Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen'den anadilde eğitimin yaygınlaştırılması çağrısı
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen tarafından yapılan açıklamada, Kürtçe seçmeli derse yönelik ilginin arttığı belirtilerek daha fazla öğretmen ataması ve eğitimin farklı kademelere yayılması çağrısı yapıldı.
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Kürtçe Seçmeli Ders Takip Komisyonu tarafından "Türkiye'de Kürtçe Eğitim Tecrübesi" konulu basın açıklaması düzenlendi.
Açıklamada, Kürtçe seçmeli dersine yönelik ilginin arttığı belirtilerek daha fazla öğretmen ataması ve eğitimin farklı kademelere yayılması çağrı yapıldı.
Diyarbakır Memur-Sen İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen basın açıklamasını Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Tekdemir okudu.
"Sendikamız, bu yıl 86 bin 64 öğrenciye ulaşarak geçen yıl kırdığı rekoru yenilemiştir"
Tekdemir, 2012 yılından bu yana ortaokullarda okutulan seçmeli Kürtçe dersinin geldiği noktaya ilişkin verileri kamuoyuyla paylaşarak, "Türkiye'de 14 yıldır 5 üniversitede, toplam 197 kontenjanla Kürtçe öğretmeni lisans eğitimi verilmektedir. Bu 14 yıllık süre zarfında 826 Kürtçe öğretmeni lisans diploması almıştır. Yine aynı dönemde 15 şehir, 32 ilçe ve 260 ortaokulda toplam 412 bin öğrenci Kürtçe dersi eğitimi görmüştür.
Ülkemizde her yıl eğitim gören 20 milyon öğrencinin yaklaşık 7 milyonunun Kürtçe dersini seçme olanağı bulunurken, mevcut öğrenci sayısının maalesef 30 bin civarında seyretmesinin üzüntüsünü yaşıyoruz. Geçen yıl 59 bin 362 öğrencinin Kürtçe dersini seçmesine vesile olan sendikamız, bu yıl 86 bin 64 öğrenciye ulaşarak geçen yıl kırdığı rekoru yenilemiştir. Öğrencilerimizin ve velilerimizin bu yoğun ilgisi, sadece kültürel bir refleks değil, aynı zamanda pedagojik bir ihtiyacın alan suretindeki somut yansımasıdır." dedi.
"Çocukların anadillerinde eğitim almaları akademik başarıyı doğrudan artırır"
Açıklamada, anadilde eğitimin çocukların bilişsel gelişimi ve akademik başarısına önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Tekdemir, "Uluslararası eğitim literatürü ve UNESCO'nun Küresel Eğitimi İzleme Raporları, çocukların kendi ev dillerinde veya anadillerinde eğitim almalarının bilişsel gelişimi, okuduğunu anlamayı ve akademik başarıyı doğrudan artırdığını kanıtlamaktadır. UNESCO verilerine göre, kendi anadilinde eğitim süreçlerine dahil olan çocukların okula aidiyet duyguları yükselmekte, yaratıcılıkları gelişmekte ve matematik ile fen bilimleri gibi temel alanlardaki başarı oranları ciddi ölçüde artış göstermektedir. Dilsel bariyerlerin ortadan kalkması, öğrencinin soyut düşünme becerisini hızlandırmaktadır." ifadelerini kullandı.
"Kürtçe zorunlu bir ders olmadığı için dersin açıldığı her okula Kürtçe öğretmeni norm kadrosu verilememektedir"
"Ortalama her 250 öğrenciye 1 Kürtçe öğretmeni ihtiyacı söz konusudur." diye belirten Tekdemir, "Dolayısıyla bu yıl ulaşılan rakamlar göz önüne alındığında, mevcut Kürtçe branş öğretmenlerine en az 200 yeni Kürtçe öğretmeninin ekleneceği bir atama planlaması yapılması pedagojik bir zorunluluktur. Maalesef Kürtçe zorunlu bir ders olmadığı için dersin açıldığı her okula Kürtçe öğretmeni norm kadrosu verilememektedir. Bir Kürtçe öğretmeninin atanabilmesi için haftalık 8 saat, yani en az 4 şubede bu dersin tanımlanması mecburiyeti bulunmaktadır.
Ülkemiz genelinde tanımlanan resmi ihtiyaç 30 Kürtçe öğretmeniyken, bu kadrolar için 14 Kürtçe öğretmeni adayı başvuru yapmıştır. Başvuru yapan 9 Kurmançca öğretmeninin 5'i, 6 Zazaca öğretmeninin ise 1'i akademide eğitim görmektedir. Sendikamız hem açık norm kadroların artırılması hem de yeterli sayıda Kürtçe öğretmeni atanması için hassasiyetle çalışmaktadır. Atamaların hiç Kürtçe öğretmeni bulunmayan şehir ve ilçelere yönlendirilmesi konusunda Bakanlık ile iller arasındaki koordinasyon takip edilmektedir. Örneğin; Ağrı/Patnos, Şanlıurfa, Muş merkez ve Bitlis/Norşin atamaları bu yakın takip sayesinde gerçekleştirilmiştir." şeklinde konuştu.
Millî Eğitim Bakanlığı'nın uygulamaya koyduğu Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin öğrencinin kültürel çevresi ve anadiliyle kurduğu bağı esas aldığını belirten Tekdemir, "Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, öğrencinin aktif katılımını, sosyal-duygusal öğrenmeyi ve bütüncül gelişimi hedefleyen yapılandırmacı (constructivist) bir pedagojik yaklaşımı esas almaktadır. Öğrencinin kimliği, kültürel çevresi ve anadiliyle kurduğu bağ, bu modelin savunduğu 'bütüncül gelişim' ilkesinin temel taşlarındandır.
Bu doğrultuda, Kürtçe ders kitaplarının hazırlanması sürecini yakından takip etmekteyiz. Müfredat uyum çalışmaları kapsamında Mardin Artuklu Üniversitesi Kurmancca, Bingöl Üniversitesi ise Zazaca kitapların hazırlanması için görevlendirilmiştir. Sendikamız, Kürtçe eğitimi veren 5 üniversite bölümünün iş birliğini önemsemektedir." dedi.

"Kürtçe eğitim-öğretimin her kademede ve her branşta kullanımını sağlamayı amaçlıyoruz"
"Türkiye'de Kürtçe Eğitim Tecrübesi" başlıklı uluslararası bir sempozyum düzenlenmesinin planlandığını, liselerde de seçmeli Kürtçe dersinin başlatılması ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde Kürtçe lisans bölümünün açılmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade eden Tekdemir, şunları kaydetti:
"Sendikamızın 'Türkiye'de Kürtçe Eğitim Tecrübesi' adıyla düzenleyeceği uluslararası sempozyumun hazırlıkları devam etmektedir. Liselerde de seçmeli Kürtçe dersinin başlatılması ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde Kürtçe bölümünün lisans eğitimine açılması öncelikli hedeflerimiz arasındadır. 5 üniversitedeki mevcut kontenjanların Kurmancca için 50, Zazaca için 30 olacak şekilde artırılması önerilerimiz arasındadır. Bu düzenleme, yılda 400 Kürtçe öğretmeninin eğitilmesini sağlayacaktır. Halihazırda lisans eğitimi, mevcut 197 kontenjanla devam etmektedir.
Kürtçe eğitimin pedagojik, akademik ve mesleki avantajlarının ülkemizin gelişimine önemli katkılar sağlayacağı aşikardır. Bu amaçla, Seçmeli Ders Yönetmeliği sınırları dahilinde dersin tanıtımını yapmaya devam edeceğiz. Seçmeli derslerin Kürtçe eğitim-öğretim için yetersiz ancak önemli bir adım olduğunu bilerek, bu çalışmayı yaygınlaştırmayı; Kürtçe eğitim-öğretimin her kademede ve her branşta kullanımını sağlamayı amaçladığımızı belirtmek isteriz."
"Kürtçenin eğitim hayatında daha güçlü yer bulması toplumsal bütünleşmeye katkı sağlayacaktır"
"Kürtçe, bu coğrafyanın hafızası ve kültürel zenginliğidir." ifadelerine yer veren Tekdemir, "Çağdaş eğitim bilimleri, çok dilliliğin bireylerde bilişsel esnekliği ve problem çözme yeteneğini artırdığını ortaya koymaktadır. Bir dili yaşatmak; o dili konuşan insanların kültürünün, tarihinin ve ortak toplumsal hafızasının korunması demektir. Kürtçenin eğitim hayatında daha güçlü bir yer bulması; kültürel çeşitliliğin korunmasına, eğitimde fırsat eşitliğine ve toplumsal bütünleşmeye katkı sağlayacaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın veciz bir biçimde belirttiği gibi: 'Dilini kaybeden bir millet; hafızasını ve inancını kaybeder.' Talep vardır, pedagojik ihtiyaç ortadadır. Şimdi bu talebin eğitim politikalarında daha güçlü bir karşılık bulma zamanıdır." ifadelerini kullandı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde düzenlenen operasyonda piyasa değerinin yaklaşık 5 milyon 500 bin lira olduğu değerlendirilen 4 bin 322 adet taklit ürüne el konuldu.
Düzce'de, kavşakta 2 otomobilin çarpıştığı kazada, 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı.
Siirt’te Ford Kavşağı’nda meydana gelen trafik kazasında, otomobilin tır'ın yakıt deposuna çarpması paniğe neden oldu.
Şırnak’ın Silopi ilçesi Buğdaylı köyünde buğday ve arpa hasadı başladı. Çiftçiler, verimli sezon ve artan rekolteyle birlikte tarlalarda yoğun mesai harcıyor.