​Son yıllarda Türkiye’nin en pahalı kentleri arasında yer almaya başlayan Gaziantep’te konut fiyatlarının ve kiralık dairelerin her geçen yükselmesi vatandaşları mağdur ediyor.

Gaziantep’te konut fiyatları her geçen gün yükseliyor. Kentte hem konut satın almada hem de ev veya daire kiralamada yüzde 40 civarındaki artış, vatandaşlarla birlikte gayrimenkul sektörünü de çok ciddi anlamda etkiliyor.

Bu durumun en büyük sebeplerinden biri de 2011 yılında Suriye'deki iç savaşın ardından Gaziantep'in yoğun göç alması.

Kentte mülteci nüfusunun artması ile birlikte zor durumda olan insanlara kimi ev sahiplerinin, evlerini yüksek fiyatlardan kiraya vermesi kentte kira enflasyonuna yol açıyor. Bu duruma kentin her sene artış gösteren nüfus ve öğrenci sayısı da eklendiğinde fiyatlar dudak uçuklatıyor. Kentsel dönüşüm çalışmalarının çok yavaş ilerlemesi de artışın nedenleri arasında gösteriliyor.

Suriye'deki olaylardan önce 300 ile 600 TL arasında değişen fiyatlarla kiralık ev tutmak mümkün iken, şimdilerde ise 800 ile bin 500 TL arasında değişen fiyatlarla ancak kiralık ev bulunabiliyor. Kentin en ücra mahallelerinde de en uygun kiralık evlerin fiyatı 600 ile 800 TL arasında değişiyor. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarına atanan kamu görevlileri de kiralık ev bulmakta zorlanıyor.

Kentte konut sorununun ev fiyatlarına olumsuz etki ettiğine dikkat çeken gayrimenkul uzmanları, ev fiyatlarının inşaat sektörünün durmasından ve inşaat malzemelerinin yükselmesinden dolayı arttığını, bu durumun da vatandaşları mağdur ettiğini söyledi.

2018 yılının ikinci yarısında Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntılardan inşaat sektörünün de çok ciddi anlamda etkilendiğini belirten uzmanlar ve esnaf, inşaat sektöründeki bazı firmaların kentte konut yapımını durdurup, ellerindeki parayı da döviz, altın ve menkul mallara yatırdığını belirtti.

"Sektörümüz maalesef her geçen yıl biraz daha daralıyor"

Gaziantep’te her sene artan nüfus sayısı ile birlikte konut sorunu yaşandığını ifade eden gayrimenkul uzmanı Abdullah Güngör, "Yaklaşık 5 yıldır bu sektörde faaliyet gösteriyorum. Sektörümüz maalesef her geçen yıl biraz daha daralıyor. Bunun nedeni de özellikle son zamanlarda banka kredilerinin ve faizlerin çok yüksek olmasıdır. Bununla birlikte inşaat girdilerin malzemelerinin fiyatının çok yüksek olmasından dolayı da kaynaklanıyor. Bununla beraber hem daire satışında hem de ev kiralarının artışı gözlemlenmektedir. Bunun nedeni de Gaziantep, çok göç alan bir şehir. Yine çok fazla Suriyeli mülteci bulunmaktadır. Yaz döneminden dolayı gerek düğün gerek memur tayinleri de söz konusu. Bunların hepsi bir araya gelince böyle bir daralma oluştu." dedi.

"Gayrimenkul sektörü zor günler geçiriyor"

Yetkililerden yaşadıkları sorunlara çözüm istediklerini belirten Güngör, "Geçen yıllarda 2+1 bir daireyi 500-600 TL’ye kiraya verirken, şu anda ise 2+1 bir daireyi bin TL'ye bulamıyoruz. Bunun nedeni ise çok fazla alımın ve spekülasyonu olmamasından dolayıdır. Kira fiyatları da bu şekilde bir artış gösterdi. Sektör olarak zor ayakta duruyoruz. Bir yandan kira, elektrik, su ve vergi giderlerimiz… Şehitkamil ve Şahinbey bölgesinde bütün meslektaşlarımız son derece sıkıntılı olduğunu ve bir çoğunun da kepenk kapattığını duyuyoruz. Biz de kepenk kapatacak duruma geldik. Vatandaşların dövizi, altını, bankaya faizli ve vadeli parayı yatırmayı bir yatırım aracı görmemeleri gerekir. Sonuçta işin helal boyutu hem de ticari ve kazanç boyutu var. Vatandaşlarımızı birikimlerini emlak sektörüne yatırımlarını bekliyoruz. Çünkü şu ana kadar hiç kimsenin topraktan, daireden ve gayrimenkulden zarar ettiğini görmedik ve duymadık." ifadelerini kullandı.

"Faiz tamamen kaldırılmalıdır"

Devletin vatandaşları faize teşvik etmesinin yanlış olduğunu ve halkı Müslüman olan bir ülkede faizin tamamen kaldırılması gerektiğini belirten Güngör, "Devletten özellikle faiz konusunda acilen bir yasa çıkarmasını istiyoruz. Çünkü çok zorlanıyoruz, sıkıntılar çekiyoruz. Aslında kesinlikle faizin kaldırılması gerekiyor. Yüzde 99'u sözde Müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz. Faiz tamamen kaldırılırsa tabi hem dinen hem de piyasalar açısından çok faydalı olacağını düşünüyorum." şeklinde konuştu.

"Asgari ücretle çalışan bir kişinin bin TL kira vermesi zulümdür"

Kentte aynı zamanda yüksek kira nedeniyle ev kiralayamayan vatandaşların ev bulmakta zorlandığını belirten Güngör, şunları söyledi:

Maalesef günde ortalama 20-30 kişi, kiralık ev talep ediyor. Ama biz, maalesef vatandaşlarımızın bu taleplerine cevap veremiyoruz. Geçen yıllarda daire kiraları şu anki duruma nispeten çok daha uygun olduğundan dolayı insanlar daire alabiliyordu ve birçoğu da aldıkları daireleri kiraya verebiliyorlardı. Şu an için öyle bir durum olmadığından dolayı çok bir işlem yapamıyoruz. Kiralık ev noktasına gelince de insanlar ev alamadıkları için mecburen kiralık eve yöneliyorlar. Bu da bir talep doğuruyor. Talepler doğrultusunda da kira fiyatları çok fazla artış gösteriyor. Bugün 2 bin 20 TL asgari ücretle çalışan bir kişinin 2+1 daireye bin TL para vermesi mümkün değil. Bunu zulüm olarak değerlendiriyorum.

"Yüksek ev kiraları vatandaşları mağdur ediyor"

Gaziantep’in aşırı göç alan bir şehir olduğunu belirten Mustafa Kaplan da "Malumunuz 2011 yılından bu yana yaklaşık 8 yıldır Suriyeli kardeşlerimiz savaştan kaçıp ülkemize ve sınırda olduğumuz için de ilimize sığındılar. Bu da bir insan potansiyelini oluşturuyor. Evlerin, dairelerin, binaların ve konutların yetersizliğinden dolayı ev sahiplerinin de maalesef çıkarcılık yaptığını görüyoruz. Bu da ev fiyatlarının artışına sebep oluyor. Son dönemlerde ev kiraları daha da arttı. Bugün bir vatandaş 2 bin 20 TL asgari ücretle çalışırken bin TL kira vermek zorunda kalıyor. Bu da vatandaşın geçimini zora sokuyor." dedi.

Kaplan, özellikle de evlenecek kişilerin kiralık ev bulamadığından dolayı düğününü ertelemek zorunda kaldığını belirterek, yüksek kira fiyatlarının dar gelirli vatandaşları mağdur ettiğini belirtti.

"Bazı firmalar inşaatı durdurup faize yöneliyor"

Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntılardan inşaat sektörünün çok ciddi anlamda etkilendiğini belirten Kaplan, inşaat sektöründeki bazı firmaların konut yapımını durdurup, ellerindeki parayı da döviz, faiz ve altına yatırdığını belirterek, şunları aktardı:

"Çünkü şu anda da maalesef faizin yüksek oranda olması inşaatçıları, inşaat yapmaya değil de faize ve dövize para yatırmaya teşvik ediyor. İnşaat firmaları inşaat yapmadığından dolayı şu an inşaat sektörü durmuş durumda. Yetersiz konutlardan dolayı ev kiralarını yükseltiyorlar. Yerel yönetimlerin maalesef yaptığı kentsel dönüşümlerin yetersiz kaldığını, özellikle dar gelirli vatandaşlar için yapılan konutların taksitlerinin fahiş durumda olması dar gelirli vatandaşları belediyelerin yaptığı konutlara yönelmesini de engelliyor. TOKİ, yaptığı konutları, dar gelirli vatandaşlar için yapması gerekirken şu anda TOKİ’deki 2+1 dairenin taksitinin 2 bin TL olması gülünç bir durum. 2 bin 20 TL asgari ücretle çalışan bir kişi 2 bin TL taksiti nasıl ödeyeceğini hiç mi hesap etmiyorlar? Bundan dolayı şu anda gerçekten Gaziantep'teki de kiralık ev fiyatları çok sıkıntılı, yüzde 30 ile yüzde 40’lara varan kira artışları söz konusu oldu. Şu an aynı şekilde kiralık ev sıkıntısı da yaşanıyor. Günlük yaklaşık 50 kişi kiralık ev soruyor. Fakat kiralık ev bulamıyorlar." diye belirtti.

"Yüksek kira fiyatlarının önüne geçilmesi lazım"

Yüksek maliyetler nedeniyle inşaat sektörünün durgun olduğunu belirten Hasan Morboncuk da "Ev kiralarının yükselmesinin nedeni maliyetlerin yüksek olmasından, daire fiyatlarının yükselmesinden kaynaklanıyor. Kiralar da buna paralel olarak yükselmektedir. Vatandaşlarımızın da müstakil evlerden dairelere geçmesinden dolayı şu anda daire sıkıntısı var. Aynı şekilde kiralık ev sıkıntısı da var. Daire fiyatları yüksek olmasından dolayı kiralık ev fiyatları da yüksek oluyor. Bu durum bu şekilde devam ederse çok sıkıntı olur. Şu anda hem konut satma hem de kiralık ev bulma noktasında vatandaşlarımız sıkıntı yaşıyor. Fabrikada asgari ücretle çalışan bir işçinin şu anda daire almasının hiç imkanı yok. Şu anda vatandaş mağdur. 2+1 daire fiyatları 200-250 TL'ye dayandı. 3+1 daireler 300 bin TL'ye dayandı. Esnaf olarak şu anda iş yapamıyoruz. Şu anda emlak sektörünün durumu hiç iyi değil. Bu yüksek kira fiyatlarının önüne geçilmesi lazım. Devletin buna bir el atması lazım. Altı ay önce 650-700 TL'ye kiralık olarak verdiğimiz bir daire şu anda bin TL oldu. 3+1 daireler bin ve bin 200 TL oldu. Fabrikada asgari ücretle çalışan bir kişinin maliyeti, ev kirası, elektrik, su ve doğalgazı topladığınızda bin 500 TL ediyor. Bir işçi 2 bin 20 TL asgari ücret ile çalışıyor. Geriye sadece 500 TL kalıyor. 500 TL ile bir vatandaş nasıl geçinecek? Bunun önleminin alınması lazım." çağrısında bulundu. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler