Uzmanlar Türkiye’de yaklaşık 15 milyon hipertansiyon hastası bulunduğunu açıklayarak ancak bu hastaların yalnızca yüzde 5-6’sı etkin bir tedavi alabildiğini ifade ettiler.

Kan basıncı yüksekliği anlamına gelen hipertansiyonun birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabildiğini ifade eden uzmanlar bunda, ailesel yatkınlık ve aşırı tuz tüketiminin katkısı da büyük olduğunu ve hastaların yaklaşık yüze 95'inde yüksek tansiyon nedeninin bulunmadığına dikkat çektiler.

Hipertansiyonun mutlaka kontrol altına alınması gerektiğini belirten uzmanlar çünkü ani tansiyon yükselmelerinde beyin kanaması ve felç gelişebildiğini ve hastalığın uzun dönem etkileri arasında kalp ve böbrek yetmezlikleri ile görme bozuklukları da ortaya çıkabileceğinin altını çizdiler.

"Hipertansiyon damar yapısını bozuyor"

Kardiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Mete Alpaslan, hipertansiyon hakkında uyarılarda bulunarak, hipertansiyonu, damarın içindeki kanın damar duvarına yaptığı basınç olduğunu söyledi.

Kanın damar duvarlarına bu etkisi, uzun dönemde damarın iç yüzeyinde mutlaka hasara yol açacağına vurgu yapan Alpaslan, yüksek tansiyon nedeniyle organları besleyen damarlarda tıkanma, genişleme veya yırtılma gerçekleşebileceğini bu durumun, organlardaki kan akışını bozarak organ yetmezliklerine sebep olabileceğine dikkat çekti.

"Bazı ilaçlar da kan basıncını yükseltebilir"

Alpaslan daha sonra hipertansiyon hakkındaki bilgilendirmesini şöyle sürdürdü: "Hipertansiyon; tiroid hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, böbreğe giden damarlarda daralma, aort darlıkları, genetik bozukluklar, obezite, aşırı tuz ve alkol gibi tetikleyici faktörlerle ortaya çıkabilmektedir. Doğum kontrol hapları, bazı ağrı kesici türleri gibi ilaçlar da kan basıncını yükseltebilmektedir. Hastaların büyük bir kısmında nedeni belirlenemese de yüksek kan basıncı mutlaka kontrol altına alınmalı ve ideal düzeye düşürülmelidir."

"Hipertansiyon ilaçları en etkin tedavi"

Hipertansiyonun tedavisinde en etkin yöntemin ilaç kullanmak olduğunu aktaran Alpaslan, " Tansiyon seviyelerini kontrol altına alan ve hastanın yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesini sağlayan ilaçların doktor kontrolünde düzenli olarak alınması çok önemlidir. Günümüzde, hasta için en etkili tedaviyi sağlayan ve en az yan etkiye sahip farklı ilaç seçenekleri bulunmaktadır. Hastaların, kullandıkları ilaçların yan etkileri konusunda doktorunu bilgilendirmesi ve verilen dozlarda tedavilerini uygulaması yaşamsal önem taşır. İlaçlar doktorun bilgisi dışında kesilmemeli ve herhangi bir sorun yaşandığında yine doktora danışılmalıdır." Dedi.

"Yaşam tarzı değişikliği tedavi başarısını artırır"

Hipertansiyon hastalarının ilaç tedavilerinin yanı sıra tansiyon seviyesinin kontrol altına alınması ve korunmasında yaşam tarzı değişikliklerinin de öneminin büyük olduğu bilgisini veren Alpaslan, "Hastalar ilaçlarını düzenli olarak almalı, aşırı kilolu ise diyet ile kilolarından kurtulmalı, doktorunun önerdiği şekilde egzersiz yapmalı, tuzlu gıda tüketmemeli, alkol ve sigara kullanmamalı ve stres kontrolü sağlamalıdır. Sağlıklı yaşam için uyulması gereken bu kurallar hem hayat kalitesini yükseltmekte hem de tedavi başarısını artırmaktadır." Şeklinde bilgilendirmesini sürdürdü.

"Tansiyon ilaçları ile ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat!"

Alpaslan son olarak, tansiyon ilaçları ile ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat çekerek şu bilgileri sıraladı:

-Sarımsak ve limonun hipertansiyon tedavisinde yeri yoktur. Hasta, ilaçlarını düzenli olarak kullanmalı ve sağlıklı beslenme kuralları içinde bu besinleri tüketmelidir.

-Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların bağımlılığa neden olduğu inanışı tamamen yanlıştır. Hipertansiyon tedavisi süreklilik gerektirir. Bu durumu, "ilaçlar bağımlılık yapıyor" diye yorumlamak yanlıştır.

-Tansiyon düşürücü ilaçlarının böbrek ve karaciğer üzerinde olumsuz yan etkileri yok denecek kadar azdır. Tam tersi, başta böbrek olmak üzere birçok organ, yüksek kan basıncı ilaç ile tedavi edilmediğinde görülür. Henüz ortaya çıkmamış olan nadir bir yan etkiden korkarak hipertansiyon tedavisinden vazgeçmek daha tehlikelidir. (İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Öne Çıkan Haberler