​

​Şanlıurfa’da, Kur’an Nesli Platformu tarafından düzenlenen programda konuşan Araştırmacı-Yazar Abdullah Yıldız, ümmeti diriltmek için namaz merkezli inşa ve ihya hareketinde bulunulması gerektiğini ifade etti.

Şanlıurfa’da, Kur’an Nesli Platformu tarafından “Hayat Namazla Güzeldir” isimli program düzenlendi. Programa konuşmacı olarak katılan Araştırmacı-Yazar Abdullah Yıldız, Müslümanları yeniden ayağı kaldırmak için namaz merkezli bir inşa ve ihya hareketinde bulunulması gerektiğini söyledi.

Şair Nabi Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Yunus Altun tarafından okunan Kur’an’ı Kerim ile başladı. Selamlama konuşması yapmak üzere sahneye davet edilen, Kur’an Nesli Platformu Şanlıurfa Sözcüsü Abdusselam Bucak, konuşmasında yaptıkları çalışmalara değindi.

Bucak, “Malumunuzdur ki Kur’an Nesli Platformu 2011 den bu yana Kur’an’ı anlamak ve hayata rengini vermek adına birçok faaliyet yürütmektedir. Ramazan programları ve bu çerçevede düzenlenen Kur’an ziyafetleri, Kur’an’ı anlamaya dönük yapılan Türkiye geneli sınavlar, Kur’an-ı Kerim öğretim programları, konferanslar, seminerler ve daha sayamadığımız birçok özverili çalışmasıyla adından söz ettiren platformumuzun, belki de en önemli çalışmalarından biri “Hayat Namazla Güzeldir” teması kapsamında yürütülen faaliyetlerdir. Özellikle de yaz dönemlerini fırsat bilerek 7-10 yaş arası on binlerce yavrumuzu namazla tanıştırdığımız, onlara namazı öğrettiğimiz programların tarif edilemez hazzını, az da olsa sizinle paylaşmak istiyoruz. Beyaz takkesi ve beyaz eşarbıyla binlerce çocuğumuzun meydanlarda “Hayat Namazla Güzeldir” sloganlarıyla yürüdüklerine hep beraber şahid olduk. Namaz Eğitimi programının final etkinliğinde açık alanda cemaatle kıldıkları namazlarla geleceğe daha umutla bakabilmenin mutluluğunu yaşadık.” ifadelerini kullandı.

Etkinlik daha sonra namaz konusu ile ilgili sinevizyon gösterisi ile devam etti.

Programa konuşmacı olarak katılan Araştırmacı Yazar Abdullah Yıldız, Namaz Gönüllüleri Platformu olarak yaptıkları çalışmalara değinerek sözlerine başladı.

Kendilerine üç temel hedef belirlediklerini belirten Yıldız, “Birincisi; Türkiye’de namaz kılma oranı çok düşük. 12 yıl önce yapılan anketlere bakılırsa yüzde 25 beş vakit namaz kıldığını söylüyor. Yüzde 75 ise beş vakit namaz kılmıyor ya da kılamıyor. 3 ya da 4 sene önce Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan ankette beş vakit namaz kılma oranını yüzde 40’lara vardırdılar ama bu oranlar çok iyimser bulundu. Farklı bir firma, düzenli olarak namaz kıldığını söyleyenleri yüzde 30’a yaklaştırdı. Namazı ara sıra kılanlar da eklenince aşağı-yukarı yine yüzde 40’ların üzerine çıkıyor. Cuma namazı kılanlar yüzde 60 ile 70’lere çıkıyor. Bayram namazını kılanlar yüzde 90’nın üzerinde. Sonuçta namaz ile ilgili sorunumuz büyük. Namazın hakkını vermiyoruz. Bir tespit yapalım dedik. Türkiye’nin yüzde 75’i namaz kılmıyor. Niçin kılmıyor? Bunlarla ilgili ne yapabiliriz? Bu kişileri acilen beş vakit namazla nasıl buluşturabiliriz? Birinci eylem planı olarak bunu belirledik.” diye konuştu.

“Amacımız, namaz merkezli yeniden bir inşa, yeniden ihya faaliyetinde bulunmaktır”

İkinci ve üçüncü temel hedefleri ile ilgili bilgi veren Yıldız, “ İkinci hedef olarak; namaz kılanlar kıldığı namazdan ne kadar haberdar? Namaz hayatına ne kadar yansıyor? Namaz, onun kişiliğini ve ilişkilerini ne kadar belirliyor? Namazı huşu içerisinde kılıp, namazdan tat alabiliyor mu? Dolasıyla ikinci planda bunun üzerinde durduk. Üçüncü olarakta, çok uzun vadeli namazla bir milleti ve ümmeti yeniden ayağı kaldırmak. Namazla yeniden dirilmek... Ekonomiden siyasete, eğitimden ticarete, aile hayatından sokağa, sanattan edebiyata, kültüre ve irfana kadar hayat bütün alanlarında namaz merkezli yeniden bir inşa, yeniden ihya faaliyetinde bulunmaktır.” şeklinde konuştu.

“300 yıllık Batılaşma sürecinden yüzde 75 namaz kılmayan bir nesil çıktı”

Konuşmasının devamında Meryem Suresi 58. ayete atıfta bulunan Yıldız, “Bu ayetler bizim durumumuzu resim ediyor. Bizim Müslümanlığımızı, İslam’ı kendilerinden devir aldığımız ecdadımızı, âlimlerimizi, büyüklerimizi, önceki örnek nesilleri genel manada tanımlıyor. Hatta Peygamberler, salihler, şehidler, sıddıklar neslini tarif ediyor. ‘Onlara rahmanın ayetleri okunduğunda ağlayarak ve secde ederek yere kapanırlar’ secde ve gözyaşı, namazın zirvesi secde, secdenin duyarlılığının en güzel tarifi seccademize damlayan bir iki damla gözyaşı... Gözyaşı döküyor muyuz namazlarımızda? Var mı böyle bir duyarlılık? Herkes kendini sorgulayacak. O nesil gitti. O nesilden sonra nasıl bir nesil geldi. Bu nesil kendiliğinden gelmedi. 300 yıllık batılılaşma serüveni, Lale Devri’nden beri kendimizi ret ve inkâr etmek ve güven duymamak, batıya ve batıla hayranlık, camilerin kapanması ve ezanın 18 yıl ‘tanrı uludur, tanrı uludur’ diye okunması, namaz kılmayı ayıp zanneden gençlerin, okumuşların; camiden, namazdan, dinden, Kur’an’dan soğumalarıyla devam eden bir süreç… Tabiki bu süreçle birlikte yüzde 75’i namaz kılmayacak bir hale gelecek.” dedi.

Program, Genç Düşünce Akademesi (GEDAK) Karaköprü Temsilciliği Tiyatro Ekibinin sahnelediği “Namaz ile yeniden dirilmek” isimli oyun ile sona erdi. (Abdurahman Uğurlu-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler