Mustazaflar Cemiyeti Van Şubesi tarafından 'Dünya Kudüs Günü' münasebetiyle düzenlenen basın açıklamasında, Kudüs'ün Müslümanların ortak meselesi olduğuna vurgu yapıldı.

Ramazan ayının son Cuma'sı "Dünya Kudüs Günü" olarak kutlanıyor. Mustazaflar Cemiyeti Van Şubesi tarafından yapılan kitlesel basın açıklamasında Kudüs'ün Müslümanların ortak meselesi olduğuna vurgu yapıldı.

Açıklamada ayrıca Türkiye'nin Mavi Marmara'dan sonra ilişkilerini askıya aldığı İsrail ile yeniden anlaşmasının Gazzeli Müslümanlara fayda sağlamadığına dikkat çekildi.

Hz ömer Camii'nde Cuma namazı çıkışı toplanan Mustazaflar Cemiyeti Van Şubesi üye ve gönüllüleri, Siyonist İsrail tarafından hakları gasp edilmiş mazlum ve mustazaf Filistinlilerin yanlarında olduklarını göstermek için bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu basın açıklamasına camii cemaati de eşlik etti.

Camii önünde toplanan kalabalık sık sık tekbirler getirerek, "Kudüs canımız, feda olsun kanımız" , "Zalimler için yaşasın cehennem" gibi sloganlar attı.

Basın açıklamasına "Bugün günlerden Kudüs" diye başlayan Tuncer Şakar , "Bugün hak ve batılın ayrıldığı, küresel emperyalizmin karşısında izzetle direnenlerin günüdür. Bugün, tevhit sancağının Ramazan ayının son Cuma'sında daha gür dalgalandığı ‘Dünya Kudüs Günü'dür. Kudüs ve Mescid-i Aksa, Hz. Muhammed'in miraca çıkarken hemhal olduğu ve duasıyla şereflendiği, Müslümanların üçüncü Harem-i Şerif'idir." dedi.

"Kudüs bütün Müslümanların ortak değeridir"

Yıllardır ümmet coğrafyasının birçok yerinde Ramazan ayının son Cuma'sı ‘Dünya Kudüs Günü' olarak anıldığını dile getiren Şakar, "Kudüs, Kur'an-ı Kerim'deki ayette buyurulduğu üzere, Müslümanlar için mübarek bir beldedir. Kudüs; Müslümanlar için yeryüzündeki mübarek ve önemli beldelerden bir beldedir. öyle mübarek bir belde ki Allah'u Teâlâ onu Müslümanlar için kıble olarak tayin edeceği kadar önemli bir belde ve Müslümanların Allah'u Teâlâ için kıldıkları namazlarında oraya yönelecekleri ve orayı kıble edinecekleri kadar kutsal bir belde. Bu bakımdan Kudüs, bütün Müslümanların ortak değeri, ortak derdi ve sahip çıkmaları gereken ortak miraslarıdır." diye konuştu.

"Ümmetin Kudüs sürgünü devam ediyor"

Siyonist terör rejimi İsrail'in Gazze üzerindeki ablukasına devam ettiğini, Mescid-i Aksa'da yaşlılar dışında Filistinlerin girip ibadet etmesine engel olunduğunu belirten Şakar, terör rejimi ibadete engel olmakla beraber Mescid-i Aksa'da kan da döktüğünü vurguladı.

Şakar, "Bu Ramazan ayında da ümmetin Kudüs sürgünü maalesef devam ediyor. Kudüs, terör devleti İsrail'in işgali altındadır. Başta emperyalist ABD olmak üzere, haçlı zihniyetli batının her türlü desteği arkasına alan terör devleti, Gazze üzerindeki abluka ve ambargoyu devam ettirmekle birlikte, Kudüs'te işgal politikaları ve her türlü stratejiyle ‘Yahudileştirme' çalışmalarına tüm insanlık dışı uygulamaları ile birlikte devam etmektedir. Siyonist terör devletinin bu uygulamalarından en çok nasibini alan kuşkusuz ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa olmaktadır. Mescide yaşlılar dışında Filistinlerin girip ibadet etmesine engel olan terör devleti zaman zaman mescidin içerisinde Müslümanlara saldırmakta, burada bile Müslüman kanı dökmekten geri durmamaktadır." şeklinde konuştu.

"Kudüs İslam'ındır ve İslam'ın olacaktır"

Kudüs'ün Müslümanların ortak meselesi olduğuna dikkat çeken Şakar, "Hiçbir güç, hiçbir politika Kudüs'ü İslam diyarı olmaktan çıkaramayacaktır. Bugün Kudüs'ün özgürlüğü sadece Filistinlileri veya sadece Arapları ilgilendiren bir mesele değil, ümmetin her bir ferdinin meselesidir. Bu gerçek karşısında her Müslüman omuzunda büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Bu konuda Ümmet olarak ortak bir imtihandan geçmekteyiz. Kudüs'ün özgürlüğü şuuruyla ve imtihan bilinciyle her Müslümana bu konuda taşıdığımız sorumluluğu ‘Dünya Kudüs Günü' münasebetiyle bir daha hatırlamayı kendimize görev addediyoruz." ifadelerini kullandı.

Kudüs'e sahip çıkmanın Bağdat'a, Şam'a, Kürdistan'a, Afrika'dan tüm Asya'ya 7 kıtada yaşayan tüm mazlumlara sahip çıkmak olduğunu belirten Şakar, "Her gün gözlerimizin önünde vahşice katledilen, daha yaşı 12-13 olup Siyonist çetenin zindanlarında ölüme terk edilen mazlum kardeşlerimize daha ne kadar kayıtsız kalacağız. Allah için bu zulme dur diyecek, müminlerin gönüllerini ferahlatacak Hayber fatihleri çıkmayacak mı? Bizler Selahaddin'in torunları olarak özgür bir Kudüs'te özgür Müslümanlar olarak, Mescidi Aksa'da omuz omuza namaz kılana kadar mücadelemiz devam edecektir. Bu vesileyle iki büklüm bedeniyle terör devletine kök söktürmüş Şeyh Ahmet Yasinleri, İsrailli çocukları bile gerektiğinde tedavi etmeyi kabul etmiş, eceliyle ölmektense apache saldırısıyla ölmeyi tercih eden Doktor Rantisileri ve bu uğurda canıyla, malıyla mücadele etmiş tüm Filistinli şehitleri rahmet ve minnetle anıyoruz." dedi.

"Türkiye-İsrail anlaşması Gazzeli Müslümanlara fayda sağlamamıştır"

Yapılan açıklamada son olarak Türkiye-İsrail arasında yapılan anlaşmaya da değinen Şakar, "Bilindiği üzere 26 Haziran 2016 tarihinde İtalya'nın başkenti Roma'da, Mavi Marmara gemisi olayından sonra gerilen ilişkileri düzeltmek ve sözde Gazze'ye nefes aldırmak için bu anlaşma yapıldı. Ancak Türkiye-İsrail arasında yapılan bu anlaşma; Filistin halkının ve abluka altındaki Gazzeli Müslümanların faydasına olan bir anlaşma olmamıştır. Bu anlaşma Türkiye'nin de faydasına olmamıştır, İsrail'in işine yaramıştır. Bu şekliyle bunun Müslümanlar tarafından kabul edilmesi beklenemez. İsrail ile yapılacak her görüşme ve anlaşma durumlarında Kutsal Kudüs davasına, onurlu Gazze direnişine ve Şehitlerimizin hatırasına zarar getirmeyecek nitelikte adımlar atılmalı ve bunlar kırmızıçizgilerimiz olarak kabul edilmelidir." dedi.

Basın açıklaması Levent Dalgın'ın okuduğu dua ile son buldu. (Yılmaz Sönmez - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler