Gaziantep'te düzenlenen "Kent, İnşaat ve Ekonomi Kongresinde" konuşan Vali Davut Gül, Suriye'deki iç savaş sona erdiğinde, Gaziantep'in, Suriye'nin inşasında önemli bir rol alacağını söyledi.

Gaziantep Ticaret Odası ve Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi'nin işbirliğinde düzenlenen "Kent, İnşaat ve Ekonomi Kongresi" düzenlenen törenle başladı.    

Gaziantep Ticaret Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen törende konuşan Gaziantep Valisi Davut Gül, hiçbir savaşın sonsuza kadar devam etmeyeceğine işaret ederek, Suriye'deki savaşın sona ermesi durumunda ülkenin yeniden inşasında Gaziantepli sanayicilerin, müteahhitlerin yer alacağını, kentte üretilen ürünlerin ise daha çok kullanılacağını söyledi.     

Kentin her konuda olduğu gibi kongrelerde de ilk 5-10'a girebilecek şehirler içerisinde olduğunu dile getiren Gül, "Bunu bir başlangıç olarak düşünüyorum. Özellikle turizmin yılın tamamına yayılması noktasında Gaziantep’in kongre turizmi anlamında bir adım ileriye gitmesi gerekiyor. Gaziantep’te yapılamayacak hiçbir şey yok. Gaziantep’in yapamayacağı organizasyon, Türkiye’nin başka yerlerinde de yapılamaz." dedi.

"Savaşa rağmen Suriye'ye 430 milyon dolar ihracatımız var"

Suriye'ye yapılan ihracat rakamları ve ülkenin yeniden yapılanması konusunda da değerlendirmelerde bulunan Gül, "Komşumuz Suriye'de bir savaş var, ama hiçbir savaş sonsuza kadar devam etmez ve bu savaşa rağmen Gaziantep olarak Suriye'ye 430 milyon dolar ihracatımız var. Savaştan önce 1.5-2 milyar doları yakaladığımız ihracatımız vardı. İnşallah Suriye’de taşlar yerine oturduğunda Suriye’nin inşasında Gaziantepli sanayiciler ve müteahhitler önemli rol alacaklar, Gaziantep’te üretilen ürünler daha çok kullanılacak. Suriyeli misafirlerimiz Gaziantep’te üretilen ürünlerin kalitesini ve iş yapma becerisini gördüler. Bunun orta vadede çözüleceğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

"İnsanlarımızın ekonomik seviyeleri yükseldikçe beklentileri yükseliyor"

İnşaat sektörünün bütün ekonomiyi etkilediğine işaret eden Gül, "İnsanlarımızın ekonomik seviyeleri yükseldikçe beklentileri yükseliyor. Şehirleşmenin, arsa üretiminin buna göre olması, müteahhitlerin kendini buna göre yenilemesi lazım. Mimarlarımızın, mühendislerimizin şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da bunu göğüslemesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

"Kalkınma yerelde başlıyor"

Törende konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de artık şehirlerin yarıştığına dikkat çekerek, şunları kaydetti:

Her sabah kalktığımızda büyük bir rekabetle karşı karşıyayız. Bireyler, toplumlar, ülkeler herkes bu rekabeti en iyi şekilde yönetmek zorundadır. Kalkınma yerelde başlıyor. Şehir kalkınmasında riskleri, fırsatları ve analizleri çok iyi yapmamız, küresel ölçekte şehrin rekabet edebilme gücünü arttırmamız gerekiyor. Çok ciddi avantajlarımız var. Lojistik olarak baktığımız zaman birçok dezavantajın avantaja dönüştürüldüğünü görüyoruz. İmkânlarımızı fırsata dönüştürüp şehirler yarışında Gaziantep’i hak ettiği noktaya getirmemiz gerekiyor.

Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, Suriye'deki iç savaşa işaret ederek, burayı yeniden inşa edecek olanların da kendileri olduğunu söyledi. 

"Suriye'yi Gaziantepli girişimciler inşa edecek"

Yıldırım, "Barış sağlandığında, sular durulduğunda ve güvenlik tesis edildiğinde de insanların başını sokacak çatıya, okula, hastaneye, yola ihtiyacı olacak. Şimdi nasıl biz o insanların temel ihtiyaçlarının tedarikçisiysek, vatanından ayrılmak zorunda kalanlara nasıl kucak açtıysak, gelecekte de ihtiyaçları olacak okulu, hastaneyi, yolu da bizler yapacağız. Gaziantepli girişimciler yapacak. Buradaki değerli bilim insanları ile birlikte Ortadoğu’nun yeniden inşasını da Gaziantepli girişimcilerin üstleneceği rol için bir yol haritası belirlenmesini umut ediyoruz. Türkiye, inşaat sektörünün kaldıraç olduğu bir ekonomik yapıya sahiptir. İnşaat sektöründeki verilere bakarak, ekonominin gidişatına dair yorumda bulunabiliriz. Gaziantep kendi bulunduğu kıtaya sığamayacak kadar büyük bir şehirdir." şeklinde konuştu.

Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi Başkanı Özgür Girişken ise aşılamayacak hiçbir sorunun olmadığı gibi çözüm için teşhise ve teşhisin kabul edilmesi gerekliliğinin altını çizerek, kongrede doğru konu başlıklarının belirlenmesi ve doğru soruların sorulmasının önemsendiğini söyledi.

Konuşmaların ardından, belirlenen konu başlıkları, alanında uzman akademisyenler tarafından bilimsel çerçevede değerlendirildi.

Üç gün sürecek kongreye, 100 bilim insanı katılıyor. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler