Mısırda verilen idam kararları Muş'ta kınandı

Muş İnanç ve Adalet platformu, Mısır’da cunta mahkemeleri tarafından Muhammed Mursi ve arkadaşları için verilen idam kararlarını yaptığı basın açıklaması ile kınadı.

Aralarında Muhammed Mursi, Muhammed Bedii ve Muhammed El-Bilteci'nin bulunduğu İhvan yöneticileri hakkında cunta mahkemeleri tarafından verilen idam kararları, Muş İnanç ve Adalet platformu (MİAD) tarafından kınandı.

Muş Belediyesi önünde yapılan basın açıklamasında sık sık tekbir getiren grup, ‘Kahrolsun sisi seninleyiz Mursi', ‘İhvan'a selam direnişe devam', ‘Uyan diren özgürleş' sloganları attı.

Toplanan grup adına basın açıklamasını Nihat Şahin okudu.

Mısır'da yapılan bu darbenin insan hak ve hürriyetlerine aykırı olduğunu söyleyen Şahin, "Mısır'da son iki yıldır gelişen olaylar kadim Mısır tarihindeki Firavuni yönetimleri aratmayacak hatta rahmet okutacak gelişmelere sahne olmaktadır. Zira küreselleşen ve küçülen dünyanın yeni düzenlerinin sözüm ona barışçıl, insan hak ve hürriyetlerinden sürekli dem vuran egemen güçlerinin gözü önünde ve bütün Ortadoğu coğrafyasında halklara zulmedilmekte ve halkların iradelerine ipotek konulmaktadır. Bu tutum adil, vicdanlı ve insani hassasiyet gösteren kesimlerin asla kabul edemeyeceği durumlardır." dedi.

Mısır'ın tarih boyunca yüzlerce Firavun gördüğünü ve Mısır halkının bu yönetimler tarafından zulümlere maruz kaldıklarını belirten Şahin, "Bu zulmün son halkası olan ve 40 yıl ülkeyi zulümle yöneten Hüsnü Mübarek rejiminin, seçim ve meşru halk devrimi ile alaşağı edilmesinin ardından, Mısır tarihinin ilk sivil Cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi göreve başlamıştır. Ancak Mursi daha göreve başlar başlamaz Ortadoğu'da ve İslam dünyasında sürekli karışıklık ve kaos ortamı isteyen batı dünyası ve onun bu bölgedeki yerli işbirlikçileri kumpaslarına başlamış ve Mursi yönetiminin hiçbir icraat yapmasına fırsat vermeden kısa sürede 03 Temmuz 2013 tarihinde gerçekleşen askeri darbeyle yönetimden düşürmüşlerdir." ifadelerini kullandı.

Mısır'da yapılan darbenin insanı önceleyen her türlü hukuki normlara, insan hak ve hürriyetlerine aykırı olduğunu söyleyen Şahin, "Yetkisiz bir şekilde gasp edilen iktidar, meşru ve halk tarafından seçilmiş olan hükümete yani halka iade edilmesi gerekirken, darbe hükümetinin hukuksuz yargısı tarafından tamamen siyasi mülahazalarla önce 528 İhvan-ı Müslim'in Hareketi mensubunu idama mahkûm etmiş ve akabinde 2013 yılından beri Mısır zindanlarında tecrit edilen Muhammed Mursi ve 106 arkadaşını idama mahkum etmiştir." diye konuştu.

"Batı İslam coğrafyasında barışı istemez"

Batı dünyasının kendi bulundukları coğrafyalar dışındaki coğrafyalarda, özellikle İslam coğrafyasında barış ortamını hiçbir zaman istemediğini belirten Şahin, Batının İslam ülkelerinde kan, zülüm ve gözyaşının dinmemesi için her türlü oyunu oynadığını ifade etti.

ABD, israil, Avrupa ülkeleri ve onun bölgedeki işbirlikçilerinin İslam dünyasında hiçbir zaman barışın ve adil bir yönetimin gelmesini istemediğini vurgulayan Şahin, "Mısır'ı, 40 yıl zulümle ve demir yumrukla yöneten Mübarek yönetiminin halkın iradesi karşısında yıkılışı, bölgedeki işbirlikçi yönetimler başta olmak üzere tüm zalim ve baskıcı krallık ve diktatörlükleri telaşlandırmış ve bu telaş sonucunda yine ezilen bölgenin mazlum halkları olmuştur. Halkın iradesini hiçe sayıp zulümlerine devam ederek, bu idamları gerçekleştirseler bile şunu iyi bilmelidir ki, bölgede akan her bir şehit kanı mazlum halkın tevhit, adalet ve özgürlük mücadelesinin yeniden filizlenmesine yol açacaktır." şeklinde konuştu. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler