Siyonist hapishanelerinde 7 bin Filistinli var

İHH’nın genel merkezinde Dünya Filistinli Esirlerle Dayanışma Haftası kapsamında düzenlenen programda, 3 yüzden fazla çocuk, 25 civarında kadın ve 22 milletvekilli olmak üzere 7 binin üzerinde Filistinlinin İşgalci Siyonist hapishanelerinde olduğuna dikkat çekildi.

İHH'nın genel merkezinde Dünya Filistinli Esirlerle Dayanışma Haftası kapsamında "İşgalci Siyonist hapishanelerinde Filistinli esirlerle uluslararası dayanışma kampanyası" adı altında bir program yapıldı.

Programa İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH), Filistin Dayanışma Vakfı, Davet ve Kardeşlik Vakfı ve İslam Dünyası STK'ları Birliğinden temsilciler katıldı.

"Gazze açık hava cezaevihaline dönmüştür"
İHH temsilcisi Hasan Aynacı, Filistinli esirlerin yaşadığı sıkıntıları anlattı. Filistin'de hapishanede olmayanların durumlarını açık hava cezaevine benzeten Aynacı, "Açık hava cezaevinde hastalar tedavi edilemez, çocuklar eğitim alamaz ve evleri yıkılan insanlarda evlerine gidemiyor. Siyonist hapishanelerinde Filistinli yaşlı, kadın, çocuk ve hasta olmak üzere binlerce mahkûm bulunuyor. Ki bunların çoğu hapishanelerde tutulmaları kanunen yasaklanmış kişilerdir. 7 bin Filistinli kardeşimiz İsrail zindanlarında esirdir. Bunlarla beraber Gazze'de bir buçuk milyon insan da açık hava hapishanesinde yaşar duruma getirilmiştir. Burada yaşantılarını sürdürmeye çalışan Gazzeliler bütün ihtiyaçlarından uzak bırakılmak durumunda kalmıştır." dedi.

"İşgalci Siyonist çaresizdir"
Davet ve Kardeşlik Vakfı başkanı Recep Songül, ‘İşgalci Siyonist çaresizdir. İsrail'in bu davanın ve direnişin önüne geçemez' diyerek Gazzelilerin direnişini ve davalarını bırakmayacağını söyledi. Songül, "Siyonistler Filistinlileri öldürüyor, tutukluyor, havadan ve karadan saldırılar yapıyor yine de bu davanın önüne geçemiyor. 7 binin üzerinde tutuklu esir vardır. Bu esirlerin yüzde 90'dan fazlası değişik direniş örgütlerinin mücahitleridirler, 3 yüzden fazla çocuk, 25 civarında kadın ve 22 civarında parlamento üyesi olan milletvekilleridirler. İşgalci devlet Avrupa'ya şirin görünmek adına belli başlı olayları göstererek insan hakları ve demokrasi dersi verirken, duvar arkasında da esirlere çeşitli işkenceler yapıyor." ifadelerini kullandı.

"Bu kutlu dava esir kalınmaya ve sıkıntılara değerdir"
13 yıl boyunca İsrail'in esir tuttuğu Hasan Bedran ise kendi yaşadığı ve Filistinlilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. Yaşadığı sıkıntılara rağmen davalarının hak olduğunu söyleyen Bedran, ‘Filistin direnişi kutlu bir davadır, bu dava her türlü sıkıntılara değerdir' dedi. Bedran, "Cezaevlerinde ailece kalanlar vardır. Filistin'de çocuklar oyun oynamayı, eğlenmeyi öğrenmeden önce haftalık cezaevleri ziyaretlerini öğreniyor. Fakat Filistin davası bu kutlu direniş için, bu şartlarda bile esir olmaya değerdir. Eğer bir direniş varsa, bu direnişin karşısında ölümde, şehadette, esir olmakta olacaktır. Biz bu kutlu yola çıkmadan önce başımıza bunların geleceğini biliyorduk." şeklinde konuştu.

"Siyonist İsrail esirlere sevinmeyi yasaklıyor"
Siyonist İsrail'in esirlere cezaevinde getirdiği yasakları anlatan Bedran, "Esirlerin arasında bir esirin 6 bin 500 yıl cezası var. Siyonistler esirleri ailelerine göstermeme politikasını uyguluyor. Böyle bir politika ise dünyanın hiçbir yerinde yok. Her ülkede esirler ailelerine gösteriliyor. Siyonistler taziye ziyaretlerini de yasaklamış, esirin ailesinden biri ölürse buna kesinlikle izin vermiyor. Siyonist İsrail esirlere sevinmeyi bile yasaklıyor. Esirler herhangi bir konuda sevinirlerse ceza alıyorlar. Siyonistler bizim namazlarımızı da engelliyordu. Cuma namazlarında hutbede bizim tek bir sözümüze takılıp namaz kılmamıza izin vermiyordular." diyerek, yaşanan sıkıntıları gözler önüne serdi.

"Elimizden geldiği kadar ümmet olarak bu ihtilalin karşısında durmamız gerekiyor"
Programda son olarak konuşan Filistin Dayanışma Vakfı temsilcisi Muhammed Mişeniş ise, "Mavi Marmara katliamı ile Çanakkale savaşında bizim kanımızda karışmış ve birleşmiştir. Bizim bu direnişe küçük de olsa bir vakit ayırmamız gerekiyor. Elimizden geldiği kadar ümmet olarak bu ihtilalin karşısında durmamız gerekiyor. Biz bu davamız için esirlerimiz için elimizden geleni yapacağız. Mescid-i Aksa'da beraber namaz kılmak için bu direnişimize devam edeceğiz." dedi. (Yılmaz Sönmez - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler