koskoca itfaiye gidip o kediyi kurtarıyor. Bu insanların bu kedi kadar da mı değeri yok. Bütün haber kanalları bunları veriyor." diyerek konuşmasını sürdüren Toraman, şunları söyledi:

Bu insanların aileleri, çocukları, akrabaları var. Bunları diri diri mezara gömdüler. Dört duvar arasına, beton duvarlar arasına gömdüler. İnsanlar ölünce toprağa gömülür, bazıları da ölmeden gömülürler. İşte 28 Şubat sürecinde yapılan buydu. Bunlar tehlikesiz insanlar. Bunlar derin devlete karşı çıkan insanlar, bunlar kontra gerillalara karşı çıkan insanlardı. Bunlar hukuksuzluklara, haksızlıklara, zulümlere karşı çıkan insanlardı. Zulüm nerde olursa olsun kötüdür. İnsanların her yerde zulme karşı çıkması lazım. Bu insanlar insani görevlerini yaptıkları için cezaevlerindeler. Devletin bütün organları, hakimlerin, savcıları kurulunun, müfettişlerin, adalet bakanlığının, kamu denetçiliğinin aklınıza ne kadar insan hakları kuruluşu, yargı kuruluşu geliyorsa bunların hepsinin bu işe el atması lazım. Bu insanların derhal serbest bırakılması gerekir.

"Bir hükûmet, bir devlet çifte standart yapamaz"

Ergenekon ve Balyoz gibi davaların düşürülmesi ve bu davalardan ceza alanların serbest kalarak tazminat almasını da değerlendiren Toraman, adamların hiçbir şeyden çekinmeden hükûmeti düşürmeye çalışmalarına rağmen serbest kaldıklarını hatırlattı.

28 Şubat mağdurlarının serbest bırakılması için biraz cesaretli davranılması gerektiğini ifade eden Toraman, "Bu masum insanları çıkarmak için kamuoyuna bakmamız gerekmiyor. Açarsın cezaevinin kapısını çıkarırsın, bu kadar basit. Bir hükûmet, bir devlet çifte standart yapamaz. Burası adaletin bittiği yerdir. Özellikle Ak Parti hükûmetinin adalete sahip çıkması gerekiyor. Çünkü isminde adalet var." dedi. (Nizamettin Aşkın- İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler