“Hz Hüseyin’in şehadeti anlaşılırsa Yasin ve arkadaşlarının şehadeti de anlaşılır”

Bingöl’de düzenlenen Yasin Börü ve arkadaşlarını anma etkinliğinde konuşan Vedat Turgut, “Hz. Hüseyin’in şehadeti anlaşılırsa Yasin ve arkadaşlarının şehadeti de anlaşılır.” dedi.

Diyarbakır’da PKK/HDP'lilerin 6-8 Ekim 2014'te düzenlediği saldırılarda vahşice katledilen Yasin Börü ve arkadaşları ile Bingöl'ün Karlıova ilçesinde katledilen Fethi Yalçın ve Cengiz Tiryaki’nin şehadetlerinin yıl dönümü dolayısıyla HÜDA PAR Bingöl il Başkanlığı tarafından bir anma etkinliği düzenlendi.

Bingöl Belediye Kültür Merkezinde düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Anma etkinliğinde, HÜDA PAR Bingöl İl Başkanı Hamdullah Tasalı’nın selamlama konuşması ardından, programın anlam ve önemine binaen HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Vedat Turgut, burada bir konuşma yaptı.

Selamlama konuşmasında Tasalı, Şehitlerin ağır ve önemli bir emaneti olan İslam davasını kendilerine miras bıraktığını ifade ederek, şunları söyledi: “Onların bıraktığı emanete sahip çıkarsak onları sevindirmiş olacağız. Çünkü onlar bu emanet için aziz canlarını gözlerini kırpmadan verdiler. Biz takipçilerine düşen görev de onların bu emanetine sahip çıkmaktır. Bu emanetleri Hz. Peygamber(sas)’in bizlere bırakmış olduğu iki güzide emanettir. Kur’an ve Sünnettir.”

Tasalı’nın konuşmasının ardından kürsüye çıkan HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Vedat Turgut, burada bir konuşma yaparak, Diyarbakır’da PKK/HDP'lilerin 6-8 Ekim 2014'te düzenlediği saldırılarda vahşice katledilen Yasin Börü ve arkadaşlarının şehadetini, Kerbela’da şehit edilen Hz Hüseyin'in şehadetine benzeterek, tarihten misaller verdi.

Şehadet kervanının kardeşi Kabil tarafından şehit edilen Habil ile başladığını hatırlatan Turgut, “Habil, öz kardeşi Kabil tarafından şehit edilir. Daha sonra Asab-ı Uhdut ile devam eder bu kervan. Sırf inançlarından dolayı bir topluluk; kadın, erkek ve çocuklarıyla ateşlere diri diri atılarak şehit edilir. Bu kervan günümüzde de yoluna devam ediyor.” dedi.

“Hz Hüseyin’in şehadeti anlaşılırsa belki de Yasin ve arkadaşlarının şehadeti de anlaşılır”

“Zira İmam-ı Hüseyin’in şehadeti anlaşılırsa belki de Yasin ve arkadaşlarının şehadeti de anlaşılır.” diyen Turgut, şunları söyledi: “Yezid, terk-i salat, içkici olduğu için Hz Hüseyin kendisine biat etmemiştir. Kufe’den İmam Hüseyin’e binlerce mektup gelir. 'Gel bizi Yezid’ten kurtar' diye. Ama maalesef Hz. Hüseyin Kufelilerin ihanetine uğrar. Yine bir Kerbela günü… Kerbela bu sefer Amed sokaklarıdır. Hz Hüseyin durumunda olanlar Yasin ve arkadaşlarıdır. Biz Müslümanların payına yeryüzünde en gaddar, en vahşi, en soysuz bir örgüt düşecek. Aynı selefleri gibi nerede bir sakallı Müslüman varsa katledilmedi mi? Nerede bir dernek, medrese varsa yakılıp yıkılmadı mı? Hakkâri Yüksekova’da sırf sakalı olduğu için İrfan Adsız kardeşimiz evinin önünde katledilmedi mi? Peki ben soruyorum. Hakkâri ve Yüksekova’da binlerce Müslüman yok muydu? Kızıltepe'de muhacir olmuş 2 kardeşimiz; Arabistan ve Suriye’den gelmiş, buraya sığınmış bizlerin misafirimiz olmuş, ama sırf sakalı ve dindar olduğu için binlerce insanın gözü önünde içinde katledilmedi mi? Yine soruyorum Bingöl-Karlıova’da binlerce Müslümanın arasında benim Fethi ve Cengiz kardeşim şehit edilmedi mi?”

“Bölgedeki Müslümanlara bir Kerbela yaşatıldı”

Bölgedeki Müslümanlara bir Kerbela yaşatıldığını ifade eden Turgut, “Kürdistan Kerbela oldu. Diyarbakır Kerbela oldu. Amed sokakları günü aşure oldu. Yasin ve arkadaşları Kurban Bayramı'nda belki de kendi akrabalarının bayramını sormadan önce ellerindeki kurban etleri ile belki Suriye ve Kobani’den gelen muhacirlerin evlerine kurban eti götürüp bayramlarını tebrik etmek üzere evlerinden çıkacaklar. Ama birileri Amerika’lardan emir almış, bir siyasi partinin en üsteki ismi insanları sokağa çağırarak, 'Kobani’de hayat nasılsa Diyarbakır’da ve bölge illerinde de hayat öyle olacak' diyor. Bu açıklamanın izahı şu değil midir? Kobani’de zaten hayat yok. Ölüm üzerine ölüm var. Dolaysıyla 'Burayı da oraya çevirin.' anlamına gelmiyor mu?” diyerek yaşanan saldırılara dikkat çekti.

“Yasin ve arkadaşlarının masum kanı 1990’lı yıllardaki Müslümanların masumiyetini ortaya çıkarmasına vesile oldu”

Yasin ve arkadaşlarının şehadet haberinin ve bölge de yaşanan zulümlerin HÜDA PAR ve siz kardeşlerin vesilesi ile kamuoyuna duyurulduğunu aktaran Turgut, “Zira 1990’lı yıllarda HÜDA PAR ve Müslümanların sesi soluğu olacak bir parti ve bir basınımız yoktu. O yıllarda Müslümanları şehit ediyorlardı, kendi medyalarında Müslümanları öcü, adam öldüren vahşi olarak gösteriyorlar. Şehit Yasin ve arkadaşlarının masum kanı, 1990’lı yıllardaki Müslümanların masumiyetinin ortaya çıkarmasına vesile oldu. Yasin ve arkadaşlarının şehadeti, insanları kendine getirdi. Böylece yaptıkları yanlışları itiraf ettiler. 'Biz sizleri görmezden geldik.' dediler.” şeklinde konuştu.

Program yapılan dua ile sona erdi. (Nihat Kanat - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler