Yaşlılara sahip çıkmanın İslam'ın bir gereği olduğunu belirten Batman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Şemsettin Dursun, her yönüyle iyi yetişmiş gençlerin yaşlılarla bütünleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Batman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Şemsettin Dursun, büyüklere saygının gittikçe azaldığı günümüzde İslam'ın yaşlılara bakışı, Batı anlayışında yaşlıların değeri, anne ve baba başta olmak üzere yaşlılara nasıl davranılması gerektiği gibi konularda İLKHA'ya açıklamalarda bulundu.

Batı toplumunda yaşlıların kötü muameleyle karşılaştıklarını belirten Dursun, yaşlılara en büyük değeri sadece İslam’ın verdiğini, İslam’ın hâkim olduğu dönemlerde yaşlıların mutlu olduklarını ifade etti.

Büyüklere saygının gittikçe azaldığı günümüzde yaşlıların tekrar mutlu olabilmesi ve hak ettikleri saygıyı görebilmesinin iyi yetişmiş gençlikle ancak mümkün olabileceğini aktaran Dursun, "Neslin ıslahını, arzın imarını, varlık dünyasının ihyasını ve geleceğimizin inşasını dert edinenler ancak yaşlılarımıza sahip çıkar. Bu bilinçteki insanların bulunduğu bir ortamda yaşlılarımızın sahipsiz, mutsuz olması düşünülemez. Bu düşüncedeki gençliği yetiştirmek ve o gençliği o yaşlılarla bütünleştirmek durumundayız." tavsiyesinde bulundu.

"Yaşlılarımızın deneyimlerinden istifade etmemiz gerekir"

Yaşlılara sahip çıkmanın son derece önemli olduğuna işaret eden Dursun, "Yaşlılarımız bizim canlı tarihimizdir, aynı zamanda yaşlılarımız bizim hafızamızdır. O bakımdan hem geçmişimize hem de hafızamıza sahip çıkmamız son derece önemlidir. Hafızamıza, geçmişimize sahip çıkmak, İslam'ın ve insanlığın da bir gereğidir. Geçmişi olmayanın geleceği yoktur. Hayat; geçmiş, an ve gelecektir. Geçmiş, bizim tarihimizdir, geçmiş aynı zamanda toplumun da toplumsal tarihidir. Tarihimizi iyi irdelemeli, ona iyi bakmalı ve geçmişten güç alarak geleceğimizi inşa etmemiz lazım. Geçmişteki tecrübelerimizden istifade etmemiz, yaşlılarımızı dinlememiz ve onların deneyimlerinden istifade etmemiz gerekir." dedi.   

Yaşlılara merhamet gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Dursun, bu konuda ayet ve hadislerle örnekler verdi.

"Kur'an-ı Kerim ve hadislerin ifade ettiği gibi yaşlılarımıza bakmalıyız"

Dursun, "Efendimizin bir hadisi var ve der ki; ‘Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.’ Bu gerçekten müthiş bir hadistir. Dolayısıyla hem küçüklerimize merhamet edeceğiz hem de büyüklerimize saygı göstereceğiz. Yine Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de der ki; ‘Rabbin sadece kendisine ibadet etmenizi, ana babaya da iyi davranmanızı emreder. Eğer onlardan biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa sakın onlara öf bile deme; onları azarlama, onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek üzerlerine kanat ger ve de ki, ey yüce Rabbim, küçükken onlar beni nasıl koruyup yetiştirdilerse sen de onları esirge.' Bu ayetin içeriğini biraz tefekkür ettim, hiçbir sosyolojik tahlil, bilimsel yaklaşım bu kadar güzel anlatamaz. Dolayısıyla Kur'an-ı Kerim ve hadislerin bize ifade ettiği gibi yaşlılarımıza iyi bakmamız lazım." şeklinde konuştu.

"Cennetimiz onlarda saklıdır"

Anne ve babaların el üstünde tutulması gerektiğini aktaran Dursun, şunları söyledi:

Peygamber Efendimiz der ki; 'Ebeveyninden her ikisinin veya sadece birisinin yaşlılığına ulaştığı halde cennete girmeyenlerin burnu sürtünsün.' Bu da müthiş bir tehdittir. Bizim cennetimiz aslında onlarda saklıdır. Bu saklı cennetleri müminler olarak sahip çıkmamız, onları el üstünde tutmamız gerekir. Biz bunu yaparken de insanlığa rol model oluyoruz. Ebedi hayatı kazanmanın yolu, anne ve babalarımıza bakmaktan geçiyor.

"Yaşlılar haftası, yaşlılar günü' gibi sözcükleri ortaya koyarak yaşlıları avutuyorlar"

Yaşlılara en büyük değeri sadece İslam'ın verdiğini belirten Dursun, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bütün insanlığın kurtuluşu olmayan bir kurtuluş hiçbirimizin kurtuluşu olamaz. Bu kurtuluşu bünyesinde barındıran yegâne nizam da İslam’dır. İslam’ın dışındaki diğer sistemler de zaten sadece ‘yaşlılar haftası, yaşlılar günü’ gibi bazı sözcükler ortaya koyarak onları avutmaya çalışırlar. Bugün Batı toplumunda yaşlılarla ilgili olarak çok kötü şeyler söylenir. Orada yaşlılar, çocuklarının yanında kalmazlar. Onlar huzur evlerine, kendi hallerine bırakılır. Çocuğu ve torunu olmayan bir yaşlının sözde huzur evi dedikleri yerde ne kadar iyi bir imkân olursa olsun mutlu olması mümkün değildir.

"İslam'ın hâkim olduğu dönemlerde yaşlılar hep mutluydular"

Her yönüyle iyi yetişmiş bir gençliğin ancak yaşlılara sahip çıkabileceğini söyleyen Dursun, "Yaşlılarımıza bir merhaba, bir selam onların ruh dünyasını canlandırır. İşte İslam'da bu ruh vardır. Efendimiz, 'Tebessüm sadakadır.' diyor. İslami düşüncenin insana verdiği o ruhla eğer biz yaşlılarımıza yaklaşırsak mutlaka yaşlılarımız mutlu olurlar. Zaten İslam'ın hâkim olduğu dönemlerde insanlar hep mutluydular. Çünkü o bilinçle yaşlılara yaklaşılırdı. 'Önemli olan hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en aşağıya ihtiyaç duymaktır.' bilincindeki insanlar Allah ile ilişkisi kulluk, insanlarla ilişkisi ahlak; adalet, erdem ve evren ile ilişkisi emanet bilinci müminler ancak yaşlılara sahip çıkar. Neslin ıslahını, arzın imarını, varlık dünyasının ihyasını ve geleceğimizin inşasını dert edinenler ancak yaşlılarımıza sahip çıkar. Sözü, özü, eylemi bir olan, emin vasfını taşıyan; kibirden sakınan ve alçak gönüllü olmayı düstur edinenler yaşlılara sahip çıkar. İyilikleri ve güzellikleri insanlara aktarmada iletken; kötülüklere ve olumsuzluklara karşı yalıtkan olan muvahhit olan Müslümanlar ancak yaşlılara sahip çıkar." ifadelerini kullandı.

"İslami şuurla yaşlılarımıza yaklaşmalıyız"

Konuşmasının devamında Dursun, son olarak şunları kaydetti:

"Bu bilinçteki insanların bulunduğu bir ortamda yaşlılarımızın sahipsiz, mutsuz olması düşünülemez. Bu düşüncedeki gençliği yetiştirmek ve o gençliği o yaşlılarla bütünleştirmek durumundayız. İslami şuurla yaşlılarınıza baktığınız zaman, onları el üstünde tuttuğunuz zaman, onlarla hemhal olduğunuz zaman, çocuklarınızla birlikte muazzam bir mutluluk halkasını oluşturduğunuz zaman, tabi o zaman siz de yaşlandığınız zaman aynı muameleyi görürsünüz. Bu şuurla yaşlılarımızı anmamız, onlara yaklaşmamız son derece önemlidir." (Mehmet Fatih Akgül-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler