Tatvan’da ‘Yeni Türkiye ve Ortadoğu’ konferansı

Bitlisin Tatvan ilçesinde Memur-Sen ile Eğitim Bir sen yeni Türkiye ve Ortadoğu adlı bir konferans düzenledi. Konferansa konuşmacı olarak Tatvanlı prof. Dr. Muhittin ataman katıldı.

Bitlisin Tatvan ilçesinde Memur-Sen konfederasyonuna bağlı Eğitim Bir Sen tarafından ‘Yeni Türkiye ve Ortadoğu' adlı bir konferans düzenlendi.

Konferansta konuşan Tatvanlı Prof. Dr. Muhittin Ataman, Hamas'ın kazandığı seçimleri batının kabul etmediği gibi, seçimlerden güçlü bir şekilde çıkan Hizbullah'ı da bir terörist olarak nitelendirdiğini söyledi.

Prof. Dr. Ataman konuşmasında, "Bugün Ortadoğu denildiğinde aklımıza daha çok İslam coğrafyası İslam medeniyeti gelir. İslam dininin orta doğuda doğuşundan sonra, üç önemli saldırı olmuştur. Bunlardan birincisi, zarar veren, hasar bırakan uzun süre etkisi hissedilen haçlı seferinin saldırısıdır. İkincisi orta çağdaki Moğol saldırıları, onlar da çok ciddi bir zarar vermesine rağmen İslamiyet'in getirdiği eriyen bir saldırı dalgası oldu. Fakat bu en son saldırı1798'de Napolyon'un Mısır'ı işgal teşebbüsü ile beraber başlayan yoğunlaşan ve iliklerimize kadar hissettiğimiz bir batılı saldırı dalgası ile karşı karşıyayız.'' İfadelerini kullandı.

Ataman konuşmasına şöyle devam etti "90'lı yılların başlarında Cezayir'de yüzde 70 oranında İslami Selamet Cephesi isminde bir parti iktidara geldi gelecekti ki Fransa başta olmak üzere batılı ülkeler müsaade etmedi. Hamas'ın kazandığı Filistin seçimlerini batı kabul etmedi. Hamas halen bir terörist örgüt olarak kabul ediliyor. Lübnan'da yapılan seçimlerden güçlü bir şekilde çıkan Hizbullah, terörist olarak nitelendiriliyor. En dramatik örnek ise Mısır'da yaşandı. Mısır'da çok sağlıklı bir biçimde yapılan seçimlerde galip çıkarak, ülkesini yönetmeye talip olan Muhammed Mursi'nin iktidarını, bir yılda alaşağı ettiler. Ve iktidara taşıyan hareketi de, yani İhvanı Müslimin'i terörist bir örgüt olarak nitelendirmeye başladılar." şeklinde konuştu.

Ataman konuşmasının sonunda, "Uluslar arası terörizm dediler ve bunun üzerinden çok sayıda Müslümanların yaşadığı ülkelere şiddetle müdahale ettiler. Afganistan ve Irak başta olmak üzere, maliyetlerden en büyüğünü çekenlerden biri Sudan'dır. Sudan devletini ikiye ayırdılar. Medeniyetleri çatıştıramayınca İslam medeniyeti içinde ciddi bir çatışma alanı oluşturdular. Müslümanı Müslümanla çatıştırmak, Müslümanlarla kavga etmekten daha ağır bir stratejidir ve oldukça etkili oldu.'' sözlerine yer verdi.

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler