‘İşkenceyle öldürmek hiçbir şart altında caiz değildir’
Yasin Börü ve arkadaşlarının işkence edilerek katledilmesi olayına ilişkin İLKHA’ya değerlendirmelerde bulunan Yrd. Doç. Dr. Mesut Bayar, İslam’da cesede işkence diye bir şeyin olmadığına dikkat çekerek, işkenceyle öldürmenin hiçbir şart altında caiz olmadığını belirtti.
Yasin Börü ve arkadaşlarının geçen yıl Kobani bahaneli olaylarda ihtiyaç sahibi ailelere kurban eti dağıtırken PKK'lilerce işkence edilerek katledilmesine ilişkin İlke Haber Ajansı'na (İLKHA) değerlendirmelerde bulunan Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Mesut Bayar, Yasin ve arkadaşlarının sadece kimliklerinden dolayı hedef gösterildiklerini ve vahşi bir şekilde şehit edildiklerini söyledi.
Yasin Börü ve arkadaşlarının kurban etti dağıtırken vahşi bir şekilde katledildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Bayar, "Geçen yıl 6-7 Ekim olaylarında gerçekten bölgemizin alışık olmadığı trajediyle karşı karşıya kaldı. Sadece kurban eti dağıtan birkaç genç linç edildi. Bu hem İslam hukuku acısından hem de bölgenin geleneğine uygun olmayan şiddetle karşı çıkılan bir durumdur. Yasin Börü ve arkadaşları Kurban Bayramı'nda kurban dağıtıyorlardı. Fakirlerin bayramda sevinmesi için uğraşıyorlardı. Allah'ın infak emrini yerine getiriyorlardı. İslam hukukunda yeri olmayan hiçbir şeye karışmamışlardı. Sadece kimliklerinden dolayı hedef gösterildiler ve vahşi bir şekilde şehit edildiler. İslam hukuku acısından meseleye baktığımızda işkenceyle öldürmek de yoktur, ölüye işkence etmek de yoktur." dedi.
"Gençler hunharca katledildi"
İşkenceyle insan öldürmenin ne dinlerinde, ne geleneklerinde olmadığını ve bu durumu vicdanlarının kabul etmeyeceğini ifade eden Dr. Bayar, "Boğazlanacak hayvanlar bile dinimize göre eziyet edilmemelidir. İslam'da idam edilmesi gereken bir kişiye dahi işkence edilmemesi gerekir. Gariban gençler hedef gösterilerek hunharca katledildi. İşkenceyle öldürmek hiçbir şart altında caiz değildir. ölen kişiye işkence yapmak ne vicdanımızın, ne geleneğimizin nede dinimizin kabul edeceği bir şey değildir." şeklinde konuştu.
"İşkence yaparak insan öldüren kişinin vicdanı kararmıştır"
Yeni neslin yetişmesinde birçok sebebin olduğunu söyleyen Bayar, "İşkence yaparak insan öldüren bir kişinin aslında vicdanının ne kadar karardığını gösteriyor. ölen kişi zaten ölmüştür hesabını Allah'a verecektir. O ölü üzerinde işkence yapmaya kalkan biri ne kadar vahşi olduğunu, insanlıktan çıktığını gösteriyor." diye konuştu.
Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Bayar, son olarak "Bu olayın yaşanmasıyla ilgili birçok sebep sıralanabilir ama bize düşen görev çok çok tedbirli olmaktır. İslam âleminin tavsiyelerine uymak gerekiyor. Gündemi boş yere kızıştırmamak gerekiyor. Fitneye sebep olmamak ve herkesi kendi konumunda kabul ederek ama boyun eğmeyerek bir arada yaşamaktır. Rabbimden ümit ediyorum ki böyle bir olay bir daha meydana gelmez. Bu olay büyük bir musibettir. Allah'tan umut ediyorum ki inşallah böyle bir musibet bir daha yaşanmaz." dedi. (Mustafa Kaynak / M. Hüseyin Temel – İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Tefsir Anabilim Dalı Başkanı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çelik, toplumda giderek yaygınlaşan ahlaki yozlaşmaya dikkat çekti.
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan dışişleri bakanları arasında 8 Haziran'da İstanbul'da üçlü bir görüşme yapılacak.
Araştırmacı-Yazar Vahdettin İnce, Rahmi Koç'a tepki göstererek "Kürt kadınlarına, Kürtlerin özellikle en hassas oldukları namus mefhumuna yönelik bu çirkin saldırı, kabul edilemez." dedi.
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Rahmi Koç’un kamuoyunda tepki çeken ve Kürtleri inciten ifadelerine ilişkin açıklama yaparak, ayrıştırıcı ve ötekileştirici söylemlerin toplumsal barışa zarar verdiğini belirtti.