Şanlıurfa'da ilk teravih namazı heyecanı

Peygamberler şehri Şanlıurfa'da ramazan ayının ilk teravih namazında camiler doldu taştı.

On bir ayın sultanı, bereket, hidayet, mağfiret, hayır ve rahmet ayı olan ramazan ayının, ilk teravih namazı, tüm İslam âleminde olduğu gibi Şanlıurfa'da da Müslümanların yoğun katılımı ile kılındı.

Akşam namazının ardından çocuk, genç, yaşlı, kadın ve erkek camilere akın eden vatandaşlar, renkli görüntüler oluşturdu.

Her yıl olduğu gibi bu yılda teravih namazı için vatandaşlar, öncelikli olarak Balıklıgöl Dergâh Camii, Eyüp Peygamber ve Ulu Camii tercih etti.  

Bazı camilerde cami içerisinin dolmasından dolayı vatandaşlar cami avlusuna serdikleri hasırlar üzerinde teravih namazını kıldılar.

Balıklıgöl Dergâh Camisine gelen vatandaşlar camiye girmeden önce, Hazreti İbrahim’in doğduğu mağarayı ve Üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin vefat ettiğinde ilk gömüldüğü kabrini ziyaret ederek dua etti.

Teravih namazı öncesinde Şanlıurfa İl Müftüsü Mehmet Taştan, ramazan ayının önemine değindi.

Ramazan ayında cennet kapılarının sonuna kadar açıldığına ve cehennem kapılarının kapatıldığına dikkat çeken Müftü Taştan, O oruçtur ki, başlayınca rahmet ve cennet kapıları sonuna kadar açılır, cehennem kapıları Müminlere kapatılır, şeytanlar da bağlanır. Öyle bir ibadet düşünün ki; cennet kapılarını sonuna kadar size açıyor, cehennem kapılarını da yine sonuna kadar kapatıyor ve şeytanları bağlıyor.” ifadelerini kullandı.     

"Mümin öyle bir oruç tutar ki; sadece yeme içmeyi terk etmez her türlü harama, günaha set çeker"

Orucun sadece ağza değil, bütün uzuvlara tutturulması gerektiğine değinen Taştan, "Cenab-ı Hakk'a hamd ediyoruz. Sevgili Peygamberimiz, 'Oruç kalkandır.' diye buyuruyor. Öyle bir kalkan ki, İmamı Gazali'nin deyimi ile insanlara sadece ağızlarıyla mubah olan yiyecek içecekleri terk ettirmez. Ağzımıza oruç tutturduğu gibi konuşmalarımıza, bakışlarımıza, yürüyüşümüze ve tüm amellerimize de oruç tutturur. Öyle bir ibadet ki; kalbimizde masivayı barındırmaz, oraya sadece Allah sevgisini ve Peygamberin muhabbetini koyar. Onun;  kalbi, duyguları, davranışları, konuşmaları, bakışları ve yürüyüşü günahlara oruçludur. Mümin, öyle bir oruç tutar ki; sadece yeme içmeyi terk etmez, her türlü harama, günaha set çeker. Haramı elinin tersiyle iter bütün uzuvları ile oruç tutar. İşte bu oruç, sahibine cennetin kapılarını açar, cehennemin kapılarını kapatır ve şeytanlar iş görmez hale gelir. Öyle bir insan düşünün ki, günahı unutur, Allah'tan başka her şeyi unutur, kendini unutur, sadece onun aklında Allah, Resulü ve Müminlerin sevgisi vardır, iyiliğe giden bütün yollar vardır. İşte bu oruç, sahibine kazandırır, cennetin kapılarını açar, cehennem kapılarını kapatır, şeytanları bağlar." ifadelerini kullandı.

"Teravih namazlarında Müminler bir araya gelirler"

Ramazan ayının Müslümanlara kazandırdığı güzelliklere vurgu yapan Taştan, "Cenab-ı Hakk'a hamd ve senalar olsun ki, ramazan ayında oruç tutmayı bize farz kıldı. Bu oruç sayesinde birçok güzelliği beraber yaşıyoruz. Oruç sayesinde teravih namazları başladı. Teravih namazlarında Müminler bir araya gelirler. Peygamber Efendimizin Hadis-i Şerifini yaşamaya çalışırlar. Peygamber Efendimiz bu konu hakkında şöyle buyuruyor; 'Kim ramazan gecelerini ihya ederse, gecelerini ibadetle değerlendirirse, iman ederek sevabını Allah-u Teâlâ'dan bekleyerek ramazan gecelerini ihya ederse geçmiş günahları affedilir." dedi.       

Yatsı ezanının okunmasının ardından kılınan yatsı namazının sünneti, farzı ve son 2 sünnetinin ardından 20 rekât teravih namazı kılındı. Teravih namazının arından salavat-ı şerifeler okunarak tüm İslam âlemi için dua edildi.

Şanlıurfalılar, teravih namazının ardından duygularını paylaştı.

"Ramazan ayı rahmet, mağfiret ve bereket ayıdır" 

Ramazan ayını en güzel şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Mehmet Hanifi Karakaş, "Çok güzel bir ay, ilk teravih namazını kıldık. Ramazan ayı rahmet, mağfiret ve bereket ayıdır. Müslüman olarak bu ayı iyi değerlendirmemiz lazım ki, günahlardan arınmalıyız. Elimizden geldikçe oruçlarımızı tutmaya ve teravih namazını kılmaya çalışalım. İnşallah dua edelim. İnşallah Allah bütün günahlarımızı affeder. En güzel şekilde ramazan ayımızı geçirelim. Bayrama kavuşmayı niyaz edelim." dedi.

Teravih namazını Şanlıurfa’da kılmanın sevincini yaşadığını belirten Celal Gök, "Rabbimize bize bu ayı nasip ettiği için hamd ve senalar olsun. Teravih namazını Şanlıurfa'da Dergâh Camisi'nde kıldığımız için bunun sevincini ve hazzını yaşıyoruz. Rabbim bütün İslam âleminin orucunu, iftarını ve sahurunu kabul eylesin." diye konuştu.

Ramazan ayının Kur'an ve bereket ayı olduğuna işaret eden Mühittin Karakaş, "Ramazan, 11 ayın sultanıdır. Teravih namazını neşe ve huzurla kıldık. Allah kabul etsin İnşallah. Ramazan ayı başımızın tacıdır, 11 ayın sultanıdır, Kur'an ve bereket ayıdır. Önü rahmet, ortası mağfiret sonu da cehennemden azat olmaktır. Ümmeti Muhammed'e selametli, bereketli ve hayırlı olsun." ifadelerini kullandı.

"Çocuklarla camiye gelmek çok güzel bir duygu"

Teravih namazına eşi ve 3 küçük çocuğu ile gelen anne İsmet Demirel, çok güzel duygular yaşadığını belirterek, "Çok güzel bir duygu, ramazan ayına kavuştuğumuz için şükürler olsun. İnşallah bütün ibadetlerimizi yapacağız. Çocuklarla gelmek çok güzel bir duygu, güle oynaya namazımızı kıldık. İnşallah çocuklarımızla beraber herkese hayırlı uğurlu olsun." dedi. 

"Ramazan-ı Şerife bizleri kavuşturan Rabbimize binlerce kez şükürler olsun"

Baba Yusuf Demirel ise ramazan ayına kavuşmanın mutluluğunu yaşadığına dikkat çekerek, "Ramazan ayı başta Türkiye'mize hayırlı, uğurlu olsun. 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerife bizleri kavuşturan Rabbimize binlerce kez şükürler olsun. Çok sevinçli ve güzel bir duygu yaşıyoruz. İlk teravih namazını kıldık çok güzel bir atmosferdi. Ailem ile Dergâh Camisine ve Hazreti İbrahim’in makamına geldik. Şehir dışından Şanlıurfa'mıza gelen güzel insanlar gördük. Şanlıurfa'mız böyle güzel bir atmosferin içinde ramazan güzel geçecek inşallah. Ailemle birlikte Şanlıurfa gibi bir şehirde olmaktan çok mutluyum. Birlik ve beraberlik çok güzel bir duygu, aile güzel bir şey, insan eşini ve çocuklarını severse, eşi ve çocukları da onu severse bence kimse bizi bölemez." diye konuştu. (Abdurahman Uğurlu-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler