Besiciler: Üretim artmadan fiyatların düşmesi beklenemez
Gaziantep Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği eski Başkanı Osman Türkman, 2024 ve 2025 yıllarında zarar eden küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin 2026 kurban sezonunda kısmen de olsa nefes aldığını belirtti.
İLKHA muhabirine küçük hayvan yetiştiricilerinin son durumu hakkında değerlendirmede bulunan Gaziantep Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği eski Başkanı Osman Türkman, üreticinin en büyük sorununun yem maliyetleri olduğunu söyledi. Türkman, yağışların ve üretim artışının yem fiyatlarını dengelemesi halinde sektörün yeniden güç kazanacağını ifade etti.
Türkman, küçükbaş hayvancılık sektöründe son yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üreticilerin özellikle yem maliyetleri nedeniyle zor günler geçirdiğini belirten Türkman, 2026 kurban sezonunun önceki yıllara göre daha olumlu geçtiğini ifade etti.
"Üretici iki yıl boyunca zarar etti"
Türkman, 2024 ve 2025 yıllarında küçükbaş hayvancılık yapan üreticilerin beklentilerini karşılayamadığını belirterek şunları söyledi:
"2024 ve 2025 yıllarında özellikle küçükbaş tarafı başta olmak üzere kurbanlık sektöründe üretici umduğunu alamamıştı. Üretici, bu iki yılda genel itibarıyla zarar etmişti. Kurbanlık satışlarında da emeklerinin karşılığını tam anlamıyla alamamışlardı. Ancak 2026 yılı, özellikle kurban sezonunda üreticilerin emeğinin karşılığını biraz daha alabildiği bir yıl oldu. Bu anlamda üreticilerin yüzü bir nebze olsun güldü."
"En büyük sorun yem maliyetleri"
Üreticinin en önemli gider kaleminin yem olduğunu vurgulayan Türkman, maliyet baskısının sektör üzerindeki etkilerine dikkat çekerek "Üreticinin en büyük gideri yemdir. İşletmelerin giderlerinin yaklaşık yüzde 65 ila 70'i yem maliyetlerinden oluşuyor. Üreticinin zorlandığı en büyük nokta da budur. 2025 yılı hasat döneminde arpanın kilogram fiyatı 11 lira civarındaydı. Kurban Bayramı öncesinde ise 16-17 liraya kadar yükseldi. Aynı şekilde 2025 yılı hasat döneminde 2,5-3 lira olan beyaz samanın kilogram fiyatı 8 liraya kadar çıktı. Geçen yıl 10-12 lira bandında olan mercimek samanı da 20-22 liraya kadar yükseldi. Bu nedenle yem giderleri üreticiler üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu." dedi.
"Buğday ve arpada yüksek verim bekliyoruz "
2026 yılı hububat sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkman, yağışların üretime olumlu katkı sunduğunu belirterek "Toprak Mahsulleri Ofisi 2026 yılı buğday ve arpa alım fiyatlarını açıkladı. Aynı zamanda hasat dönemi de başladı. Bu yıl yağışların oldukça iyi gitmesi nedeniyle buğday ve arpada yüksek verim bekliyoruz. Eğer beklenen rekor üretim gerçekleşirse, 2026 yılında yem maliyetlerinde aşırı bir artış yaşanmayacağını düşünüyorum."
"Saman fiyatlarının düşmesi bekleniyor"
Meralarda ve yaylalarda ot veriminin arttığını belirten Türkman, bunun saman fiyatlarına da olumlu yansımasını beklediklerini ifade ederek şunları kaydetti:
"Üretimin artmasıyla birlikte piyasanın daha dengeli bir seyir izleyeceğini düşünüyorum. Özellikle meralarda ve yaylalarda yağışlardan dolayı ot miktarı oldukça fazla. Bu durum saman fiyatlarının da aşağı gelmesine katkı sağlayacaktır. Geçen yıl üreticilerin yem maliyetleri nedeniyle yaşadığı sıkıntıların, bu hasat döneminden sonra aynı şekilde yaşanmayacağını öngörüyorum."
"Üretici kazanırsa üretim devam eder"
Sektörün sürdürülebilirliği açısından üreticinin gelir elde etmesinin önemine vurgu yapan Türkman, çözüm önerilerini şu sözlerle dile getirdi:
"Üretimin artmasıyla birlikte maliyetlerin de aşağı yönlü seyretmesini bekliyorum. Üretici emeğinin karşılığını alabildiği sürece üretmeye devam eder. Eğer maliyetler dengelenir ve üretici kazanç sağlayabilirse sektör yeniden güçlenir. Hayvancılığın devamı için üreticinin desteklenmesi ve yem maliyetlerinin kontrol altında tutulması büyük önem taşıyor."
"Gençlerin sektörden uzaklaşması üretimi tehdit ediyor"
Hayvancılık sektöründe yaşanan en önemli sorunlardan birinin üretici sayısındaki azalma olduğunu belirten Türkman "Yem maliyetlerinin aşırı artmaması üretici açısından önemli bir avantaj sağlayacaktır. Bunun tüketiciye de olumlu yansımaları olacaktır. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken başka bir gerçek var. Tarımsal üretimde, özellikle de hayvansal üretimde genel bir azalma yaşanıyor. Gençler artık bu işi yapmak istemiyor. Çünkü hayvancılık ve tarım sektörü son derece zahmetli alanlar. Özellikle küçükbaş hayvancılık, yılın 365 günü ve günün 24 saati emek isteyen bir sektör. İnsanlar emeklerinin karşılığını alamadıkları için sektörden çıkıyor. Üreticiler sektörden ayrıldıkça da üretim azalıyor." dedi.
"Üretim artmadan fiyatların düşmesi beklenemez"
Üretimde yaşanan düşüşün tüketici fiyatlarına da doğrudan etki ettiğini vurgulayan Türkman "Fiyatların yükselmesini istemiyoruz. Ancak sadece yem maliyetleri değil, üretimdeki azalma da fiyat artışlarını etkileyen önemli bir unsur. Yem maliyetlerinin sabit kalması ya da aşırı yükselmemesi üreticiyi rahatlatabilir. Fakat tüketici tarafında kalıcı bir rahatlama sağlanabilmesi için üretimin mutlaka artırılması gerekiyor. Üretim artmadığı sürece tüketici fiyatlarında ciddi bir düşüş beklemek gerçekçi olmaz." şeklinde konuştu.
"Şap hastalığı üretimi olumsuz etkiledi"
2026 yılında yaşanan şap hastalığının hayvancılık sektörüne önemli zarar verdiğini dile getiren Türkman "2026 yılında özellikle şap hastalığı nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşandı. Hastalık, büyükbaş hayvancılıkta çok sayıda damızlık hayvanın kesilmesine neden oldu. Bu durum süt arzında düşüşe yol açarken, aynı zamanda gelecekte elde edilecek yavru sayısını da azaltacak. Damızlık hayvanların kaybedilmesi hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvancılıkta üretimin düşmesine neden oluyor. Üretim azaldıkça tüketiciye yansıyan maliyetler ve fiyatlar da yükseliyor. Bu nedenle üreticimize sahip çıkmamız gerekiyor. Üretici kazanırsa üretim artar, üretim artarsa da fiyatların kontrol altında tutulması mümkün olur." ifadelerini kullandı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Gaziantep Şehitkamil İlçe Müftüsü Abdullah Bekiroğlu, haya ve edep konularına ilişkin yaptığı değerlendirmede, İslam'ın hayatın tamamını kuşatan bir yaşam nizamı olduğunu belirterek, haya duygusunun korunmasının hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını söyledi.
Karadeniz’de Türkiye bayraklı bir balıkçı teknesine düzenlene saldırıda bir balıkçı hayatını kaybetti 4 balıkçı ise yaralandı.
Avukat Cebrail Bozkurt, son dönemde artış gösteren dolandırıcılık yöntemlerine dikkat çekerek, özellikle WhatsApp hesaplarının ele geçirilmesi, sahte kargo bildirimleri ve sürpriz hediye vaatleri üzerinden vatandaşların mağdur edildiğini belirtti.