HDP/PKK’nın uygulamaları tek parti dönemini aratmıyor

HDP'lilerin Şırnak'ta 2 HÜDA PAR'lıyı katletmesini ve seçimleri değerlendiren Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, HDP/PKK’nın uygulamalarının tek parti Milli Şef dönemini aratmadığını belirtti.

Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, Şırnak'ın İdil ilçesine bağlı Xenikê köyünde HDP/PKK yandaşları tarafından 2 HÜDA PAR üyesinin katledilmesi ve yaklaşan 7 Haziran seçimleri ile HDP'nin bölgede halkın üzerindeki baskı ve tehditlerini değerlendirdi.

Aldemir, 90 yıldır Kemalist rejimin baskıları ile sindirilmiş olan Müslüman Kürt halkının şimdilerde HDP/PKK'nın baskılarına maruz kaldığını ifade ederek bölge halkının haklarını, dilini ve kültürünü yaşaması için ortaya çıkanların 40'lı yılların milli şef dönemini aratmayan uygulamaları ile kendi halkına zulüm ettiğine dikkat çekti.

Bölgede Müslüman Kürt halkına yönelik uygulanan baskı ve tehditleri İlke Haber Ajansı'na (İLKHA) değerlendiren Aldemir, HDP'nin daha Yasinlerin ve yüzlerce mağdurun kanı dahi kurumamış iken Türk solu ile Türkiye'nin batı kısmında barış söylemlerini dile getirdiğini, diğer taraftan ise savaş çanları çalmaya devam ettiğini söyledi.

Aldemir, Bölgede devam eden barış sürecinin 90 yıldır Kemalist rejimin baskıları ile sindirilmiş olan Müslüman Kürt halkının normalleşme sürecinin öncelikle kendi cellâtlarını taklit eden HDP/PKK kanadını rahatsız ettiğini vurguladı.

"örgüt kendi halkına zulüm etme sürecini işletti"

6-8 Ekim olaylarında HDP/PKK'nın kendi halkına karşı ne kadar acımasız olduğunu tüm Türkiye'nin gördüğünü belirten Aldemir, "Çünkü bu tür yapılar eski Türkiye'nin Laik Kemalist yapıları ve o dönemin var ettiği dış güçlerle de iş tutan örgütsel yapıları bir anlamda bundan besleniyorlar. Devlet bu halkın doğal temsilcileri ile yeni bir barış sürecine doğru evrilirken, maalesef bölgede bölge halkının haklarını, dilini ve kültürünü yaşaması için ortaya çıkanlar 90'lı ve 40'lı yılların tek parti milli şef dönemini aratmayan uygulamaları ile örgüt kendi halkına zulüm etme sürecini işletti. Bunu 6-8 Ekim olaylarında çok net gördük." şeklinde konuştu.

"Daha Yasinlerin ve yüzlerce mağdurun kanı dahi kurumamış iken"

Bölge halkının her türlü dini değerine karşı hunharca bir saldırıya pervasızca giren örgüt bu gün maalesef barış elçisi havariliğini kınayan Aldemir, "Daha Yasinlerin ve yüzlerce mağdurun kanı dahi kurumamış iken Türk solunun mutant varlıkları ile beraber Türkiye'nin batı kısmında bir barış havası estiriyorlar. Ama diğer taraftan da savaş çanları çalmaya devam ediyor. Bunun için her gün bu zulmü yaşayacağımıza bölge halkının bu tehditlerin hiçbirine aldırış etmeden yüreğinin sesini dinleyerek bu süreçte özgürce fıtri olan değerlerine doğru bir tercih yapmalıdır." çağrısında bulundu.

"Kurduğu sandığı dahi korumak konusunda tereddüt eden devletin varlığı tartışılır"

Devletin de bölgede seçim güvenliğini tüm güvenlik unsurlarını ortaya koyarak sağlaması gerektiğini altını çizen Aldemir, "Aksi takdirde halkının güvenliğini sağlayamayan bir devletin varlığı insanlarına güven veremeyen kurduğu sandığı dahi korumak konusunda tereddüt eden devletin varlığı tartışılır. Tabi bunun yanında Müslüman halkın refahını istemeyen bir avuç azınlığın da sabotajları sürecektir. Bizi bu noktada en çok yaralayan nokta ise bizden gibi görünüp emperyalistler ile işbirliği yapanlardır. Bunların hepsi Allah'ın izni ile Anadolu halkının irfanı ve doğu insanın basireti ve feraseti ile geçmişte olduğu gibi saf dışı kalacaktır." ifadelerini kullandı.

"Hala cesedi bulunmamış binlerce faili meçhul var"

Müslüman Kürtlerin çok acılar çektiğini hatırlatan Aldemir, bu milletin çok çile çekerek birçok acıyı iç içe yaşadığını belirterek, "Hala ağıtı yakılmamış binlerce acımız var. Hala cesedi bulunmamış binlerce faili meçhul var. Bunun için hepimize sorumluluklar düşüyor. Şuanda amaçları dünya Müslümanlarını yeniden bir kaosa, bir umutsuzluğa düşürmektir. İşte Mısır'da bunu bir parça başardılar ise de o yiğit insanlar şehitler vererek direnişlerini devam ettirdiler. Bunu ülkemizde de yapmak istiyorlar. Halkımız bunlara izin vermeyecektir. Hani Gezi Parkı meselesinde diyorlardı, bu mesele ağaç meselesi değil. Biz bu süreçleri daha önce yaşadık ve biliyoruz. Sürgünün ne demek olduğunu bu tür ötekileştirmenin ne olduğunu bundan dolayı devlet millet yeniden Anadolu'da bin yıldır hâkim olan İslam'ın adalet ve merhamet iklimini yaşatmamız lazım." diye konuştu.

"Türkiye'nin bürokratik olugarşi seçkinleri bu gün Demirtaş'ın yanındalar"

Bölgede Müslümanlar hâkim olursa adaletin hâkim olacağını ve 90 yıldır zulmedenlerin de adalet bulacağını kaydeden Aldemir, "Bu bölgede bin yıldır İslam hâkim olmuş ve herkes dostane bir şekilde iç içe yaşamıştır. Onun için bu süreç önemlidir. Ama üzücü olan bu meseleyi sıradan bir hak ve özgürlük olarak görüp devletin 90 yıldır yaptıklarını asıl yapanları görememeden bu günkü yönetimlere mal etmektir. Görüyoruz ki, Dersim katliamını yapan, Şeyh Said'i ve yarenlerini asıp diyar diyar sürgün edenler Kürt halkının dilini, dinini, örfünü, inancını, köyünü ve kentini yok edenler Türkiye'nin bürokratik olugarşi seçkinleri bu gün maalesef Demirtaş'ın yanındalar, Niye ordalar son bir çırpınış içindeler. Bunu bizim insanımızın görmesi lazım." dedi.

Devletin kendi halkının can ve mal güvenliğini sağlaması gerektiğini belirten Aldemir, "Fakat eğer seçim güvenliği ile ilgili ciddi bir çaba sarf edilemez ise bunlar seçimi kazanıp barajı aşsalar da ki, ben barajı aşamayacaklarına inanıyorum. Bunlar barajı aşıp ve aşmadıklarında meydanı boş bulduklarında yine 6-8 Ekimler olaylarını bu millete yaşatacaktır. Bunu önlemenin görevi de devletin güvenlik güçlerine düşüyor. Bölge halkının hakkını, güvenliğini ve namusunu koruması lazımdır." ifadelerini kullandı. (İbrahim Koçyiğit - İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler