İHH Çözüm Süreci raporunu Batman’da anlattı

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Gülden Sönmez, bölgede gözlemler sonrasında oluşturulan “Kürt Meselesi ve Çözüm Süreci” konulu raporu Batman’da anlattı.

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Gülden Sönmez, TPAO Kristal Park'ta verilen yemekli basın toplantısında çözüm süreci ile ilgili gelinen son durumu değerlendirme, tespit ve önerilerini içeren raporu paylaştı.

Toplantıya; AK Parti Batman Milletvekili Ziver özdemir, Mazlum-Der Genel Başkan Yardımcısı Murat Çiçek, kentteki siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri, kanaat önderleri, bazı avukat ve işadamları katıldı.

Toplantıda İHH Genel Başkan Yardımcısı Gülden Sönmez, "Kürt Meselesi ve Çözüm Süreci" başlıklı çarpıcı raporunu katılımcılara başlıklar halinde anlattı. Daha sonra katılımcılar tek tek söz alarak süreç ile ilgili kendi görüş ve fikirlerini bildirdi.

Yapılan toplantının ardından hazırladıkları rapor hakkında basına bilgi veren İHH Genel Başkan Yardımcısı Sönmez, "Hazırlanan raporda aslında çözüm süreci ile ilgili görünen ve bilinen tarafların yanı sıra hemen hemen Türkiye toplumunun sesi ve bununla muhatap olması gereken herkese seslendiğimiz bazı tespit ve önerilerimiz oldu. Biz barışın bir an önce bu topraklara gelmesini ve herkesin huzurlu ve mutluluk içerisinde yaşaması gerektiği günlere kavuşmayı arzu ediyoruz. Bunun içinde elimizden geldiğince her türlü çabayı da ortaya koymaya çalışıyoruz. Türkiye'nin bazı illerinde toplantılar yaptık ve yaptığımız toplantılarda Türkiye halkı ne istiyor? Bölge halkı ne istiyor? Problemlerinin kaynağını ne olarak sunuyor? Bunun çözümü için ne tür talepte bulunuyor? Bunları değerlendirdik."dedi.

Üçüncü göz tartışması

Süreç ile ilgili üçüncü göz tartışmasının olduğunu söyleyen Sönmez, "özellikle üçüncü göz tartışması mevzusu var. Aslında üçüncü göz halktır. Halk; ‘bu süreç bizimle ilgilidir ve biz sürecimizin takipçisiyiz. Kim barış ve çözüm sürecine katkıda bulunursa biz onu destekleyeceğiz. Kim bu süreci bozan olursa ve tekrar silahların konuşmasına sebep olursa bizde onun karşısında olacağız.' diyor. Bir an önce Kürt kimliğiyle ilgili yapılması gereken tüm düzenlemelerin bir an önce yapılması, hak ve özgürlükler konusundaki problemlerin mümkünse hemen düzeltilmesi gerekiyor."diye konuştu.

"Hükümet insanların can ve mallarını koruyabilecekleri tedbirleri almak zorundadır"

"Silahların susturulması ayrı bir konu, hak ve özgürlüklerin tanınması ayrı bir konudur" diyen Sönmez, 6-7 Ekim olaylarından örnekler vererek şu ifadelere yer verdi: "6-7 Ekim olaylarını yaşadık. Aslında ne kadar uzun zamandır silah sesi duymazken bir anda bölgede ne kadar insan hayatını kaybetti. Hiçbirisini geriye getiremeyeceğiz. Hükümet üzerine düşen sorumluluğu yerine getirsin. Güvenlik gerekçesiyle haklara yönelik ihlaller yapmaması gerektiği gibi insanların can ve mallarını koruyabilecekleri tedbirleri de Hükümet almak zorundadır. Arzumuz odur ki, akli selimle, barıştan yana süreci tehdit unsuru olarak kullanmadan bu halkın açısını hissederek bütün taraflar sesini yükseltsin ve barıştan yana tavır alsın. Tüm STK'lar da daha fazla ses yükseltmelidir. Bu meselenin sadece iki tarafı varmış gibi birisi hükümetmiş, diğeri PKK ve PKK'nin unsurlarıymış gibi tutum hiçbir taraf için doğru bir tutum değil. Bölgenin kendi gerçekleri var. Bu gerçeğin içerisinde bulunan diğer sivil toplum kuruluşları ve bütün İslami gruplar sözünü söylemelidir."

"Süreç bizim kanaatimizce de şeffaf yürümüyor"

Sürecin şeffaf yürüyüp yürümediği ile ilgili sorulan bir soruda ise Sönmez, "Var olan iki taraf için şeffaflığı belki konuşabilirsiniz ama bölge halkı için bütün gelişmelerin şeffaf olduğuna dair yaygın bir kanaat yoktur. Açıkçası o kanaat bizde de yok." şeklinde konuştu. (M.Fatih Akgül-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler