Kavurucu sıcaklar altında çalışarak ekmeklerini taştan çıkarıyorlar
Ağustos ayının kavurucu sıcakları altında çalışan Ahlatlı işçiler, ilkel yöntemlerle çıkardıkları taşları yontarak ekmek parasını kazanıyorlar.
Ahlat taşı artık bir sektör haline geldi. Bitlis’in Ahlat ilçesinde, Nemrut dağının eteklerinde, ilkel yöntemlerle çıkarılan taşlar, atölyelerde işlenerek, Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. İnsan gücü harcanarak hazırlanan taşlar, birçok yapıda kullanılıyor.
Ağustos ayının kavurucu sıcaklarının altında çalışan işçiler, taşları yontarak ekmek paralarını kazanıyorlar. Nemrut Dağının volkanik patlaması sonucu oluşan ve binlerce yıldır sertleşen kayalar, Ahlatlı işçiler tarafından, balyozlarla kırılarak atölyelere taşınıyor.
Tamamen insan gücü kullanılarak çıkarılan tonlarca ağırlığındaki kayalar, getirildikleri atölyelerde işleniyor. 40 dereceye varan kavurucu sıcakların altında çalışan işçiler ise, zor ve ağır işte çalışmış olsalar bile helal kazançlarından memnun.
“Memleketimizin en büyük sıkıntısı insanlarımızın çalışmıyor olmasıdır”
Taş ocağı işletmesini yapan Seyfettin Altındaş, Selçuklulardan bu yana kullanılan Ahlat taşının, gerek ilçede gerekse de bölgede vazgeçilmez yapı malzemesi olarak kullanıldığını belirerek, “İşletme mezunuyum. 2006 yılından bu yana bu işi yapıyorum. Kendi yağımızda kavruluyoruz. Zorluklarla getirdiğimiz tonlarca ağırlığındaki kayaları, atölyede işliyoruz. Mezar, çeşme, minare gibi yapılarda kullanıyoruz. 12 kişiyi sigortalı olarak istihdam ediyoruz. Zor olsa bile işimizi seviyoruz. Ahlat taşının en önemli özelliği yazın serin, kışın sıcak tutmasıdır.”
“40 derece sıcaklıkta çalışarak ekmeğimizi taştan çıkarıyoruz”
Yaklaşık 10 yıldır taş ocağında çalıştığını, kavurucu sıcakların altında akşama kadar taş yontarak ekmek parasını kazanmaya çalıştığını dile getiren işçilerden Erkan İşler ise, işlerinin çok zor olduğunu söyledi.
Çocuklarının rızıklarını temin etmek için kimseye muhtaç olmadan ağır işlerde çalıştığını vurgulayan İşler, 40 dereceye varan sıcaklıkta helal kazanç elde etmek için alın teri döktüklerini ifade etti.
Kavurucu sıcakların altında ekmeklerini taştan çıkardıklarını dile getiren işçilerden Eşref Güzel ise, “Gördüğünüz gibi Nemrut Dağı’ndan getirdiğimiz taşları işliyoruz. İşimiz zor ve ağırdır. Fakat tüm bu zorluklara rağmen ekmek paramız için çalışıyoruz. Aşırı sıcaklarda çalışarak, ekmeğimizi taştan çıkarıyoruz. Burada işlediğimiz taşlar bina, mezar, çeşme gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Kendi binalarımızı bile Ahlat taşından yapıyoruz.” diye konuştu. (Şükrü Tontaş-İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala İzmir’de kırtasiyelerde hareketlilik başladı. Kırtasiyeci esnafı, velilerin öğretmenler tarafından verilen listelere göre alışveriş yaptığını belirtirken, zincir marketlerin oluşturduğu rekabetten dert yandı.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada öncülüğünde 12 ülkenin, Batı Şeria'daki yasa dışı israil yerleşimleriyle bağlantılı ticari ve ekonomik faaliyetlere karşı aldığı karardan memnuniyet duyuyoruz." dedi.
İzmir'de semt pazarlarında kurutmalık biber, patlıcan ve salçalık domates sezonu devam ederken, pazarcı esnafı ürünlere olan ilginin önceki yıllara göre azaldığını belirtti. Esnaf, sıcak havaların ürünlerin kurutulması açısından olumlu olduğunu ancak aşırı sıcakların tarladaki ürünlere zarar verebildiğini ifade etti.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 2027-2029 Orta Vadeli Program'ın makroekonomik istikrarın güçlendirilmesi, enflasyonun kalıcı biçimde düşürülmesi ve sürdürülebilir sosyal refahın sağlanmasını amaçladığını bildirdi.