Yapıcıoğlu: ‘Abartıyorsunuz’ diyenler şimdi ‘Eksik söylüyormuşsunuz’ diyorlar

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Rehber TV’de katıldığı programda gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, moderatörlüğünü Rehber TV Ana Haber spikeri Yunus Emiroğlu'nun yaptığı ‘Gündem özel' programına katılarak araştırmacı yazar Kenan Çelik ile İLKHA Haber Müdürü Olcay Ersoy'un gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Konuşmasına 17 Ağustos 1999'da yaşanan Marmara depreminde hayatını kaybedenleri anarak başlayan Yapıcıoğlu, depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi ve bir daha böyle acıların yaşanmaması temennisinde bulundu.

Resmi Gazete'de yayımlanan 671 sayılı Kanun Hükümde Kararnameyle bir düzenleme yapıldığı, böylece 38 bin kişiye tahliye yolunun açıldığını hatırlatan Yapıcıoğlu, düzenlemedeki amacın cezaevindeki doluluk oranları olduğuna dikkat çekti.

Düzenleme kapsamının dışında kalan suçları sıralayan Yapıcıoğlu, hırsızlık, gasp, rüşvet, görevi kötüye kullanma, adam yaralama, dolandırıcılık suçundan yatanların ise tahliye olacağını belirterek FETö/PDY'nin hakim ve savcıları tarafından cezaevine atılanları hatırlattı. Yapıcıoğlu, "Bugün, terör örgütü üyesi diye tutuklanan hakim ve savcıların vermiş oldukları kararlarla cezaevlerine giren insanların önemli bir kısmı bundan istifade edemeyecek." dedi.

Ergenekon ve Balyoz davalarından içeriye atılanlar için 2014 yılının başlarında cezaevinden çıkarılmaları için Hükümet tarafından formül arayışına gidildiğini söyleyen Yapıcıoğlu, sanıkların Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruları sonucunda dosyalarının Yargıtay'da bozulduğunu ve beraat ettiklerini ifade etti.

Yapıcıoğlu, "Bu konuda çok ciddi bir samimiyet testi geldi hükümetin önüne ve sınıfta kaldı. Ordu içerisinde darbe yapmaya çalışanlar var ama hükümet bir yön değiştirdi. Hükümet sadece onlara yapılan haksızlıkları gördü, onların mağduriyetini ortadan kaldırdı. Peki o hakimler ve savcılar sadece o askerlere mi ceza verdiler? Bugün herkes görüyor k i her alanda meydan sadece kendilerine kalsın diye akla hayale gelmeyecek haksızlıklar yapmışlar ve bir sürü insanı da mağdur etmişler. Mesela kamuda yükselmek için yönetici pozisyonunda olan kişinin yerine kendi adamlarını yerleştirmek için önce normal yollardan onu oradan alıp kendi adamlarını oraya atamak istemişler. Bunu beceremeyince olmadık komplolar kurmuşlar, iftira etmişler, haysiyet cellatlığı yapmışlar, toplum içerisinde onu küçük düşürmüşler. Hırsızlıkla belki itham etmişler, olmadı terörist demişler, gözaltına almışlar, yargılamışlar ve içeriye atmışlar. İslami bir cemaat görüntüsüyle ortaya çıktıkları için bildiğiniz ne kadar İslami cemaat ve grup varsa Türkiye'de hepsinin itibariyle oynadılar." diye belirtti.

"Paralel yapıyla ilgili ‘Abartıyorsunuz' diyenler şimdi ‘Eksik söylüyormuşsunuz' diyorlar"

Paralel yapının kamuda adeta kök salmasına neden olanın Hükümet olduğuna işaret eden Yapıcıoğlu, "14 yıla yakındır iktidardasınız. Bu insanların kamuda bu kadar kök salmasına siz sebep oldunuz. Bu konuda en büyük günah sizin. AK Partililere de söylüyorduk, bakın emniyetin içerisinde bir şey mi oluşturulmuş yoksa emniyetin bizzat kendisi mi yapıyor, çok ciddi kumpaslar kuruluyor diye.Olmayan delilleri ihdas ediyorlar, delil oluşturuyorlar. Suçsuz sebepsiz, bazı insanları yakalayıp, kendilerine göre gerekçeleri neyse, onlara kurdukları kumpaslarla, komplolarla hayatlarını zindan ediyorlar. Mahkemeye gidiyoruz derdimizi anlatamıyoruz. Hakimler, savcılar çok ucube ucube karar veriyorlar. O zaman bize dedikleri şey ‘Abartıyorsunuz, devletin polisi, hakimi niye böyle yapsın' şimdi karşılaşıyoruz aynı kişilerle, ‘Eksik söylüyormuşsunuz' diyorlar.

"Fesat şebekesinin bu kadar şiddetli bir sille yemesinin de en büyük sebebi zulmettiği insanların yapmış olduğu beddualardır"

Yapıcıoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: "Siz bir kanun çıkaracaksınız, işte ‘Efendim kamuoyunun tepkisi veya batıdaki insanlar ne diyecek veya falanca kesimler ne diyecek' diye bazı insanları kapsamın dışında tutacaksınız. Eğer siz Allah-u Teâlâ'nın gazabını çekecek hareketlerde bulunursanız, eğer siz bu konuda Allah'ın huzuruna çıktığınızda ‘Allah bize ne der, bize nasıl bir soru sorar, biz nasıl cevap veririz' diye düşünmez de siyaseten ‘Falanlar bize ne der' diye düşünürseniz, onların yapmış olduğu zulümleri kaldırabildiğiniz halde kaldırmazsanız, onların zulmüne maruz kalmış olan mazlumlar size de beddua etmeye başlarsa siz de öyle bir sille yersiniz ki nereden geldiğini bile anlayamazsınız. Kendinize de millete de yazık etmeyin. Fesat şebekesinin bu kadar şiddetli bir sille yemesinin de en büyük sebebi zulmettiği insanların yapmış olduğu beddualardır. Ben buna bütün kalbimle inanıyorum ve hükümeti de buradan uyarıyorum." diye konuştu.

"Mümin kişi insanlardan hakkını isteyecek fakat asıl failin Allah-u Teala olduğunu hiçbir zaman unutmayacak"

Çoğu kişinin kendisine, "İslami kimliğinden dolayı bu paralel yargı ve emniyetin kumpaslarına, zulümlerine maruz kalmış insanlar ne zaman çıkacak" diye sorulduğunu dile getiren Yapıcıoğlu, "Pek çoğuna da şunu söylemişimdir: Siz bu soruları ne zaman sormaktan vazgeçerseniz belki o zaman çıkarlar ve onlara şunu hatırlatıyorum. Hz Yusuf'un kıssasını hatırlasınlar. Hani Hz Yusuf Mısır zindanlarındayken zindandaki iki kişi rüya görür ve rüyalarını tabir ederken birisine der ki; ‘Zindandan çıkacaksın, Mısır'ın melikine sen üzüm sıkacaksın, sen yeniden o işine döneceksin. Ve sen efendinin yanında beni an' Böyle bir beklenti içerisine girdiği için o zamana kadar belki üç yıl içerde kalmıştır ancak yedi yıl daha Mısır zindanlarında kaldı. Mümin kişi insanlardan hakkını isteyecek fakat asıl failin Allah-u Teala olduğunu hiçbir zaman unutmayacak, Sadece ondan isteyecek." ifadelerini kullandı.

"Bu vebal hükümeti de düşürebilecek büyük bir vebaldir"

"Yargı erkini kullanarak insanların bu şekilde cezalandırılması, katledilmesi, özgürlüğünden edilmesi bir terör faaliyetidir başka bir şey değil." diyen Yapıcıoğlu şöyle konuştu: "38 bin kişinin nasıl önünü açtılarsa yine tek maddelik bir düzenlemeyle diyebilirler ki; ‘Şu terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan polislerin altına imza attıkları ne kadar evrak varsa bu evraklar şüpheli hale gelmiştir.' Bunların vermiş olduğu kararlar arasında doğru kararlar da olabilir ama hepsi şüpheli hale gelmiştir. Bir komisyon bunları inceleyip bunlarla ilgili olarak en azından yeniden yargılamanın yolunu açabilir, açmalıdır. Yoksa bu vebal hükümeti de düşürebilecek büyük bir vebaldir." şeklinde konuştu.

Son zamanlarda PKK'nin sivil halka yönelik saldırılarına değinen Yapıcıoğlu, halkın PKK'ye yönelik tepkisini her platformda dile getirmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Suriye meselesi

Türkiye, İran ve Rusya arasındaki görüşmelerin Suriye'deki sorunun çözülmesine hizmet etmesi halinde bu duruma sevineceklerini ifade eden Yapıcıoğlu, "Suriye'de şuan birbirleriyle veya rejimle çarpışan grupların hemen hemen tamamının bir yerle bir bağlantısı vardır. Bunu illa olumsuz anlamda anlamayın. Bunların kimisi emperyalistlerin maşalığını yapıyor ama kimisi de sağdan soldan destek alıyor. Yani sadece kendi öz gücüyle insanlar orada savaşırken hem kendi geçimlerini sağlaması hem bu kadar silah edinmesi çok kolay değil. Dolasıyla çevredeki ülkelerden Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve diğer bütün İslam ülkeleri de buna dahildir. Orada bazı gruplara destek oluyorlar. Dolasıyla o grupların üzerinden bir etkileri vardır. Söz geçirebilecekleri bir konumdadırlar. Herkes etkin olduğu grubu masaya oturmaya ikna ederse bu mesele siyasetten çözülebilir." dedi.

Türkiye-İsrail Anlaşması

TBMM'ye sunulan "Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı"nı ‘zillet' olarak niteleyen Yapıcıoğlu, şu değerlendirmede bulundu: "

Bu anlaşmayla o İsrail, Türkiye devletinin belirlediği bir hesaba 25 gün içerisinde 20 milyon dolar para yatıracak. Bu 20 milyon dolardan sonra Türkiye'deki İsrail vatandaşları ve İsrail adına hareket eden başka ülke vatandaşları kim olursa olsun bunlarla ilgili olarak Türkiye'de cezai ve hukuki hiçbir soruşturma bir dava olmayacak. Herhangi bir kişiyi filo ile ilgili olarak terör şebekesi İsrail'den onlar adına hareket eden birisinden bir talepte bulunursa bu anlaşmaya göre onun zararını Türkiye karşılayacak. Yani artık kimseye İsrail'den bir şey isteyemeyecek. Şu anda yürüyen davalarda düşecek. Bundan sonra da davalar açılamayacak bu anlaşmadan dolayı. Türkiye'ye bunu taahhüt ediyor. Ne diyordu Türkiye; ‘abluka kalkacak' Ablukaya ilişkin hiçbir şey yok anlaşmada. Bu anlaşma bir zillettir başka bir şey değil.

Hakkari ve Şırnak'ın güvenlik gerekçesiyle il olmaktan çıkarıldığını söyleyen Yapıcıoğlu, herhangi bir yerin siyasi veya güvenlik gerekçesiyle il olması veya il olmaktan çıkarılmasını doğru bulmadıklarını açıkladı. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler